"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Fransa hak etti

Dünya Kupası’nda favorim Fransa’ydı. En iyi futbolu oynayan da onlardı.


Son 16 maçları oynanırken finalin Fransa-İngiltere arasında olacağını söylemiştim.
Hırvatistan yarı finalde İngiltere karşısında çok iyi oynayınca, finalde Fransa’nın karşısına çıkmayı hak etti.
Fransa finalde iyi oynamasa da kupayı kazanmayı bildi.
Cihangir Charter’de Fransız arkadaşlarla birlikte izledik final maçını.
Bonus şapkaları ve yüz boyalarıyla çok iddialı geldiler maç öncesinde ve şampiyonluk marşları söyleyerek gittiler.
Bizim masadakiler “Biz Hırvatistan’ı destekliyoruz” deyince, “Bizim için fark etmez, nasıl olsa kazanacağız” dediler.
Bize de maç sonrası Fransızları tebrik etmek düştü.

Fransa hak etti

Türkler neden Hırvatistan’ı tutar?

1- Bu tür finallerde güçlünün değil güçsüzün yanında oldukları için...
2- Fransa snop olduğu için...
3- Beşiktaşlı Vida, Hırvatistan’da oynadığı için...
4- “Fransızların bir kupası var, Hırvatistan’ın da olsun” dedikleri için...
5- Fransa’ya siyaseten gıcık olduğumuz için...
İşte bu ve benzeri sebeplerle etrafımdaki herkes finalde Hırvatistan’ı destekledi.

Vida reklamı

Süper Lig’den Dünya Kupası finaline kalan tek oyuncu olan Beşiktaşlı Domagoj Vida’dan yola çıkarak en yaratıcı kampanyayı Koçtaş yaptı...
Fransa-Hırvatistan maçından önce hazırladıkları reklamda şöyle yazdılar:
“Son 1 ayda bazı vidalar çok değerlendi ama siz hiç merak etmeyin, bizde değişen bir şey yok. Vida bizde hâlâ 2.29 TL.”
Koçtaş’ın patronunun Fenerbahçe Başkanı Ali Koç olduğunu söylememe gerek yok herhalde.
Final maçında 4 gol yiyip, Mbappe karşısında vidalar biraz gevşese de böyle 12’den vuran reklamları alkışlamak gerekiyor.

Oteller kur farkını talep ediyor

Yurtdışında yaşayan bir arkadaşım, Boğaz’daki çok ünlü bir otele aylar öncesinden, kışın ortasında rezervasyon yaptırdı.
Dolar o zaman 3.75 liraydı, şimdi 4.85.
100 dolar o dönem 375 lirayken, şimdi 485 lira...
Otelden arkadaşımı aramışlar önceki gün ve dolardaki dalgalanmayı nazik bir şekilde anlattıktan sonra aradaki kur farkını talep etmişler.
“Beni ne ilgilendirir bu, erken rezervasyon yaptırdım” dese de şirket politikası gereği aradaki farkı almak zorunda olduklarını söylemişler.
Arkadaşım vermeyeceğini söyleyerek, “Paramı geri ödeyin, rezervasyonumu iptal ediyorum” demiş.
Otel de parayı iade etmiş...
Sadece bu otel değil, Boğaz’da ve İstanbul’daki lüks otellerde müşteriden kur farkı talebi son dönemde yapılmaya başlamış.
Yeni Turizm Bakanımız Mehmet Ersoy’a sormak lazım: “Doğru bir politika mı bu?”

Fransa hak etti

Buzlu bikini

Ece Erken, Datça’dan deniz kenarından bikinili bir fotoğrafını ‘buzlayarak’ koydu sosyal medya hesabına...
“Manzara ve denize odaklanın. Bikinili görmek istiyorsanız yanlış yerdesiniz” dedi.
Eleştiriler gelince de “Ben denize bikinili giriyorum” diyerek oğluyla birlikte bikinili fotoğrafını paylaştı.
Oysa buzlayarak yayınladığı ilk fotoğrafı çok rahat kadrajlanarak, kesip biçilerek yayınlanacak bir fotoğraftı.
Onu yapmayıp, otosansür uygulamak niye?
Ece “Bikinili fotoğraf yayınlamıyorum” dese, “Neden” diye soracak halimiz yok, saygı duyarız.
Ama hem yayınlayıp hem buzlamak, sonra da bikinili yayınlamak kafaların biraz karışık olduğunu gösteriyor.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI