Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
24 Kasım 2009 Salı 09:07
İstanbul 14ºC
  • Üye girişi
  • Benim Sayfam
  • Üye Ol Hürriyet      Dünyası’na Katıl!
  • BUGÜNKÜ HÜRRİYET e-gazete
  • Yazarlar
  • Hava Durumu
  • English
  • HABER
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Ekonet   
  • Magazin
  • Spor
  • Dünya
  • Planet   
  • Piyasanet
  • Euractiv
  • YAŞAM
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür Sanat   
  • Sinema / Fragman
  • Astroloji
  • Tv Rehberi
  • Anneyiz.biz
  • En İyi On
  • MULTİMEDYA
  • Foto
  • Web TV    
  • Foto Analiz
  • İNTERAKTİF
  • At Yarışı Sonuçları
  • Canlı Maç Sonuçları
  • Sen de Yolla
  • Bumerang
  • Yazarkafe
  • Sosyal İlanlar
  • Haber Alarmı
  • Hürriyet Mobil
  • Ekran Koruyucu
  • Hürriyet Mind
  • EĞLENCE
  • Bilgi Yarışması
  • Top Nerede?
  • İLANLAR
  • Yenibiris.com
  • Hürriyet Emlak
  • Hürriyet Oto
  • Seri İlan
  • İş Rehberi
  • BUGÜN TVDE NE VAR
    HÜRRİYET EKLER
  • Kelebek
  • Ankara
  • Ege
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Otoyaşam
  • Hürriyet İK
  • Tatil
  • KURUMSAL
  • Hürriyet Kurumsal
  • Hürriyet Almanya
  • Hürriyet USA
  • Okur Temsilcisi
  • Reklam
  • Bize Ulaşın
  • ANA SAYFAM YAP
  • FAVORİLERİME EKLE
  • Untitled Page
    ŞANS OYUNLARI
    SAYISAL LOTO
    21/11/2009
    10 -16-18-20-38-41
    ŞANS TOPU
    18/11/2009
    6 -7-14-15-26-11
    SÜPER LOTO
    19/11/2009
    9 -26-31-37-38-48
  • UNICEF Kartları ve
  • Hediyelikler
     Yazarlar
    15 Mayıs 2008

    Mehmet Y. YILMAZ

     mehmetyilmaz@hurriyet.com.tr

    Bir tabu yerle bir olurken


    BÜYÜK Britanya Kraliçesi için Çankaya Köşkü’nde verilen davet, ülkemizin siyasal İslamcıları için önemli bir tabunun yıkılmasına vesile oldu.

    Biliyorsunuz, bu çevrenin erkekleri, "kendinden olmayana benzemek" endişesi nedeniyle smokin türü giysilere uzak duruyorlardı.

    Bu açıdan bakınca Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Kraliçe için smokin giyip, bir de üzerine kraliçe tarafından kendisine sunulan nişanı da takmış olması gerçekten ilginç bir durum.

    Çünkü söz konusu nişan, adı üzerinde "şövalyelere" veriliyor ve yine adı üzerinde bir "haç" taşıyor.

    Bu durumda Abdullah Gül, Ronald Reagan, Collin Powel, Robert Mugabe, George H. W. Bush ve Nicholas Sarkozy ile aynı "locanın neferi" oluyor.

    Elbette bunu fotoğraflardan anlayabilmek mümkün değil ama bu giysiyi giyip, o nişanı takmanın, Cumhurbaşkanı’nın imanını zedeleyebileceğini de zannetmiyorum.

    Çünkü her şey insanın beyninde ve kalbinde olup bitiyor.

    Bakarsınız Cumhurbaşkanı’nın bu tavrı, kafasını gardırop ile bozmuş öteki siyasal İslamcılara da bir örnek oluşturur.

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise tavrını değiştirmedi ve davete her zamanki gibi takım elbise-kravattan oluşan bir giysi ile katıldı.

    Onun bu tavrını da saygıyla karşılıyorum.

    Madem öyle giyinmek istiyor ve giysisi resmi bir davette yadırganmayacak medeni bir giysi, o halde kimse için bunun bir sakıncası olmamalı.

    Ancak şunu da söylemeden geçemeyeceğim:
    Bu Çankaya Köşkü’nde, Cumhurbaşkanı’na, smokin içindeki gümüş rengi bir papyonun, resmi bir davet için uygun olmayacağını söyleyebilecek kimse yok muydu?

    Bu haliyle daha çok orta halli düğün salonlarındaki damatlara ya da sünnet çocuklarına benziyor ki resmi bir davet için uygun kaçmıyor.

    Paksüt’ün hatası

    ANAYASA Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt’ün bugün Hürriyet’te Saygı Öztürk’e, "Benimki kuru bir şüphe değil. Yaklaşık iki aydır benzer araçlarla takip ediliyorum" dediğini okumuşsunuzdur.

    Emniyet dün o aracın Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı’na ait ve bölgede bir başka takip ile görevli olduğunu açıkladı.

    Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek de "Takip sözkonusu değil" dedi.

    Paksüt kuşkulanmakta haklı, ancak yaptığı yanlış.

