"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Vatandaş bir daha oy vermese bile ‘sağlıklı sokak’ için evlerin fazla katları yıkılacak

MALATYA’nın kabına sığmayan Trabzonlu Valisi Ulvi Saran aradı:

- “Turizm Çalıştayı” yapacağız. Tartışmalarda bulunmalısınız.
- Efendim, daha bir hafta önce ING Bank’ın “Biz Bize Sohbetler”i için oradaydım.
- Bu çalıştaya gelin, tarih ve kültür turizmine dönük Malatya’da neler yaptığımızı görün.
Yardımcım Hayri Çetinkaya’ya durumu anlattım, bana takıldı:
- Malatya’nın dünyaca ünlü kayısısını anladık da, turizm nereden çıktı? Turistin orada ne işi var?
Cuma sabahı 06.40’ta Malatya’ya uçtum. Saat 09.00 olmadan Anemon Otel’e vardım. Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli’yi kapsayan “Fırat Kalkınma Ajansı”nın merkezinde düzenlenen toplantının katılımcılarıyla orada buluştum:
- Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Özgür Özaslan, şehir plancısı Saffet Atik, Turizm Yatırımcıları Derneği eski başkanlarından Tavit Köletavitoğlu, Fırat Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Fethi Altunyuva, Anemon Oteli Müdürü Eşref Dinçer, Avşar Oteli işletmecisi Osman Avşar, Malatya Kültür ve Turizm Müdürü Bahaettin Kabahasanoğlu, Turizm Yazarları Derneği Başkanı Kerem Köfteoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürlüğü Şube Müdürü Seyfettin Ferhat Özkan.
Katılımcıların başında elbette Vali Ulvi Saran ve Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır da yer alıyordu. Programa baktım, toplantılar cuma akşamı saat 20.00’de başlayıp 23.00’e kadar sürecekti. Ertesi gün de sabah 09.30’dan, akşam saatlerine kadar çalıştay oturumları gerçekleşecekti.
Vali Saran, çalıştay öncesi katılımcıların kentte tarih ve kültür turizmine dönük önemli merkezlerini görmesini istemişti. Sabah 09.30’da yola koyulduk.
Yeşilyurt ve Gündüzbey’deki “Sokak Sağlıklaştırma” çalışmalarından, Çekül Vakfı Başkanı Prof. Metin Sözen’in önderlik ettiği Tarihi Kentler Birliği’nden büyük ödül kazanan Battalgazi’deki Ulucami ve Kervansaray’a, tarihi 5 bin yıl öncesine uzanan Arslantepe’den, kent merkezindeki Beşkonaklar’a kadar birçok önemli noktayı gezdik.
Vali Saran, araya bir de Beydağı’nda kayaları delerek gerçekleştirdikleri ağaçlandırma çalışmalarını yerinde görmeyi araya sıkıştırdı.
Battalgazi’de Belediye Başkanı Selahattin Gürkan ve Kaymakam Abdulmuttalip Aksoy’la yeni restore edilen Kervansaray’ı gezdikten sonra cuma namazı için hep birlikte Ulucami’ye yöneldik. Sonra orada “sağlıklaştırılan” sokakları gezdik.
Rahmetli teyzem Vahide Han’ın evinin olduğu sokak dahil, birçok sokak elden geçirilmiş, evler eski kimliğine sadık kalınarak yenilenmişti. O sokakları dolaşırken çocukluk yıllarım gözümün önünden geçti.
Vali Ulvi Saran bir noktanın altını çizdi:
- Bu sokaklardaki evlerin, dükkanların tamamı tescillendi. Artık buraları yıkıp, yerine apartman dikmek yok.
- Mülk sahipleri karşı çıkmadılar mı?
- Başlangıçta, “Kat karşılığı müteahhide verip kazanç elde etme şansımızı elimizden alıyorsunuz” diye karşı çıkanlar oldu. Ancak, sokaklar yenilendikçe herkesin içine sindi.
Aynı dönüşüm Yeşilyurt ilçesi ile Gündüzbey beldesinde de söz konusuydu. Gündüzbey’deki bir sokak artık bitme aşamasıne gelmişti. Yeşilyurt’ta da 200’e yakın ev, benzeri şekilde eski kimliğine uygun olarak elden geçirilecekti.
Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Kavuk’a sordum:
- Ev sahipleri size kızmıyor mu?
- Elden geçirilecek sokakta bazı evlerin fazla katlarını yıkacağız. Vatandaşımız bana bir daha oy vermeyecek olsa da bunu yapacağız.
Vali Saran’ın ısrarla üzerinde durduğu “Sokak Sağlıklaştırması”nın Malatya ve ilçelerinin turizme dönük değerini artıracağını hep birlikte gördük.
Bakalım Mardin, Van, Şanlıurfa gibi tarih-kültür turizmi açısından iddialı bölge kentlerinin arasına Malatya da girebilecek mi?

