Vergide yeni hedeflere doğru

YARIN seçim var. Seçimde, oyumuzu futbol takımı tutar gibi değil, ülke yararına hizmet yapabilecek bir partiye vermek durumundayız.

Ülke ekonomisi, 2003'e ciddi sıkıntılar yaşayarak giriyor.

2002'nin son altı ayında, yerli ve yabancı girişimcilerin düşüncelerini tahmin etmek zor değil. Birkaç aydır ‘‘hele bir seçim olsun’’ diye konuşuluyor.

Yarın seçim yapılacak bu kez ‘‘hükümet bir kurulsun da’’ denilecek. Hükümet kurulunca da ‘‘hele hükümet bir güven oyu alsın’’ denilecek. Böylece 2002'nin son altı ayı beklentilerle geçmiş olacak.

Kuşkusuz, bu beklentiler nedeniyle kaybeden yine ülke ekonomisi olacak...

2003 BÜTÇESİ

Türkiye, şu anda içinde bulunduğu sıkıntılı duruma, kuşkusuz bir-iki ayda ya da yılda gelmedi. Ancak, özellikle Şubat krizinden sonra, sıkıntılar çok daha fazla arttı.

Daha önce de belirttiğimiz gibi, 2003 yılı bütçesi esas itibariyle bir ‘‘borç ve faiz ödeme bütçesi’’ olacak. İşin doğrusu, daha şimdiden bütçe içimize sinmedi...

Seçim sonrası, ekonominin canlanması, insanların umut dolu bir beklentiye girmesi ve yerli ve yabancı yatırımcıların, Türkiye'de yatırım yapmaya ilgi gösterebilmesi için, öncelikle ‘‘güven’’ unsurunun sağlanması, ardından da Türkiye'nin ‘‘yatırımcılar için cazip bir ülke’’ haline getirilmesi gerekiyor. Bu konuda alınabilecek önlemlerden biri de, vergilerle ilgili...

VERGİLER EKONOMİYİ TIKAMASIN

Şu anda, yatırımcılar da dahil, ülkede yaşayan çok kişi 2003 yılının belirsizliğinden ve bazı vergilerin ekonominin önünü tıkamasından endişe ediyor.

Halk, iktidara gelecek olan parti ya da partilerden, bu konuda somut hedefler bekliyor.

Örneğin;

‘‘Mali Milat ve Nereden Buldun?’’ konusu, 1 Ocak 2003'de otomatik olarak yürürlüğe giriyor. Ortada ne yasa var, ne de tebliğ. Paraların yurtdışına ya da yastık altına gitmemesi ve bu uygulamanın ekonomiyi tıkamaması için, yarın ki seçim öncesi; siyasi partilerin, bu konudaki endişeleri giderecek hedeflerine bakmak gerekiyor.

Yüksek vergi ve SSK primi oranlarının aşağı çekilmesi, ücretlilere ve emeklilere vergi iadesinin devam etmesi, gider yazılabilecek harcamaların kapsamının genişletilmesi, kayıtdışı ekonominin önlenmesi, yatırımcılara vergi kolaylığı sağlanması, Türkiye'nin dürüst mükellefler için ‘‘vergi cehennemi’’ olmaktan çıkarılması, vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi, vergide yeni hedeflerden bazıları. Ekonomiyi, olumlu yönde etkileyecek bu konularda, hangi partinin ne düşündüğü de çok önemli...

Yeni dönemde, Türkiye'nin bir ‘‘vergi barışı’’ na ihtiyacı var. Hayali ihracatçıya, naylon faturacıya, kara paracıya kesinlikle en küçük bir af getirmeden, krizden dolayı perişan olmuş iyiniyetli esnafa, sanatkara, tüccara ve şirkete yönelik bir ‘‘beyaz sayfa’’ açmak gerekiyor.

Bu beyaz sayfa, bir yandan vergisini zamanında ödeyenleri incitmeyecek şekilde olmalı, diğer yandan da bir ‘‘vergi barışı’’ sağlamak suretiyle, katrilyonlarca liralık ilave gelir yaratabilmeli.

Nitekim, IMF bile yıllardır, 4 katrilyon TL. civarında olan ihtilaflı dosyaların temizlenmesini istiyor (Bkz. IMF Turkey, The Agenda for Tax Reform-The Next Steps, Sept. 2000, s. 161)

Vergi barışı için, ihtilaflı dosyaların temizlenmesi, faturasız mal ve demirbaşın kayıt altına alınması, matrah artırımı, yurtdışındaki dövizlerin Türkiye'ye getirilmesi, birikmiş borçlara ödeme kolaylığı sağlanması, ‘‘Mali Milat ve Nereden Buldun?’’ olayında ‘‘yumuşak bir iniş’’ yapılması, hemen akla gelenlerden bazıları.

Özetle, oyumuzu kullanırken, partilerin ‘‘vergide yeni hedefler’’ konusunda ne yapacağına bakmaktada da yarar var...
Yazarın Tüm Yazıları