1 kalpte 2 aşk mümkün mü

Başrollerini Cansu Dere ile Caner Cindoruk’un paylaştığı Kanal D’nin fenomen dizisi ‘Sadakatsiz’, son bölümüyle en çok izlenen yapım olurken sosyal medyada da zirveye oturdu. Eşini aldatan Volkan karakteri, “İki kadından birini seç” tavsiyesi veren arkadaşına, “Ben ikisini de seviyorum. İnsan aynı anda iki kadını neden sevemesin?” deyince tartışmanın fitili ateşlendi. 1 kalpte 2 aşk olur mu? Sadakatsizliğin temel nedeni ne? Aldatılan mı yoksa aldatan mı aldanır? Denklemi çözmeye çalıştım.

Haberin Devamı

1 kalpte 2 aşk mümkün mü

ALDATMANIN GENİ YOK KARAKTER MESELESİ

CİNSEL Sağlık Enstitüsü Derneği Genel Başkanı ve psikoterapist Dr. Cem Keçe’ye “1 kalpte 2 aşk olur mu?” diye soruyorum. Bilimsel yanıtı, “Elbette. Hatta fazlası bile olabilir. Çünkü bu insanın doğasında var” oluyor. Tam dehşete kapılmışken bu kez Dr. Keçe kendi sorup, kendi yanıtlıyor: “Olmalı mı? Hayır. Çünkü aldatan aldanır” deyiveriyor. Şu aldatmanın insanın doğasında olması meselesi. Biraz kafa kurcalayıcı... “Aldatmanın geni mi var?” Dr. Keçe şöyle özetliyor: “Aldatmanın genetik olduğunu düşünmüyorum. Birçok farklı nedeni olabilir. Bu kişinin çocukluğunda öğrendiği-modellediği bir davranış biçimi olabileceği gibi boşluk duygusu, farklılık arayışı, cinsel ya da duygusal tatminsizlik gibi sorunlardan da kaynaklanabilir. Bu bana göre biraz da karakter meselesi.”

Haberin Devamı

YASAK İSTEK DOĞURUYOR

Yasak, istek doğurur, tutku ve heyecan yaratır. Yasak olan her zaman cezbeder. Unutmayın ki insanoğlu cenneti elinin tersiyle itmiş ve ‘yasak’ elma için cennetten kovulmayı göze almış. İnsanın doğası ve ruhu böyle. Aldatma da böyle değil mi? Diğer kadınlar ya da erkekler yasak. Bu yasak da bilinçdışında bir yerlerde merak ve heyecan uyandırır ve ilk fırsatta bu yasağı delme isteği yaratır. Aldatma aslında bir kalıba da sığmaz. Kişi illaki şu nedenle aldatır diyemeyiz. Her aldatmanın kendine özgü koşulları var. Ancak kesin olan şu ki, hiçbir aldatma durup dururken olmaz, bir istek, bir ihtiyaç yöneltir insanı aldatmaya...”

AİLEDEN GELEN ÖĞRETİLER

Psikoterapist Dr. Cem Keçe, aldatma olgusunun çoğu zaman kişilerin ailelerinden gelen bir aktarım olduğunu belirterek “Eğer kişinin babası ya da annesi aldattıysa ya da yakın ailesinde böyle bir hikâye varsa o kişi de aldatabilir. Aldatanların ve aldatılanların ailelerinde sıklıkla bunu görüyoruz. Buna ‘geçmişin tekrarlanma zorlantısı’ diyoruz. Yine, araştırmalara göre bakıcı-anneanne, babaanne gibi birden fazla ve birbirinden farklı fiziksel ve duygusal farklılıklar taşıyan anne türevleriyle büyüyen erkek çocukları ruhsal gelişimlerinde gelgitler ve bağlanma sorunları yaşayabiliyor. Çocuğun bilinçdışına yerleşen iki kadın durumu ileriki yaşlarda kendini ilişki içerisinde tekrar edebilir. Çünkü şu an ve şimdi, geçmişin bir tekrarıdır; zaman, mekân, oyuncular değişse de roller hep aynıdır” diyor.

