Ana Sayfa
Son dakika :
Haber
Yaşam
İlanlar
İnteraktif
Arşiv
02 Ekim 2014 Perşembe 13:27
ÜYE GİRİŞİ / ÜYE OL
BENİM SAYFAM
GÜNDEM
EKONOMİ
MAGAZİN
SPOR
DÜNYA
PLANET
EKONET
PİYASANET
IMKB 82406
DOLAR 1.7690
EURO 2.3580
€ / $ 1.3343
SAĞLIK
TEKNOLOJİ
KÜLTÜR SANAT
SİNEMA
ASTROLOJİ
TV REHBERİ
EN İYİ ON
YAZARKAFE
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
ANKETLER
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDAA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
HÜRLİST
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
OYUN
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
HÜRRİYET EĞİTİM
HÜRRİYET KAMPÜS
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
YAKALA.CO
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
SAYISAL LOTO 31/12/2011
2 - 8 - 25 - 27 - 30 - 47
ŞANS TOPU 12/02/2013
4 - 5 - 14 - 18 - 30 - 3
SÜPER LOTO 20/12/2012
19 - 23 - 26 - 28 - 36 - 49
>> On Numara Sonuçları
ANA SAYFAM YAP
FAVORİLERİME EKLE
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
İNTERNET GRUBU
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
Paylaş Benimsayfam'da Paylaş
Facebook'ta Paylaş Myspace'de Paylaş Twitter'da Paylaş
16 Haziran 2010

Cüneyt ÜLSEVER

 culsever@hurriyet.com.tr

Milli Görüş vs. Gülen Hareketi (II)


DÜN yazdım. Gerek Milli Görüş, gerekse Gülen Hareketi Türkiye’nin siyasal ve sosyal tarihinde rol almış en önemli

örgüt/hareketlerdendir. Tabana ulaşma gayretlerinde diğer kesimlerden çok daha başarılıdırlar.
Ancak Milli Görüş özünde bir siyasi örgütlenmedir. Siyasi hedefleri her dönem açıktır. Gülen Hareketi ise sosyal, hatta ekonomik alanlarda aktif, ama siyasete yukarıdan bakan, her dönem siyasi hedefleri global hedefler ile şekillenen bir yapılanmadır.
Milli Görüş “ötekiler” ile uzlaşmaya göreceli olarak daha uzak, Gülen Hareketi daha yakındır.
Gülen Hareketi ABD ile yakındır, hatta “ılımlı İslam” doktrininde en azından model olarak rol almıştır. Milli Görüş ise Batı’da herhangi bir müttefik arayışında değildir. Müttefikleri daha çok Ortadoğu’da mücadele veren İslamcı siyasi örgütler olmuştur.
* * *
Önceleri sadece bir tek partiye değil, kendisine kucak açan tüm partilere destek veren ve herkese aynı mesafede duran Gülen Hareketi 2007 seçimlerinde merkez-sağ çuvallayınca, tarihinde ilk kez tek bir partiye, AKP’ye destek vermek zorunda kaldı. O tarih itibari ile CHP’yle arası ise bir türlü ısınmıyordu.
Belki de Hareket’e yön verenlerce de öngörülemeyen, Mehmet Ağar ve Erkan Mumcu’nun merkez-sağı arapsaçına dönüştüren beceriksizlikleri “tek parti ile ittifak mecburiyeti”ni doğurdu.
Bunun sonucu olarak da maalesef, 2007 sonrası beni sükut-u hayale uğratan gelişmeler oluştu.
Bu tarihten sonra Gülen Hareketi adeta kendi ufkunu daralttı, hükümetin apansız savunucusu haline geldi, zıt kardeşi Milli Görüş ile halvet oldu. Bir zamanlar Türkiye’nin en ciddi gazetelerinden olan Zaman maalesef “Hükümet organlığı”na soyundu.
Milli Görüş ile AKP hükümeti içinde kurduğu “koalisyon” kısa sürede belirli çevrelerde “28 Şubat’ın intikamı” için oluşturulan birliktelik olarak yorumlanmaya başladı.
Ergenekon Davaları’ndaki bazı abuk gelişmelerde hep “Gülenciler”in parmağı arandı.
Zamanla Gülen Hareketi ile eşleştirilen bürokratların özellikle Emniyet Güçleri, Adalet mekanizması ve hatta gizlice TSK’da etkin/yön verici olmaya başladıkları çok değişik çevrelerde konuşulmaya başladı.
Fethullah Gülen “gatakulli” söylemini ortaya attığında çok ama çok şaşırdım. Benim dünyada ancak Dala Laima ile mukayese ettiğim bir lider kendine muhatap olarak yapacağı “darbe”yi yüzüne gözüne bulaştırmış bir “darbeli paşa”yı muhatap alıyordu!    
* * *
2007’den sonra Gülen Hareketi ile AKP hükümeti (Milli Görüş) arasında yaşanan “seviyeli birliktelik” bazı çevrelerce “Gülen Hareketi’nin gerçek yüzü ortaya çıktı”, şeklinde yorumlandı. Özellikle “Laikçi” çevreler Gülen Hareketi’nin baştan beri takiye yaptığını, şimdi güç ellerine geçince mutlak iktidara oynadıklarını söylemeye başladılar.
Ancak benim anlayamadığım bir konu vardı. Milli Görüş ile Gülen Hareketi, hedeflerinde birliktelikler olsa da, yöntemleri itibari ile bir araya gelmeleri çok zor iki yapı idi. İki tarafın 2002 öncesi birbirleri hakkındaki görüşlerini bizzat bilen bir insan olarak bu “koalisyon”a çok şaşırıyordum.
Bu birliktelik artık hal-i hamur mu olmuştu?
Yoksa, birlikteliğin sınırları var mıydı?
(Yarın devam edeceğim.)


Yazarlar Arşivi
Cüneyt ÜLSEVER
Tüm yazıları
Yazarlar
Doğan HIZLAN
Müzik arşivinizi zenginleştirin

Mehmet Y. YILMAZ
Söylemeden önce iki kere düşünmek gerek!

Fatih ÇEKİRGE
3D gözlükle bakınca nasıl bir manzara çıkıyor

Ahmet HAKAN
Oruç tutmayana kötek atmak caiz midir hocam

Vahap MUNYAR
Türk Eğitim Vakfı’nda 10 bin 415 liralık Ali Munyar fonu oluştu

Şükrü KÜÇÜKŞAHİN
Yeni zirvenin Kürt sorununa bakışı

Erdal SAĞLAM
Merkezden yeni karar ve açıklamalar gelebilir

Şükrü KIZILOT
Dolar yükselince bakın neler oluyor

Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
Düzenli kontrol neden önemli

Rahmi TURAN
Malkoçoğlu’nun torunu Lazaros!

Ayşe ARAL
Yetiş Ayşe

Rauf TAMER
Takvim yaprakları

Noyan Doğan
‘Harcamayın, tasarruf edin’ demesi kolay

Tüm Haberler
  Hürriyet Kurumsal Hürriyet USA Hürriyet Avrupa Hürriyet Emlak Yenibiris.com Hürriyet Aile Hürriyet Oto İddaa Avrupa Birliği DYH