Şiddete eyvallahınız olmasın

Şiddetin kırıntısına dahi eyvallahı olmayan kadınlar...

Haberin Devamı

Bir adım öne çıkınız lütfen...

“Kimin şiddete eyvallahı var ki” yanılgısına düşmeyin.

Maalesef var.

∆ Kocam o benim...

∆ O benim erkeğim sonuçta, bende kredisi var...

∆ Ufak tefek itmeye, kakmaya ses çıkarmam...

∆ Aile arasında olur böyle şeyler...

Diyenlerin sayısı hiç az değil.

Daha yeni Ebru Şallı ile Uğur Akkuş örneğini gördük.

Arabanın içinde şiddete uğradığı iddia edildi önce Ebru’nun.

O hemen reddetti.

Ama dün Müge ve Gülşen’in sunduğu “2. Sayfa” programına bir görgü tanığı konuk oldu. O kişi hem görgü tanığıydı hem de Ebru’yu şiddetten kurtaran kişiydi.

Anlattıkları ise çok can sıkıcı mevzulardı.

Elleri titriyormuş Ebru’nun, “Göğüs kafesim acıyor” diye yardım istiyormuş, ağlıyormuş...

Önce sarılıp teselli etmişler, sonra da ambulans çağırıp göndermişler onu.

Haberin Devamı

Hiç olmadı bu...

Hiç yakışmadı iki tarafa da...

Şimdi sorarım size...

◊ Neden şiddeti normalleştirirsiniz?

◊ Neden insanlara böyle kötü örnek olursunuz?

◊ Nasıl olur da size böyle travma yaşatan birinin yanında olmaya devam edersiniz?

Sahi ne olabilir bir kadını şiddetten sonra adamın yanında tutan?

Para mı?

Ün mü? Rezil olma korkusu mu? Aşk mı?

Çok büyük sınıfta kaldı Ebru Şallı. Çok.

N’aptın İlhan Baba!

İlhan Şeşen’e sormuşlar, “İnsan âşıkken aldatamaz düşüncesine katılıyor musunuz?”

O da “Katılmıyorum. Herkes herkesi aldatır. Aldatmayan yoktur. Hatta kadınlar daha kolay aldatır” yanıtını vermiş.

Bir de “Kadınlar aldatırken hiç açık vermez, erkekler ise kendini hemen belli eder” diye eklemiş.

İlhan Şeşen’in hayat tecrübesinin yanında bizimki ne ki? Şüphesiz daha öğrenecek çok şeyimiz var.

Ama tecrübe illa doğruyu söyletecek diye bir kural da yok.

Bu yorumlarda tek katıldığım nokta, aldatan erkekle aldatan kadının yakayı ele verme hızı.

Erkek gerçekten de eline yüzüne bulaştırıyor bu işi ve günün sonunda yakalanıyor.

Eğer aldatmayı kafasına koymuş bir kadın varsa karşınızda korkun ondan.

İlhan Şeşen’in söylediği gibi ruhunuz duymayabilir olanı biteni.

Ama ben bir noktada yokum. O da ‘herkes aldatır’ iddiası.

Yok böyle bir genelleme.

Haberin Devamı

Eğer genellersek mutsuzluk, huzursuzluk, güvensizlikle boğuşur dururuz.

O yüzden biz bunu duymamış olalım İlhan Bey...

Sesli mesaj atanlar

WhatsApp’tan sesli mesaj atanların ortak bazı özellikleri var. Girişte mutlaka açıklama yapma zorunda hissediyorlar. Sanki bir suç işliyormuşçasına gerekçelerini sıralıyorlar.

Yahu sesli mesaj bu.

Ben çok kullanırım mesela bu özelliği.

Ama bazıları mesajlarına...

∆ “Elim kolum dolu, o yüzden sesli mesaj atıyorum.”

∆ “Şu şu oldu da o yüzden sesli gönderiyorum.”

∆ “Normalde sesli mesaj atmam ama bu kez böyle olsun istedim.”

∆ “Özür diliyorum ama sesli mesaj atıyorum.”

Diye başlıyorlar.

Ya sabır...

Sorun yoksa sorun vardır!

Haberin Devamı

Sosyal medyanın pembe ve yalan bir dünyadan ibaret olduğunu biliyoruz artık. Her paylaşıma, her söze inanmamak gerektiğinin farkında bazılarımız.

Sıla da bahsetmiş bu sorundan.

Böyle isimler konuşunca hoşuma gidiyor, çünkü onlar konuştukça birilerinin aklında “Evet ya, doğru söylüyor düşüncesi beliriyor.

“Sosyal medyada herkes kendini çok farklı gösteriyor. Herkesin hayatı çok iyi. Herkes sevgilisiyle çok mutlu. Oysa böyle bir şey mümkün değil” demiş Sıla.

Buradan şu çıkıyor:

“Sorun yoksa sorun vardır.

Çok net böyledir bu iş.

Herkes 24 saat gülemez, hayat kusursuz ilerleyemez, sevgiliyle, arkadaşla dört dörtlük hayat diye bir şey yoktur.

O yüzden sizin paylaşımlarınıza, gülücüklerinize, her şey şahane mesajlarınıza inanmıyoruz, inanmayacağız.

Haberin Devamı

Kısa bir fıkra

Taksiciler Odası Başkanı Eyüp Aksu’yu dinledim hafta sonu. Beyaz TV’de bir sabah programına konuk oldu ve aynen şunları söyledi:

∆ Yetkimiz yok. Belediye bize yetki verirse sorunu çözeriz.

∆ Ayın 26’sında (yarın) büyük bir zam alacağız inşallah.

∆ Zaten tarifemize yüzde yüzlük bir artış şart.

∆ Taksi şikâyeti yok denecek kadar az, hatta şikâyet oranı yüzde 1.

Dinlerken güldüm tabii. Hatta “Bu cümleleri nasıl kurabiliyor acaba” diye düşündüm.

Hani hep isteyen, hiç memnun olmayan huysuz çocuklar olur ya, onlara benzettim Eyüp Aksu’yu.

Sonra da dedim ki, “Başları böyleyse biz taksicilerden fazla bir şey beklemeyelim. Allah akıl fikir versin, Allah kurtarsın...”

 

Yazarın Tüm Yazıları