O davranışlar can dostlara zarar verir

Hayvan sevgisini anlatan en güzel sözlerden biri, “Hayvanı seven, insanı sever” benzetmesidir.Yüreğinde gerçekten hayvan sevgisi olan her kişi, benim için özeldir.

Haberin Devamı

Sadece onlar değil...
Hayvanları koruyup yardım etmek için kurulup bilinçli bir şekilde mücadele veren STK’ları da benim için kıymetlidir.
Bunların arasında, sıkıntılı olan yok mu?
Tabii ki var...
Onlar da, sadece can dostlarımız için değil, toplum için problemdir.
Bugün, Bursa’da yaşanan bir yavru kedinin ölümüyle ilgili olayı kaleme alacağım.
Yazımda, olayın kahramanı olan genç kızın isteği üzerine hiç bir isim kullanmayacağım.
*
Bu arada, yaşananlar polis tarafından inceleniyor bunu da hatırlatayım.
Üniversiteyi başarıyla bitirdikten sonra Bursa’daki ailesinin yanına gelen genç kızımız, hayvanları ‘can’ olduğu için seviyor...
Evinde de yavru kediler besliyor.
Henüz iş bulamadığı için, babasından aldığı harçlıkların büyük bölümünü de, kedilerin bakımı için harcıyor.
O kızımız önceki gün evlerinin hemen yanındaki apartmanın terasında, düşme tehlikesi yaşayan yavru kedi gördü.
Panik yaptı.
“Ne yapabilirim” diye düşündü.
Sonun da, evden alacağı yaş mamayı, terasa çıkıp yedirirken, kediyi kurtarmaya karar verdi. Öyle de yaptı...
Aldığı mamayla tam apartmana girerken, terastan önüne düşen yavru kedinin öldüğünü gördü.
Çılgına döndü...
O an aklına, uzun süre etkisinden kurtulamadığı, Konya’da yaşanan hayvan katliamı geldi.
“Aman Allah’ım” diyerek ağlamaya başladı...
Aradığı hayvan hakları savunucusu olan avukat arkadaşından yardım istedi.
Kısa sürede gelen avukat ile polise bilgi verdi.
Olayın şokuyla, cep telefonuyla çektiği görüntüleri sosyal medyada yayın yapan siteye gönderdi.
Duyarlı davranan o site, “infial” olmasın diye görüntüleri kullanmayıp, hayvan sever olarak bilinen bir STK’na bilgi amacıyla yolladı.
Onlar da, mahallenin isminin yazıldığı görüntüleri kapatmadan paylaşınca ortalık karıştı!
*
Evin önüne gelen bazı kişiler, sert tepki gösterince, polis önlem almak zorunda kaldı...
Bu sırada genç kız, duygusallıktan kurtulup, soruşturmanın sonucunun beklenmesinin doğru olacağına karar verdi.
Ki, doğru olan da buydu...
Avukat arkadaşıyla birlikte toplanan kalabalığı sakinleştirip uzaklaşmaları için polise yardımcı oldu.
O gün çekilen görüntülerin de sosyal medyada yayınlanmasının ardından, mahalleye gelen bazı kişiler, apartmanı taşladı.
Allah’tan, çevrede önlem alan polis olayların daha da büyümesine izin vermedi.
*
Şimdi gelelim, gerçekle yüzleşmeye...
Bir başka deyimle, yavru kedinin ölüm nedenlerine.
Terasın kenarında bulunan yavru, birileri tarafından öldürülüp binadan atılabilir.
Olabilir.
Terasın kenarında olduğu için düşebilir de.
Bu ihtimalde var.
Bina sahibinin polise verdiği, “Ben, terasta ölmüş olarak gördüğüm yavru kediyi kürekle sokağa attım. Kenarda duran yavru kediye hiç bir şey yapmadım.”
İfade de dikkate alınabilir.
Sonuç olarak.
Kendinin ölüm nedeni ancak, ne zaman ve nasıl öldüğünü belirleyecek olan otopsi sonucu ortaya çıkacak.
Şimdi, merak ediyorum.
Yapılan otopsi sonucu, bina sahibinin söyledikleri doğru çıkarsa ne olacak?
Apartmanın taşlanmasının, sosyal medyada yapılan hakaretlerin hesabını kim verecek?
Bunlar, yanıtı zor verilecek sorular....
*
O yüzden, hayvanların korunup kollanması için gönülden mücadele veren STK’lar, çok dikkatli olmalı.
Tahriklere asla kapılmamalı.
Çalışmalarını, yıkmadan, kırmadan, üzmeden yapmalı.
Hayvanların haklarını, yasal yollardan aramalı.
Aksi halde, “İnsanı seven hayvanı sever” gerçeği tartışılır...
Bu da en fazla, can dostlarımıza zarar verir.
Anlayacağınız, “Kaş yaparken göz çıkartılır.”
Hiç gerek yok...

Yazarın Tüm Yazıları