Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yasanın polis cephesi

<B>ELİNDE</B> uzun ve keskin bir <B>bıçak</B>, tinerci önüne gelene saldırıyor. Karakola yakın bir yerde. İki polis ve bir başkomiser fırlıyor.

Tinercinin salladığı bıçak başkomiserin karnından göğsünün üstüne kadar iç organlarını parçalıyor. Başkomiser yirmi gün komada kalıyor, neyse ki kurtuluyor. Halen hastanede.

Olayın bir başka dramatik yönü daha var. İki polis neden müdahale etmiyor, copla ya da bir başka biçimde?.. Hatta, iki polise amirleri soruyor, ‘neden ateş etmediniz’ diye.

Polislerin verdiği yanıt, yeni Türk Ceza Yasası’na ithaf edilecek türde:

‘Sonra mahkemelerde sürünüyoruz!..’

Adam tinerci, neredeyse, adam öldürüyor. Polisin eli, kolu bağlı!.. Adam hırsız, adam kapkaçcı, adam huzuru bozuyor, adam yasaları çiğniyor, ama güvenlik güçleri karşısında bu pislikler daha avantajlı!..

Böyle bir yasayla hangi asayiş, hangi güven, hangi düzen?.. Şu anda zaten çok sayıda polis, değişik nedenlerle yargı karşısında!..

Bu aksaklıkları gidermek üzere, Bakan açıklıyor, yönetmelikler çıkacakmış!.. Yönetmelik yasaya aykırı olabilir mi, yönetmelikle bu çarpıklık düzelir mi?..

SUÇLU ÇOCUKLAR

Başta İstanbul, büyük kentlerdeki en büyük rahatsızlık, hızla artan kapkaç olayları.

2003’te İstanbul’da kapkaç olaylarından 13 bin 974 çocuk, 2004’te 14 bin 874 çocuk yakalanıyor. Her birinin en az yirmi suçu var. Sonra?.. Toplam 28 bin suçlu çocuktan sadece 2 bini tutuklanıyor. Suçlu çocuklar zaten daha yakalandığı anda, ‘benim yaşım 18’den küçük, bana bir şey yapamazsınız’ diyor, serbest kalıyor, kapkaççılığa devam!..

Yasalarda boşluklar, çalışmayan çocuk mahkemeleri, olmayan çocuk islah evleri, saymakla bitmiyor.

Çocukları suça iten İstanbul’da 300 organize suç şebekesi var. Bunların elebaşları içerde. Ama, suçlu çocuklar aramızda!.. Başıboş!..

ONBİN YENİ POLİS

2000 yılında İstanbul’da otuz bin polis görev yapıyor. O tarihlerde İstanbul’un nüfusu 10 milyon dolayında.

Bugün İstanbul’un nüfusu 14 milyon, görev yapan polis sayısı 27 bine düşüyor. Durum hükümete aktarılıyor. Şimdi İstanbul’a on bin yeni polis daha geliyor. Çünkü, bu koşullarla, bu yasalarla İstanbul’la başa çıkmak çok güç görünüyor.

Alanlara kamera

29
Nisan’da yeni bir uygulama başlıyor İstanbul’da.

Bir yandan güvenliği izlemek, diğer yandan trafik suçlarını izlemek üzere, İstanbul’un önemli alanlarına, merkezlerine ve oralardaki trafik lambalarına kameralar yerleştiriliyor. Diyelim ki, kırmızı ışıkta geçen, kuralı çiğneyen, meydanlarda yasalara aykırı davrananları anında belirlemek amacıyla. Saati, günü, plakası, yaptığı ihlalin türü ne ise kameraya çekiliyor. Savcılığa bu görüntüler iletiliyor. Ayrıca, şu anda trafik suçları hızla artıyor.

İlk anda 2 bin kamera. Ama, İstanbul gibi bir metropole en azından 15 bin kamera gerek.

Yılda 300 bin göç

İSTANBUL
Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah ile dün sohbet ederken, ilginç bir bilgi veriyor.

İstanbul yılda üçyüz bin göç alıyor!.. Yani, İstanbul’a her yıl bir Bolu, bir Uşak, bir Nevşehir ya da bir Erzincan ekleniyor!.. Bununla nasıl başa çıkmak mümkün?.. Bunca insana konut, yol, su, elektrik, asayiş!.. Her türlü kamu hizmeti!..

Göç, ekonomik sorun. Bu insanların yaşadıkları yerde geçimlerini sağlamaları mümkün olmazsa, ne yapacaklar?.. Ama, öte yandan da, her geçen gün devleşen bir metropol!..

İstanbul’a göç, her iktidarın önde gelen sorunları arasında. Ancak, çözüm bir türlü bulunamıyor. Hatta, zaman zaman göçü yasaklamak bile gündeme geliyor.

Yılda 300 bin, günde bin kişi İstanbul’a geliyor!.. İşte, iktidarın en başta el atması gereken sorunlardan biri daha!..
X