Partilerin vitrin telaşı

SİYASİ partilerin bugünlerde en önemli derdi, milletvekili aday listelerini oluşturmak. Bu kez "vitrin telaşı", her zamankinden çok daha yoğun yaşanıyor.

Çünkü siyasi partiler, bu seçimlerde her zamankinden daha fazla, "nasıl değiştiklerini", ya da "nasıl toplumun tüm kesimlerini kavradıklarını" göstermeye çalışacaklar. Gelinen noktada kutuplaşmanın artık had safhaya ulaşmış olması, siyasi partileri "biz merkez partiyiz ve her kesimi kucaklarız" görüntüsü vermeye itiyor. Çünkü herkes biliyor ki; gerilim yaratan, toplumun her kesimini kavramayan, merkezin dışında görünen siyasi partiler, geniş halk kesimlerinden oy alamayacaklar...

İşte bu nedenle siyasi partiler bu kez, vitrin telaşını her zamankinden daha fazla yaşıyorlar.

Kimsenin şüphesi olmasın ki, vitrin telaşı, aday listelerinin oluşumu ile bitmeyecek. İster istemez bu telaş nedeniyle, kendisini uzun zamandır partilerine adamış, çalışmış şimdi milletvekili olmaya çalışan kişilerin çoğu devre dışı kalacak.

Bırakın yeni aday olacak partili milletvekili adaylarını, bizce şu andaki milletvekillerinin büyük bölümü de liste dışında kalabilir.

İşte bu nedenle, siyasi partilerde kırgınlıklar yaşanacak, seçim sürecinde önemli performans beklenen bazı partililer küstürülecek, bunlara "iktidar olunduğu takdirde" denip, şimdiden milletvekilliği dışında yeni taviz sözleri verilip, ortalık yumuşatılmaya çalışılacak. Bu arada bazı yörelerde, parti yöneticilerinin liste tepkilerinin basına yansıdığını da göreceğiz.

Bütün bu sıkıntılar her seçim döneminde yaşanır. Herkesi birden memnun etmenin imkanı yoktur. Ancak bu kez vitrin telaşının geçen seçimlere kıyasla daha yoğun yaşanması nedeniyle, partili olmayıp da sırf vitrin için listelere konacak kişilerin sayısının çok olacağı, bunun getireceği örgüt tepkilerinin de daha fazla yaşanacağı görüşündeyiz.

Bu kez vitrin kaygısının öne çıkmasının nedenlerinden biri de, seçime çok kısa bir süre kaldığı için, seçim bildirgeleri, parti programlarının hazırlanması ve halka anlatılması için fazla bir sürenin kalmaması. Yani vitrine konacak kişiler, bir anlamda da uygulanacak politikaların göstergesi olacak. Tanınmış kişiler, daha önceki fikirleri, uygulamaları bilinen kişiler, uygulanacak politikaların da teminatı gibi görülecek.

İşte bu nedenle vitrin telaşı, bu seçim için, her zamankinden daha yoğun yaşanıyor.

ÇAĞLAYAN VE ŞİMŞEK BAKAN MI OLACAK?

Bu arada siyasi partilerin "şimdiye kadar o partiden kesinlikle değilmiş" izlenimi veren, ya da tarafsız görünüp de aslında o partiler için yardımcı olmuş bazı tanınmış kişileri bile aday yapmaya çalıştıkları gözleniyor. Partiler tamam da, şimdiye kadar, özellikle o partilere karşı izlenim vermeye çalışan kişilerin, aday listelerine girmesi şaşırtıcı oluyor.

Örneğin; Ankara Sanayi Odası Başkanı Zafer Çağlayan’ın, AKP listesinden milletvekili adayı olacağına ilişkin haberlere, şahsen çok şaşırdım.Kendisini aradım, haberin doğru olup olmadığını bizzat soramadım ama yakın çevresinden gelen bilgiler, bu haberi doğruluyor.

Niye şaşırdım biliyor musunuz? Yaklaşık 10 gün önce Ankara’da bir davette birlikte olduğumuzda, kendisine şakayla karışık "AKP’den aday olursun herhalde" dediğimde, çok sert bir yanıt aldım. Aynen, "AKP’li olanın da, AKP’den aday olanın da, AKP’den aday oluyor diyenin de... Tamam mı?" dedi. Bende kendisine "Tamam" dedim ama ardından da ekledim: "Tamam da, kısa bir süre kaldı, hep birlikte göreceğiz" yanıtını verdim...

İşte daha yeni yaşadığımız bu konuşma nedeniyle, aday olacağına şaşırmam doğal herhalde...

Bu arada adaylar belli oldukça, kulislerde çeşitli söylentiler de dolaşmaya başlıyor. Bu söylentiler özellikle parti koridorlarında hızla, üstüne eklemelerle dolaşıp, duruyor.

İşte "Çağlayan’ın Sanayi Bakanlığı sözü alıp aday adayı olduğu" da bu söylentilerden biri. Bu arada Londra’dan gelecek iktisatçı Mehmet Şimşek için de "kendisine Babacan dışışleri bakanlığına geçince Hazine’den sorumlu bakan olacağı sözü verilmiş" söylentileri dolaşıyor. Hem de bu söylentilerin asıl kaynağı Londra’daki finans çevreleri... Bakalım, göreceğiz..
Yazarın Tüm Yazıları