Haberin Devamı

HER ALDATMA BOŞANMAYLA BİTMİYOR

Erkeğin özellikle de eşi doğum yaptıktan sonra onu ‘kutsal anne’ gibi görüp cinselliği başka biriyle yaşamayı tercih edebildiğine de değinen Dr. Keçe, “Kadınlar içinse senaryo başka... Ancak çok mutsuz ise aldatıyor. Kişilik yapısına göre farklı tutumlar sergileseler de genel itibarıyla de cinsel değil duygusal bir aldatma içerisine girme olasılıkları yüksek. Bu arada her aldatma boşanmayla bitmiyor. Aldatmalar travma etkisi yaratsa da bazen aldatma olayından sonra evliliklerin daha sağlıklı yürümeye başladığı, bağlılık duygusunun arttığı, sorunların bu tip bir travmadan sonra netleşip çözüm için ortak hareket edildiği yeni bir süreç başlayabiliyor” diyor.

Haberin Devamı

1 kalpte 2 aşk mümkün mü

ALDATAN ALDANIR

CİSED Genel Sekreteri ve psikolog Kemal Özcan, aldatmayı bir trafik kazasına benzetiyor ve “Bu kazanın oluşmasının altında yatan bir hikâye mutlaka vardır. Unutmamak gerekir ki bu hikâyede aldatan kadar aldatılanın da payı var. Önemli olan bu kaza yapıldıktan sonra iki tarafın da kazayla ilgili kişisel sorumluluklarını gözden geçirmesi ve “Neden aldattım?” veya “Neden aldatıldım?” sorularını kendilerine sorması. İki taraf da kendine düşen payın muhasebesini yapmalı” diyor. Özcan bir araştırmadan da örnek vererek şöyle devam ediyor: “Sadakatsizlik ve aldatma, benlik kavramında tutarsızlıklar oluşturur ve o kişiye bu durum daha büyük bir duygusal rahatsızlık olarak geri döner ki bu da aslında ‘Aldatan aldanır!’ sözünü haklı çıkarıyor. Var olan problemleri aldatma ile bastırmaya çalışmak ya da çözümsüzlüğe bırakmak aldatanı da aldatılan yapar aslında.”

Haberin Devamı

YOLUN SONU DEĞİL

“Aldatılanda öfke, yas süreci, üzüntü, sıkıntı, uykusuzluk, onur ve gurur yaralanması, tedirginlik, özgüven sarsılması ve depresyon dönemi başlayabilir. Bu dönemde bir evlilik veya çift terapistine başvurulması gerekir. Çünkü kurulu bir düzeni yıkmak zordur ve aldatılan kişinin partneriyle bir araya gelerek sadece karşı taraftan değil, kendisinden kaynaklanan sorunları çözmek için de adım atması uygun olur. Eşin sadakatsizliğine bir evlilik terapistinin nezaretinde yanıt aramak doğru bir yol olacaktır. Çünkü sevgiyi, güveni ve saygıyı arttırıcı çözümler bulmak o kadar da zor değildir. Evlilik terapisi sürecini yaşayan çiftler evliliklerini yeniden yapılandırabilir ve tekrar mutlu olabilirler.”

Haberin Devamı

İNSAN TEK KİŞİYE ÂŞIK OLUR

PSİKOTERAPİST Cem Keçe: “İnsanın sevme kapasitesi sınırsızdır, aynı anda birden fazla kişiyi sevebilir ama tek bir kişiye âşık olur. Bir partnere karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu olarak bilinen aşk, iki kişi arasında yalıtılmış bir duygudur, ikinin birleşerek tek olma durumudur, üçüncü kişinin varlığı diğer ikisi arasındaki aşkı yok eder, geçersiz kılar. İnsan birçok kez âşık olabilir ama bu aynı anda olmaz. Yani aynı anda iki kişiye âşık olmak aşk duygusunun doğası gereği olası değildir, aynı anda birden çok kişiye duyulan şey sevgidir. Aşk ve sevgi iç içe geçmiş duygular olmaları nedeniyle çoğunlukla aynı anlama geldikleri düşünülür. Oysa aşk ve sevgi arasında siyah ve beyaz arasındaki kadar net bir ayrım vardır.”

Yazarın Tüm Yazıları