"Ayşe Baykal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayşe Baykal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayşe Baykal

Sorunumuz zina mı nafaka sistemimiz mi?

Kamuoyunda büyük infiale neden olan çocuk tecavüzleri ve ölümleri neticesinde Cumhurbaşkanımızın talimatıyla birlikte ilgili bakanlıklar bir düzenleme yapıyorlar. 

Bu düzenleme ile birlikte yine Tayyip Bey’in 2004 yılında serbest bırakılan zina ile ilgili “Zina konusunun yeniden ele alınmasının isabetli olacağı düşüncesindeyim.” sözleri üzerine hükümet, zina konusunda ayrı bir komisyon oluşturarak çalışmalara başladı.

 

İlgili komisyon, kamuoyunu ne kadar dikkate alır bilmiyorum ama bir vatandaş olarak itirazlarımı dile getirmek istiyorum.

 

Abdülkadir Selvi’nin yazısından anladığımız kadarıyla, Hükümet zina konusunda temel olarak; “Aile birliğinin korunmasını” esas alıyor. Bana göre bir önemli ve karmaşık olan husus da zinanın resen değil şikâyete bağlı suç olması.

 

Baştan söyleyeyim; bu yazı, “Eğri oturalım, doğru konuşalım.” atasözü baz alınarak yazılmıştır. “Hürriyet’in türbanlı yazarı ‘Zina suç olmasın!’ diye yazmış.” denilip altında başka anlamlar aranmasın diye söyleyeyim dedim.

 

Zina, dinimizce yasak olan bir eylem. Toplum açısından da hoş karşılanmayan bir durum.

 

Yasalarımız gereği an itibarıyla suç sayılmıyor. Suç sayıldığı zamanla bugün arasında zinada bir artış olmuş mudur, bilemiyorum. Şahsi kanaatim olmadığı yönündedir.

 

Zira ister dini hassasiyeti olsun ister olmasın söz konusu kadın-erkek ilişkisi olunca herkes bir kılıf uyduruyor. Bu, geçmişte de böyleydi bugün de böyle. Siyasi iktidarla değişen bir durum değil yani. Zina arttı diye iktidara yüklenmeyi haksızlık olarak görüyorum. Siz, siyasi iktidara kızıp zina yapan gördünüz mü bilmiyorum ama ben görmüş değilim bu zamana kadar.

 

Şahsen dindar bir insan olarak, eğer beni bir eylemi gerçekleştirmekten günah olgusu değil de suç olgusu vazgeçirecekse dindarlığımın çok fazla bir ehemmiyeti olduğunu düşünmem.  Bir yandan “Zina suç sayılsın!” diye haykırıp diğer yanda her türlü dolabı çeviren itirazlara da  ehemmiyet vermem.

 

Zinanın kanunlarımızca suç olmasının, bugünkü şartlarda aile birliğinin korunmasına bir katkısı olacağına inanmıyorum. Bugün aile birliğinin korunmasına yönelik en büyük tehdit zinanın yasak olmaması değil, Medeni Kanunumuzdaki Nafaka uygulamalardır.

 

Öyle arızalı bir Nafaka Hukukumuz var ki, daha önceden de defalarca gündeme getirdiğim engellilerin maaşlarının kesilmesi bile bu uygulama sayesindedir. (Sevgili Bakanlarımız bu hususla ilgili ne zaman bir araya gelecek bilmiyorum ama Cumhurbaşkanını ilk gördüğümde talebim bu olacaktır).  

 

Ülkemizde boşanan çiftler Nafaka Kanunu yüzünden tekrar evlenememekte ve bir imzanın bedelini bir ömür boyu çekmek zorunda kalmaktadır. Eşler karşılıklı anlaşmazlıklar nedeniyle boşanamadığı durumlarda başka insanlarla birliktelik yaşamaktadırlar. Bu birliktelikler ister dini nikâhla olsun ister nikâhsız, ülkemizin bir gerçeğidir.

 

Zinanın suç sayılması, boşanma aşamasındaki taraflarca birbirlerine karşı koz olarak kullanılacaktır. Aile birliğinin korunması için bir an önce Medeni Kanunumuzda gerekli değişiklikler yapılmalıdır.

 

Düşünün; asgari ücretle çalışan bir erkeğin, boşandığı eşine ölene kadar ve artı olarak müşterek çocuk veya çocuklara da nafaka ödemesi durumunda yeniden bir aile kurabilmesi mümkün müdür?

 

Ya da nafaka  ardından üzerindeki malvarlığını devreden kişilerin yaşattıkları mağduriyetler ne olacak?

 

Nafaka sistemimizdeki sorunlar sadece aile birliğine zarar vermiyor, kadına yönelik şiddetin de başlıca nedenlerindendir. Geçtiğimiz günlerde bir kadın avukat, nafaka sisteminin ikinci evliliklerini yapan kişilerin boşanmalarına dahi neden olduğunu anlattı örnekleriyle.

 

Zinanın suç olmasından önce düzeltmemiz gereken hususlar birinci derecede Medeni Hukuktaki ilgili maddelerdir. Bunları çözmeden atılan her adım daha büyük sorunları beraberinde getirecektir.

 

Örneğin;

 

Zinayı nasıl tanımlayacağız?

 

Zinanın suç olması toplumsal bir sorunu çözmek içinse, şikâyet olmadığı takdirde zina suç olmayacak mı?

 

Aile birliğinin korunmasının esas alınmasını göz önüne alırsak, evli bir erkek veya kadın başka bir ilişki yaşadığında taraflar şikâyetçi olmayacaksa bu zina olmayacak mı?

Olmayacaksa; boşanmaya dahi tahammülü olmayan erkeklerimizi, hangi eş zina suçuyla şikâyet etmeye cesaret edebilecek?

X