PKK ile pazarlık yakında başlar...

Tekrar eskiye döneceğimizi ve çatışma sürecinin hep böyle devam edeceğimizi sanıyorduk, ancak aldığım işaretler, durumun farklı olduğunu ve PKK ile fiziki görüşmelerin yakında başlayacağını gösteriyor. Yeni süreç ne sonuç verir bilinmiyor, ancak derinden derine yeniden bir deneme hazırlanıyor.

Haberin Devamı

Adına “çatışma” deniyor, ancak şu sıralarda PKK ile Devlet arasında yaşananlar bir satranç oyunu, dolaylı bir müzakeredir.

Bakın  anlatayım...

Geçen yılın sonbaharında, New York'daki BM görüşmelerinden dönerken, Başbakan gazetecilere PKK ile yeni bir sürece girildiğini açıklamış ve "Hem güvenlik önlemleri arttırılacak, hem de buna paralel olarak görüşmeler de sürdürülecek" demişti. PKK, iktidarın Açılımına beklenen iyi niyetli yanıtı vermemiş ve savaşı tercih etmişti. Bundan dolayı,  Açılım kampanyası bitirilmiş, MİT aracılığıyla yapılan görüşmeler iptal edilmiş ve şimdilik sadece silahlar konuşacak, ilerde de koşullar imkan verirse görüşmeler düşünülecekti.

Aradan aylar geçti ve işin sadece güvenlik yanını gördük. İmralı'nın kapıları kapatıldı, Öcalan'ın dış dünya ile teması kesildi ve hem PKK, hem de KCK'ya karşı da son derece sert bir kampanya yürütüldü.

Haberin Devamı

Özellikle, KCK tutuklamalarında birçok doğru ile yanlış birbirine karıştırıldı. Sert eleştiriler yapıldı. Ben de bu Köşe'de, militanlarla, şiddeti körüklemeyen düşünür ve gazetecilerin tutuklanmalarına karşı çıktım. Doğru ile yanlışlar karıştırıldı ama genel toplamda, bu ‘’strateji’’ işe yaradı..PKK’ya çok ağır darbe vuruldu..

Uzun süredir ilk defa, büyük askeri operasyonlara gerek kalmadan, örgütün Kandil'e sıkıştığı ve hareket yeteneğinin azaldığı izlenimi doğdu. Bu algılama ne oranda doğru bilemiyorum, ancak benim de paylaştığım bu görüş, PKK'nın askeri faaliyetlerinin kısıtlandığını işaret ediyor.

İşte bütün bunlar uzaktan yapılan bir pazarlık, bir müzakere...

Peki, bu stratejinin resmen masaya oturularak yapılacak görüşme ayağı ne oldu?

Unutuldu mu?

Hayır.

Son haftalarda, MİT aracılığıyla temasların yavaş yavaş başlatılacağı hatta ilk birkaç yoklamanın yapıldığı haberlerini alıyorum. Bu adımların atılmasında iktidarı cesaretlendiren en önemli gelişme, MİT-EMNİYET kavgasında ortaya çıkan bilgiler ve MİT’in PKK ile görüşme zabıtlarının kamuoyunda olumsuz bir tepki yaratmaması oldu.

Ankara’da bu genel Devlet stratejisini onaylayarak uygulamaya sokan kişi ve etrafındakilerden aldığım izlenim, bu görüşme sürecinin genişlemesi, PKK ve İmralı'nın tutumuna göre şekillenecek.

Haberin Devamı

Dikkat edecek olursanız, Başbakan yardımcısı ve bu işin koordinatörü Beşir Atalay sık sık yeni süreçten söz ediyor ve yakında birşeylerin olacağını söylüyor. Bu sözler, çok duyulduğundan dolayı, kamuoyunda pek dikkate alınmıyor, ancak ben gelen ilkbaharın işaretlerini görüyorum.

Öcalan-PKK cephesinin vereceği karar, gidişi etkileyecek. Tarihi bir karar verecekler. Ya terörü-şiddeti daha da arttıracaklar ve müthiş kan dökülecek veya bir ortak zeminde buluşulacak. Uzun bir barış sürecine girilecek.

Yeter ki, ne istediklerine tam bir karar verebilsinler.

Gerçekten artık vakit geldi.

PKK  terörle hakkını aramaya kalktığı sürece, dış desteğini daha da kaybedeceğini, içerdeki desteğini de tehlikeye düştüğünü görüyor olmalı. Örgütün artık silahla değil, siyasetle mücadelesini sürdürmekten başka çaresi kalmadığını anlaması gerekiyor…

Haaa..

Haberin Devamı

PKK, “şu bahar gelsin de, o zaman görüşürüz” diye düşünüp, vakit geçirmeye,zaman kazanmaya oynuyor olabilir..

Onlara şunu söyleyeyim..

O  “geçirdikleri vakit” te devlet de, oturup beklemiyor…Çalışıyor..

“Masa” dediğiniz sadece müzakerelerde kullanılan bir eşya değildir..

Siyasiler, stratejistler, güvenlikçiler, istihbaratçılar da “mücadelede” masa kullanırlar..

Üstelik onların “masa” ları çok daha büyük ve sağlamdır!..

“ÇIPLAK AYAKLI KONTES”

Servet Harunoğlu, 1990 ile 95 yılları arasında Van’da köyleri boşaltılan ailelerin kızlarına atölyeler açarak eğitim veren bir dernek kurdu. Bu derneğin adı, Hisar Anadolu Destek Derneği. Tam 2 yılda 5 atölye kurup, 120 kıza bu atölyelerde kilim örneği öğretiliyor. Sadece kilim örnekleri ile kısıtlı değil. Türkçe, anne ve çocuk sağlığı, bilgisayar, seramik yapımı ve hijyen gibi bir çok alanda kızlar ders görüyorlar. Ürettikleri kilimler satılıyor ve kızlar para kazanıyorlar. Aylık 300 ile 350 TL kızların cebine giriyor. Van’ı sallayan deprem, derneğin 3 atölyesini kullanılamaz hale getirdi.  Kalan 2 atölyede ise 55 kız hem çalıştılar hem de deprem sonrası seferberlikte rol aldılar. Depremzedelere erzak ve eşya dağıttılar. Servet Harunoğlu, haftada bir Van’a gidip çalışmalara yardımcı oluyor. Geçen haftalarda Van’a yaptığı bir ziyaretinde çekip gönderdiği fotoğrafa “Çıplak Ayaklı Kontes” ismini vermiş. Fotoğraf, kızlarımızın eğitimi ve modern hayata katılmalarını sağlamak için daha çok çalışmamız gerektiğini gözler önüne seriyor. Derneğin web sitesi: www.hadd.org.tr

Yazarın Tüm Yazıları