Finans piyasalarında istikrar faizlerin düşürülmesiyle sağlanır mı

YOLDAN geçene konut kredisi verilmiş. Şimdi o kredilerin çoğunda geri ödeme sorunları yaşanmaya başlamış.

Bu çeşit krediler paketlenip yeni yapılandırılmış yatırım araçları oluşturularak tüm dünyaya satılmış. Konut kredilerini alanların ödeme güçlüğü içinde olduğu anlaşılınca yatırım araçları değer yitirmeye başlamış. Alıcısı kalmamış. Yani, ikinci piyasası ölmüş.

Olay yaygınlaşmış. Yalnızca konut kredilerinin paketlenmesiyle oluşan yatırım araçları değil, buna benzer diğer yatırım araçları ile özel sektör şirketlerinin çıkardıkları finansman bonolarının piyasaları da kurumuş. Finans piyasalarında faaliyet gösteren kurumlar ellerinde nakde dönemedikleri yatırım araçları ile kalmışlar.

ZARARLARIN TELAFİSİ

Bu durumun iki önemli sonucu ortaya çıkıyor. Birincisi, ellerindeki varlıkları satamayan kurumlar likidite sıkıntısına giriyorlar. İkincisi, ellerindeki yatırım araçlarının fiyatları düştüğünden zarar ediyorlar. Açıklanan zararlar kurumların likidite ihtiyacını daha da artırıyor.

Finansal istikrarı koruma adına gelişmiş ülkelerin merkez bankaları piyasaya para pompalıyorlar. Amerikan Merkez Bankası (FED) likidite sıkıntısını atlatabilmeleri ve zararların büyümemesi için bankalara hem para pompalıyor hem de kısa vadeli faizleri düşürüyor. Faizlerin düşmesiyle yapılandırılmış yatırım araçlarının değerinin düşmesinin önüne geçilmek isteniyor. Konut sektöründen başlayabilecek bir ekonomik durgunluk olasılığı düşürülmeye çalışılıyor.

Avrupa ve Japonya faizleri artırmaya hazırlanırken, finans piyasalarında çıkan karışıklıkla faiz artırımlarını durdurdular. Piyasaya para pompalamaya başladılar. Ama, faizlerin artırılmasını gerektiren ortam daha da kötü hale geldi. Son verilere göre, enflasyon Euro bölgesinde son altı yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Almanya’daki enflasyon baskısı giderek daha fazla hissediliyor.

Bankacılıkta batan kredi sermayeden düşülür. Yani, bir bankanın batırdığı kredi kadar sermayesi azalır. Buna karşı ilaç, geçmişe göre daha ucuz da olsa, borçlanmak değildir. Borçlanma ile zarar finanse edilebilir. Ama, firmanın karlılığı düzelmez. Zararın telafisi ancak sermaye artırımı ile olur.

FAİZ POLİTİKASI

Gelişmiş ülkelerdeki sorunun da tek çözümü zarar edip sermayeleri azalan ya da yok olan finans kurumlarının sermayelerinin artırılmasıdır
. Merkez bankaları tarafından pompalanan likidite yapılan zararları telafi etmez. Finans kurumlarının yüzmelerine izin verir. Ama, zararların telafi edilemediği bir ortamda, finansal istikrarsızlık, her zaman olasılığı yüksek bir olgudur.

Faiz indirimleri giderek piyasaların aldığı yatırım pozisyonlarını haklı çıkartmaya yönelik olarak yapılmaya başlandı. Piyasalar FED’in faizleri biraz daha indireceği üzerine kumar oynayarak yatırım kararları alıyorlar.

Bu şartlarda, FED faiz indirmese, yatırımcılar daha da fazla zarar edip finansal istikrarsızlık olasılığı daha da artacak. Bir anlamda, FED faizleri gerçekten indirmek zorunda kendini hissediyor. Faiz indirimleri neredeyse çözüm değil, sorun olma noktasına geliyor.

Kısacası, sorunun asıl çözümü sermayeleri azalan finans sisteminde sermaye artırımına gidilmesidir. Sorunun çözümü için başlatılan faiz indirme süreci (ya da faizleri artırmama baskısı), sorunu daha da ağırlaştırabileceği gibi, para politikasının orta dönemde asıl hedefinden uzaklaşmasına da neden olabilecektir.
Yazarın Tüm Yazıları