Şişecam, Rusya’da şarap şişesini hafifletiyor, Mey ‘Âlâ’ya rengi dışarıda veriyor

KARARI Mey İçki’nin CEO’su Galip Yorgancıoğlu’nun ev sahipliğinde bir süre önce Berlin’deki (Almanya) Adnan Restoran’ın mönüsüne Kayra şarapları serisinin girişini kutlarken vermişlerdi:
- Ertuğrul Özkök, bir geceliğine de olsa öğrencilik yıllarından sonra pek içmediği rakı sofrasına Mey’in son ürünü Âlâ Rakı’yla dönecek.
Öneriyi Milliyet yazarı Güneri Cıvaoğlu ortaya atmıştı. Galip Yorgancıoğlu da kısa sürede buluşmayı gerçekleştirdi. Özkök, Cıvaoğlu ve Can Ataklı’nın bulunduğu, Serdar Turgut’un o günlerde rahatsız olduğu için katılamadığı buluşmaya ben de monte oldum.
O akşam önce Şişecam Grubu Genel Müdürü Ahmet Kırman’ı dinledim:
- Rusya’da cam ambalaj pazarında bir numarayız. Rusya’daki fabrikalarımızdan birinde şarap şişesini daha hafif hale getirmenin adımlarını attık. Yani, bu işte bayağı iyi durumdayız.
Sonra, Ertuğrul Özkök’e “Âlâ tattırma” buluşmasına katıldım. Galip Yorgancıoğlu, heyecanla Özkök’e “Âlâ”nın ayırıcı özelliklerini anlatıyordu, araya girdim:
- Elda İçecek’in “Kara Efe”si de üç kez distile ediliyor. Siz de Âlâ’yı üç kez distile ediyorsunuz. Arada ne fark var?
- Kara Efe, yaş üzümden yapılıyor. Biz Âlâ’yı tümüyle kuru üzümden yapıyoruz.
- Bir dönem sadece yaş üzümden yapılan rakıları bize methettiniz.
- Âlâ’da kullandığımız üzümler özel kurutuluyor. Salkımlar yerde değil, asılarak her tarafı eşit şekilde güneş alacak ortam yaratılarak kurutuluyor.
Özkök güldü:
- Uğraşma Vahap, Galip Yorgancıoğlu’nun her ayrıntı için söyleyecek sözü vardı.
Özkök, ardında Âlâ’nın şişesinin nerede üretildiğini sordu, Yorgancıoğlu yanıtladı:
- Şişecam’a yaptırıyoruz ama kuru üzüm rengini andıran boyayı kendimiz dışarda yaptırıyoruz.
- Neden? Şişecam yapamıyor mu?
- Uğraşmak istemediler...
- Az önce Şişecam Genel Müdürü’nün yanındaydım. Ürettikleri cam ambalajla övünüyordu.
- İkna ettik. Boyama işini de Şişecam yapacak bir süre sonra...
Gecenin sonunda Galip Yorgancıoğlu’nun hazırlattığı “Üstadı Âlâ” sertifikasını Ertuğrul Özkök’e Güneri Cıvaoğlu verdi...

Anemon ve TÜRSAB el ele Nemrut’a otel yapacak

MALATYA’daki turizm çalıştayının katılımcıları listesinde Turizm ve Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy’u da gördüm ama kendisi yoktu.
Ulusoy, mazeret bildirmişti:
- Kültür ve Turizm Bakanımız Ertuğrul Günay’la birlikte katılmam gereken programlar var.
Hemen aradım:
- Madem gelemediniz, Malatya’ya bir söz verin, ben de konuşmamda aktarayım. Örneğin, Malatya’ya bundan sonra kaç turist getirme sözü vereceksiniz?
- Malatya’ya yapacağımız en önemli katkı, Nemrut’a otel yapmak olacak.
- Önemli bir bölümü Adıyaman sınırlarında bulunan, ancak Malatya’nın Pötürge ilçesinden rahatlıkla ulaşılan Nemrut’a Anemon Otelleri’nin sahibi İsmail Akçura’nın bir otel yapacağını Vali Ulvi Saran’dan duymuştum.
- Biz de Anemon’la ortak olacağız.
Sonra İsmail Akçura’yı aradım:
- Nemrut’a otel hazırlıkları ne aşamada? TÜRSAB’ın ortaklık oranı ne olacak?
- Artık izinleri bekliyoruz. TÜRSAB ne kadar pay isterse bizim kabulümüzdür. Nemrut’a çok güzel bir taş otel yapacağız.
- Eyvah, Adıyamanlı dostlarımız yine “Nemrut bizim” diye bu işe karşı çıkar...
Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Özgür Özaslan, bütün dünyanın kabul ettiği formülü anımsattı:
- Turizmde illerin, ilçelerin, ülkelerin işbirlikleri önemlidir. Çekişerek değil, paylaşarak, ortak projeler geliştirerek daha çok turist çekilebilir.
Özaslan, şu noktanın altını çizdi:
- Turist, tek başına Malatya’ya, Adıyaman’a yönelmek yerine bir paket tur kapsamında dolaşmayı tercih eder.

X