    O şüpheli aracın yanına gitmemeliydi.

    Araçtakilerin kendisine zarar vermeyeceğinden nasıl emin olabildi.

    İşin dinleme tarafına gelince...

    Türkiye öyle bir dönemden geçti ki, herkesin dinlenip, takip edildiğinden kuşkulanmak için haklı nedenleri var.

    Susurluk’un ortaya çıktığı günlerde, bu ülkede mahkemelerin herkes için geçerli dinleme kararları verebildiğini gördük.

    Hiçbir suça bulaşmamış insanların telefonlarının dinlendiğine, bu dinleme kayıtlarının ortalığa saçıldığına tanık olduk.

    Ve daha da kötüsü, görevleri gereği en temel anayasal haklarımızdan birini korumak zorunda olanlar, bu durumları hiç önemsemediler.

    Aralarında "Ben zaten telefonda korkmamı gerektirecek bir şeyler konuşmuyorum" diyebilenler bile çıktı.

    Bugün önemli mevkilerde olup da dinlendiğinden kuşkusu olmayan kaç kişi var, gerçekten merak ediyorum.

    Bir haksızlık yaptığımı düşündüm

    GEÇEN gün bir gazete haberi üzerine, eşleri Ankara’da önemli görevlere atanan AKP’li kadın milletvekilleri ile ilgili bir yazı yazdım.

    Ankara Milletvekili Aşkın Asan’ın eşi, Prof. Dr. Habip Asan’ın da Türk Patent Enstitüsü Başkan Yardımcılığı’na atandığına dikkat çektim.

    Aşkın Hanım, bana eşinin özgeçmişini gönderdi ve "Size göre nerede çalışabilir, nerede çalışamaz" diye sordu.

    Şunu söylemeliyim ki Prof. Dr. Habip Asan’ın özgeçmişi beni etkiledi.

    Mühendislik bilimleri ile ilgili olarak bir değerlendirme yapmak için kendimi yetkin görmeme olanak yok ama Prof. Dr. Asan’a haksızlık yapmış olabileceğimi düşündüm.

    "Keşke Prof. Dr. Habip Asan, bu mesleki geçmişine uygun şekilde bir üniversitede görev alabilseydi de bu dedikodulara meydan verilmeseydi" dedim.

    Prof. Dr. Habip Asan’ın bu yeni görevi nedeniyle, KTÜ’deki maaşına göre 200 YTL tutarında daha az maaş aldığını da Ankara Milletvekili Aşkın Asan’ın mektubundan öğrendim.

    Okuyucularımın da bunu bilme hakları var, o nedenle bu açıklamaya gerek gördüm.

    Yanlış bir değerlendirme yaptıysam okuyucularımdan ve Asan Ailesi’nden özür dilerim.



    arkadaşıma yolla arşivime ekle yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Mehmet Y. YILMAZ
    Tüm yazıları
    Yazarlar
    Oktay EKŞİ
    Utanırlarsa...

    Doğan HIZLAN
    ‘Konuşan Fotoğraflar’ ne demek

    Ertuğrul ÖZKÖK
    Etiler’in ahlakı kimden sorulur

    Mehmet Y. YILMAZ
    Gerilim ‘bölünme korkusundan’ kaynaklanıyor

    Sedat Ergin
    Koramiraller cinayet şebekesi yönetir mi?

    Yalçın DOĞAN
    1969’dan bu yana en büyük eylem

    Özdemir İNCE
    Öğretmenler Günü

    Ahmet HAKAN
    Aleviler cellatlarına âşık kurbanlar mı?

    Enis BERBEROĞLU
    Bir irtica yazısı

    Yılmaz ÖZDİL
    İzmir’de n’oluyor?

    Vahap MUNYAR
    Türk işadamları için Lübnan zamanı, vizeyi de kaldırırız

    Yalçın BAYER
    Öğretmenlik ayaklar altında

    Cüneyt ÜLSEVER
    Öğretmen yeterlilik araştırması

    Gila BENMAYOR
    Kavaf ‘Cinsiyet Uçurumu’ Raporu’nu araştıracak

    Kanat ATKAYA
    Üç yanlış bir doğru eder mi?

    Latif DEMİRCİ
    Latif DEMİRCİ

    Erdal SAĞLAM
    Güdük hafta ardından bilanço makyaj ayı

    Şükrü KIZILOT
    Bayrama evinizin vergisini ödeyerek girin

    Hadi ULUENGİN
    Kafes

    Bülent DÜZGİT
    Bülent çiziyor

    Mehmet Ali BİRAND
    Hem “kollayın” diyoruz sonra da kızıyoruz…

    Rauf TAMER
    Öğretmenim

    Cengiz ÇANDAR
    “Açılım” ve Dersim’le ortaya çıkan Ak Parti ve CHP

    Yonca TOKBAŞ
    Yeşilalıç İlköğretim Okulu

    Özgür BOLAT
    Sen başarısızsın, öyle kal!

              Aydın Doğan      Tüm Haberler
      Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak İş Ara Anneyiz.biz Hürriyet Oto İddaa Oyna Avrupa Birliği DYH