"Aylin Anne" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Aylin Anne" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Aylin Anne

Gündemdeki Olaylar Çocuklara Nasıl Anlatılmalı

12 Ocak 2016

Gündemdeki olaylar çocuklara anlatılmalı mı?

Ülkemiz ve dünya zorlu bir süreçten geçiyor. Çocukların herşeyden kolayca haber alabildiği bir çağdayız. Gündemdeki olayları anlatma veya anlatmama konusunda ebeveynlerin kafası karışabilir. Bu tür durumlarda ne yapmalı?

Toplumsal olaylarda veya uluslararası olaylarda çocuklar soruncaya dek gündem ile hiçbir açıklama yapılmaması çocukların menfaatine olacaktır. Çocukların yanında haber izlememek ve haberle ilgili yorum yapmamak çok yerinde olur. Çocuklar gündemle ilgili bir soru sorduğunda ise;

Uzman Psikolog Sibel Deniz Toledo Falay’ ın konuyla ilgili söyleyecekleri şöyle:

- Çocuklar için en önemli duygu kendini güvende hissetmektir. Güven duygusu sarsabilecek her olay, her görüntü özellikle küçük yaşlarda ki çocuklarda tedirginlik ve anksiyete duygusuna yol açar.

- İçinden geçtiğimiz zorlu ve büyükler için dahi travmatik olabilecek süreçte, anneler yaptıkları açıklamalarla çocukların güven duygusunu tazelemelidir.

Yazının devamı...

Anneler Soruyor: Vatan mı? Evlat mı?

22 Ağustos 2015

Her sabah, uyanır uyanmaz yaptığım ilk iş haberleri kontrol etmek. Ana-oğul güne çok erken başladığımız için neredeyse sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, günün haberlerini okuyorum.

Fakat son günlerde, inanın hiç elim gitmiyor. Gencecik askerlerin fotoğraflarına bakamıyorum. Annelerinin feryatlarına dayanamıyorum. Neden ölüyor bu çocuklar? Neden?

ANNELER SORUYOR: VATAN SAĞOLSUN MU?

Yazının devamı...

Çocukla Tatil: Paris

12 Ağustos 2015

Birlikte ilk kez yurt dışına çıkacağımız için hava durumu, yeme-içme alternatifleri ve şehir içi ulaşıma göre hazırlıklarımı tamamlamış bulundum.


Örneğin; Kendi valizime bir kaç parça tişört, elbise ve uzun kollu hırka ile spor ayakkabı ve sandalet koydum. Oğlumun valizi ise tıka basa bir şekilde bol bol şort, tişört ve yedek atlet doluydu. Bir de ince bir yağmurluk koymuştum. Hava açık vesıcak olduğu için hırkaya ve yağmurluğa gerek kalmadı ya; çok sevindik.


Ayrıca valizin bir kenarına sevdiğimiz kraker, gofret ve benzeri atıştırmalıklardan yerleştirdim. Özellikle Disneyland' tayken çok yerinde bir şey yapmış olduğumu gördüm. Sizlere de tavsiye ederim.


Sıra geldi yolculuğun başlangıç anını paylaşmaya... Sabah uçağıydı. Yetişebilmek için çok erken kalkmıştık. Hatta "Ata, haydi uyan" diyerek fısıldadığımda büyük bir heyecanla gözlerini açıp, yine heyecanla "Fransa'ya mı gidiyoruz" diyerek yataktan heyecanla fırlayışını görmenizi çok isterdim. İşte bu heyecanı için elimden geleni yapmak beni ihya ediyor.


Yazının devamı...

Batıya Doğru Gittikçe Kadın Memesinin Süt Verme Özelliği mi Kayboluyor?

8 Ağustos 2015

Hamileliğim boyunca bedenimdeki olağanüstü değişimi hayretle izlemiştim. Nasıl doğuracağım sorusunun yanıtını düşündüğüm kadar, nasıl emzireceğimi, neler hissedeceğini merak edip durdum.

Doğumum sezaryenle oldu. Fakat en büyük isteğim bebeğimi kucağıma alır almaz emzirmekti. Hemşire bebeğimi kucağıma verip nasıl emzireceğimi tarif ederken, ben çoktan bebeğimle birlikte müziğin ritmini bulmuş, emzirme dansına başlamıştım.

Bayıldım! Harika bir duyguydu ve tam 20 ay sürdü. Yine olsa yine 20 ay emziririm, orası kesin.

Yazının devamı...

Çocuklarımızı Büyütebilecek miyiz?

24 Temmuz 2015

Endişeliyim.

Artık rüyalarımda bombalardan, çatışmalardan kaçıyorum. Barbar adamların, karanlık suratların yolları kestiğini, insanlar katlettiğini görüyorum. Rüya deyip geçemiyorum. Çünkü ben de bu ülkede yetişmiş her yetişkin gibi, terörden nasibini almış biriyim. Kıl payı sağ kurtulduğum bombalamalar, kıl payı, sağlam kaldığım ve arkama bakmadan kaçtığım, nasıl olduğunu anlamadan içinde kaldığım çatışmaların derin izleri var bilinçaltımda... Her olayda sadece oradan geçiyor olmaktan başka hiçbir rolümün olmadığı olaylar bunlar. Ben nasıl kabus görmeyeyim?

