Nâzım Hikmet’in ‘Memet’leri

Nâzım Hikmet’in oğlu Mehmet Nâzım’ın hayat hikâyesinin anlatıldığı ‘İşitiyor musun Memet?’ kitabındaki bazı iddialar yayın dünyasında tartışma başlattı.

Haberin Devamı

Gazeteci-yazar Sibel Oral, yakın çevresindeki dostlarının tanıklıkları ve arşiv belgelerine dayanarak oluşturduğu kitapta, Mehmet Nâzım’ın yakın dostu yazar Gündüz Vassaf’ın, özellikle Memet Fuat ve Nâzım Hikmet’in kitaplarını yayınlayan Adam Yayınları hakkındaki söylediklerine yazar ve eleştirmen Semih Gümüş’ten itiraz geldi.

Nâzım Hikmet’in ‘Memet’leri

Gündüz Vassaf kitapta Memet Fuat’ın, Nâzım Nikmet’in yıllarca mirasçısı, temsilcisi gibi davrandığını, her ne kadar annesiyle evli olsa da, Nâzım Hikmet ona ‘oğlum’ dese de biyolojik oğluymuş gibi tanınmaya pek de karşı çıkmadığını söylemişti.

İddiaları önemli bir ahlaki sorumsuzluk örneği olarak niteleyen Semih Gümüş, 1990-2015 yılları arasında on beş yıl boyunca Adam Yayınları’nda editör ve Adam Öykü dergisinin Genel Yayın Yönetmeni olarak çalıştığını, 2002’deki vefatına kadar da Memet Fuat’la birlikte çalışma fırsatı olduğunu, yapılan bu açıklamaların çamur atmaktan ibaret olduğunu belirtti.

Haberin Devamı

SAĞLIĞINDA SEKİZ KİTABI YAYIMLANMIŞTI

Semih Gümüş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada iddia edildiği gibi Memet Fuat’ın hiçbir zaman kendisini Nâzım’ın öz oğlu gibi göstermediğini, büyük bir aşkla bağlandığı ve evlendiği Piraye’nin öz oğlu olduğunu herkesin bildiğini söyledi.

Memet Fuat’ın Nâzım Hikmet’in kitaplarını ilk kez sahibi olduğu De Yayınevi’nde yasaklı olduğu dönemde yayımlamaya başladığını, daha sonra Adam Yayınları’nda Âsım Bezirci’nin de katkılarıyla bir kuyumcu titizliğinde çalışılarak ‘Bütün Eserleri’ serisinin tamamlandığını söyleyen Gümüş, Nâzım Hikmet’in yaşarken yayımlanmış sekiz kitabının bulunduğunu, Memet Fuat’ın bu çalışmaları sonucunda toplamda 28 kitaplık ‘Bütün Eserleri’nin tamamlandığını ve bunlardan herhangi bir telif değil, sadece yayınevinden maaş aldığını belirtti.

Adam Yayınları’nın telif konusunda ne kadar ciddi davrandığını, o dönem yayıncılık anlamında buna bir standart getirdiğini söyleyen Gümüş, “Nâzım Hikmet’in 28 kitaplık ‘Bütün Eserleri’nin telif haklarının, Paris’teki oğlu Mehmet Nâzım’a avukatı Necla Fertan aracılığıyla eksiksiz biçimde ödendiğini biliyorum” dedi.

Haberin Devamı

Semih Gümüş kitapların yayın hakkının Yapı Kredi Yayınları’na geçtikten sonra bile Memet Fuat’a danışıldığının altını çiziyor.

Şurası bir gerçek ki her ne kadar biyolojik oğlu olmasa da Nâzım Hikmet’in edebi mirasına en çok sahip çıkan isimdi Memet Fuat.

100 BİN DOLAR KARŞILIĞINDA YKY’YE GEÇMİŞ

GÜNDÜZ Vassaf, Mehmet Nâzım’ın ancak Nâzım Hikmet’in kitaplarının Yapı Kredi Yayınları’na geçtikten sonra düzenli telif alabildiğini iddia ediyor kitapta. ‘İşitiyor musun Memet?’ kitabının yayınından kısa bir süre sonra, o dönem Yapı Kredi Yönetim Kurulu Üyesi ve Yapı Kredi Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı yazar Selçuk Altun’a sordum süreci.

Altun’u bir gün Orhan Pamuk arıyor ve kendisini biriyle tanıştırmak istediğini söylüyor. Orhan Pamuk’un yazı evinde buluşuyorlar ve ilk kez orda tanıyor Gündüz Vassaf’ı. Vassaf kendisine Nâzım Hikmet’in kitaplarını Yapı Kredi Yayınları’nda yayımlayıp yayımlayamayacaklarını soruyor. Mehmet Nâzım’ın ekonomik durumunun kötü olduğunu, kendisini Paris’ten ancak ödemeli olarak arayabildiğini, Adam Yayınları’nın da mali güçlüğe düştüğü için ödeme yapamadığını söylüyor. Selçuk Altun, ilkesel olarak bir başka yayınevinin yazarını transfer edemeyeceklerini, diğer yayınevleriyle de görüşmesini tavsiye ediyor. Gündüz Vassaf birkaç yayıneviyle görüşüp çeşitli teklifler aldıktan sonra toplu olarak en fazla 30 bin dolar verdiklerini, bunun da Mehmet Nâzım’ın ihtiyaçları için yeterli olmayacağı bilgisiyle dönüyor Altun’a. Selçuk Altun da “Nâzım Hikmet gibi bir yazara az bile” diyerek 100 bin dolara kitapların YKY’e geçmesi için imzayı atıyor.

KEMİKLERİ SIZLADI PANAYOT BEY’İN

TÜRKİYE’NİN en köklü kurumlarından biri olan İstanbul Filarmoni Derneği’nin adı ne yazık ki taciz iddiasıyla gündeme geldi. Yeni çıkacak müzik dergisi için editör olarak işe başlayan Dilacan Ö., Dernek Başkanı Atilla Tuna tarafından taciz edildiğini iddia etti ve ‘cinsel saldırı’ suçuyla kendisinden şikâyetçi oldu.

Nâzım Hikmet’in ‘Memet’leri

Haberin Devamı

Olay klasik müzik çevrelerinde büyük bir tepkiyle karşılandı. Yaşananların ortaya çıkması üzerine İstanbul Filarmoni Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Cem Babacan, Filiz Yolaçan, Sezai Kocabıyık ve Sinan Erşahin istifa kararı aldılar.

Son olarak derneğin Oda Orkestrası’nın Genel Müzik Direktörü olarak görev yapan ünlü keman virtüozu, besteci ve akademisyen Cihat Aşkın, sosyal medyadan yaptığı bir açıklama ile istifasını duyurdu.

İstanbul Filarmoni Derneği denildiğinde ilk akla gelen isim, müzisyen, yazar ve çevirmen Panayot Abacı’dır. Uzun yıllar derneği yöneten Abacı, her yıl 20’nin üzerinde konser düzenleyerek çok sayıda dünyaca ünlü sanatçının İstanbul’a gelmesine katkıda bulundu. 1960’larda kurduğu ‘Orkestra’ dergisini 2015 yılındaki vefatına kadar yayımlamaya çalıştı. Tam anlamıyla bir klasik müzik misyoneriydi.

Haberin Devamı

Derneğin bugün geldiği durumu görünce ister istemez Abacı’nın yaptıklarını düşünüyor insan. Kemikleri sızladı Panayot Bey’in.

Yazarın Tüm Yazıları