Ülkedeki en ufak bir olayda kabuslarım yeniden "merhaba" diyor.

Bugüne değin, "durun, yapmayın, siz kardeşsiniz" diyerek kendi çapımda çırpındığım çok olmuştur. Ama Suruç'taki olayla birlikte farkettim ki; daha fazlasını taşıyacak halim yok. Etrafıma baktım. Özellikle anne arkadaşlarıma, onların da sesi eskisi kadar gür değil. Seslerimiz gittikçe cılızlaşıyor.

Yazının devamı...

Siyasetin oyun terapisine ihtiyacı var

13 Haziran 2015

Çocukların tek gündemi vardır; o da oyun oynamak...

Yetişkinlerin de bu ara tek gündemi seçim sonuçları ve koalisyon tartışmaları...

Çocuklar oyun oynarken yapıcıdır; ruhlarını sağaltır ve onarırlar.

Yazının devamı...

Çocuğunuzun nasıl bir Türkiye' de büyütmek istersiniz?

9 Haziran 2015

Evde ekran açık. Bir takım gömlekli, kravatlı adamlar etrafı kırmızı renkli, rakamların, alt yazıların aktığı ekranda konuşuyorlar. Çoğu rakamların yorumu üzerine... İçeriden annem sesleniyor. Haydi yemeğe... Sahi anne etin kilosu ne kadardı dedim. Ultra zengin olduğumdan değil, et yemediğim için bilmiyorum. Annem, dolabımızın ne kadar boş olduğunun farkında mısın? dedi. Bu yanıt bana çok ağır geldi. Yılların öğretmeni emekli maaşıyla karnını zor doyuruyor. O an çorbaya daldırdığım kaşıkla birlikte utanç kaplıyor yine.

Yine çünkü babam artık doğal gaz faturası ödemediğimiz için bütçesinin rahatladığını söylüyor, ellerinde kağıtlarla masaya otururken. 2 ay önce rahatlsaymış daha iyi olurmuş. Doktorun önerdiği cihazı yenileyecekmiş. Parayı orada kullabilirmiş. Çok şükürmüş. Evet, bin şükür kendilerine yetebiliyorlar.

Ben ise iki kere mahcubum. Bekar bir anne olarak, çocuğumun tüm masrafları bana ait ve evimin ve kendimin ve hayatımın tamamının. Ama yine de bin şükür de benden. Şükrediş başka bir şey. Daha iyisini istemek başka bir şey...

Oturma odasındaki uzmanlar konuşmaya devam ediyor. İlgiyle dinliyoruz. Şu parti şu kadar oyu şu nedenle almış, şu nedenle alamamış. Fakat içerideki rakamlara dayalı veri analizi sunan takım elbiseli uzmanların hiçbiri hangi duygularla hareket edildiğini konuşamıyor sanki. Belki duyguları konuşmak için uygun bir yer ve zaman değil.

Yazının devamı...

Çocuklarda Florür Kullanımı Gerekli mi?

3 Haziran 2015

Her konuda olduğu gibi bu konuda da farklı uzman görüşleri olduğu için, konuyu araştırdıkça benim de kafam karıştı ve bir bilene danıştım.

Konuyla ilgili sorularımı Diş Hekimi Şengal Güneş'e sordum. Kendisi uzun yıllar İsveç' te yaşamış ve diş hekimliği eğitimini bu ülkede almış bir uzman. Şimdi İstanbul' daki kliniğinde hizmet vermeye devam ediyor. Dt. Şengal Güneş, florür kullanımının özellikleri ve olumlu etkilerinin yanı sıra yaş gelişimlerine bağlı olarak hangi uygulamaların yapılması gerektiğini anlattı. Sonuca bakılacak olursak diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak herşeyin başı.

Florür gerekli mi gereksiz mi?

Son zamanlarda florürün sağlığa zararlı olabileceğine ilişkin haberler gündemde yer alsa da, doğru kullanımla diş sağlığı için son derece yararlı olduğu yıllardır bilimsel raporlarla açıklanmaktadır. Bu raporların yanı sıra bir hekim olarak kendi tecrübelerime dayanarak, İsveç gibi bir ülkede yaklaşık 50 yıldır piyasada bulunan florürlü macunun etkileri ve koruyucu hekimlik bünyesinde uygulanan yüzeysel florür tedavilerinin önemini direkt ve net gözlemlediğimi paylaşabilirim.

Florür suda ve yediğimiz gıdalarda yer alan bir mineraldir. Ancak yapılan araştırmalar yüzeysel ( direkt dişlerle temas eden ) florür uygulamasının diğer yollardan aldığımız florürden daha yararlı olduğunu göstermektedir.

Yazının devamı...