Ulaştırma eriştir eleştirme biliştir

Kendine bağlı danışma organı İnternet Kurulu'nun otorite kurma ihtirasına söz geçirememesiyle ünlü Ulaştırma Bakanımız Oktay Vural, geçen hafta güzel konuştu, ''Birkaç zengin ülke ve sivil toplum örgütünün gösterdiği iyi niyetli çabalara rağmen, dünyanın bilgi zengini ve bilgi fakiri ülkeler olarak bölünmesi tehlikesi yadsınamaz bir gerçektir''.

Yetkisinde olmayan işlere burnunu sokan bir danışma organına sahip bir bakan için oldukça yakışıklı bir cümleydi doğrusu. Ama insan merak ediyor, dünyanın bilgi zengini ve bilgi fakiri ülkeler olarak bölüneceği gerçeğini görecek kadar bilgili bir bakan, Türkiye'nin ikinci gruptaki ülkeler arasında kalmaması için ne gibi faaliyetlerde bulunuyor acaba?

İnternet'i sansürlemek gibi yürütme, alan adı kurallarını belirlemek gibi yasama görevlerine burnunu sokmuş İnternet Kurulu'nun vakit bulup bu gibi elzem konularda fikir üreteceği yok ne yazık ki. Olsa, aşağıdaki gerçekleri belki onlar da görürler ve dile getirirlerdi...

Türkiye'nin bilgi zengini ülkeler arasında yer alabilmesi için, dinamik olarak sürekli gelişen bir İnternet altyapısına sahip olması şart.

Ancak bunun tam tersi yaşanıyor. Türk Telekom, İnternet alt yapısını geliştirmekte hep yavaş kalıyor.

Keyfi sansür uygulamalarını kolaylaştırma amacını taşıyan Türk Telekom İnternet erişimi üzerinde tekel kurmayı amaçlıyor.

Son olarak Zaman Gazetesi'nin haberine göre (www.zaman.com.tr /2002/03/21/haberler/h5.htm) onbinlerce siteyi barındıran bir www.freeservers.com sunucusunu sansürleyerek, Türkiye'nin İnternet çıkışlarına yasadışı sansür uygulayan Türk Telekom, bu tür keyfi sansürlemelerini rahat sürdürebilmek amacıyla İnternet Servis Sağlayıcı şirketleri rekabet ihlali oluşturarak ve piyasadaki hakim konumunu kötüye kullanarak piyasadan silmeye çalışıyor.

Türkiye İnternet Servis Sağlayıcıları Derneği (TİSSAD) Başkanı Burak Cedetaş, Türk Telekom'un tekelci tutumunun yarattığı tehlikeyi şöyle özetliyor, ''Tekelin sürdüğü hizmetlerde uygulanan yüksek tarifeler ile serbest rekabet alanındaki rakipler eziliyor, özel sektörün yatırım yapması engelleniyor, İnternet yaygınlaşamıyor, istihdam daralıyor, beyin gücü azalıyor ve toplum yakın gelecekte pahalı ve kalitesiz İnternet kullanma olasılığı ile karşı karşıya bırakılıyor. Böyle giderse İnternet hizmetleri sadece devlet tarafından ve keyfi ücretlendirmeler ile verilecek''.

TİSSAD'ın farkına varmadığı ya da dile getirmediği bir nokta daha var. Geçen seneden beri çeşitli vesilelerle dile getirdiğim bu tehlike, erişim tekelini elinde toplayan TT'nin, sansürcü girişimleri rakipsiz kaldığı br ortamda çok daha kolay uygulayabileceği.

Türk Telekom ne yasa dinliyor ne Ulaştırma Bakanlığı'nı. Ne Rekabet Kurumu kararlarına uyuyor ne de mahkeme kararlarına.

TİSSAD'ın talepleri, Türkiye'yi bilgi fakiri ülkeler arasında yer almaktan kurtaracak talepler olması açısından da önemli: ''Rekabet ortamı sağlanmalı, TTNet ve Türk Telekom ayrılmalı, TT altyapı hizmetlerini TTNet ve diğer İSS'lere eşit şartlarda sağlamalı, Liberalizasyona Ocak 2003'te geçilmeli, ulusal bilişim stratejileri belirlenmeli.

Ulaştırma Bakanlığı İnternet erişiminin yaygınlaşması için birşeyleri sübvanse etmek istiyorsa, 822'li erişim numaralarından yapılan bağlantılara uygulanan ücreti çok sembolik rakamlara çekmeli.

Türkiye'yi bilgi fakiri ülkeler arasında yer alma tehlikesinin dışında, bilgi zengini ve bilgi fakiri halklara bölünme tehlikesi de bekliyor. Bu konuya da ilerki yazılarımda değineceğim.


CeBIT’ten cep manzaraları


Bilgisayar üreticilerinden yazılım geliştiricilere, telekom operatörlerinden altyapı kuruculara kadar tüm oyuncular gezgin İnternet pazarını hedeflemişlerdi. En seksi ürünler ise cep telefonu üreticilerinden geldi.


Cep telefonları neredeyse her cebe girdi ve pazar doyma noktasına hızla yaklaşıyor. Cep telefonu üreticilerinin daha fazla ürün satmak için artık yeni pazarlama yolları bulmaları gerekiyor. Bu durumun çoktan beridir farkında olan cep telefonu markaları, yeni modeller tasarlarken farklı zevkleri ve farklı ihtiyaçları dikkate alıyorlar.

Pazarı büyütüp, yeni ürün satmanın iki ana yolu var. Birincisi henüz cep telefonu sahibi olmayanlara yönelik pazarlama yapmak, ikincisi ise mevcut kullanıcılara telefonlarını yenisiyle değiştirmeye ikna edecek seçenekler sunmak.

Düşük fiyatlardan satılan yeni modeller çıkartarak, henüz cep telefonu sahibi olmayanların bütçesine hitap eden şirketlere CeBIT fuarının her köşesinde rastlanıyordu. Dev markalara ek olarak, irili ufaklı pek çok cep telefonu üreticisi bu pazara yönelik ürünlerini, fuar boyunca sessiz sedasız sergilediler.

Mevcut cep telefonu kullanıcılarını avlamaya yönelik tanıtımlar ise çok daha cafcaflı gerçekleştirildi. Motorola, Nokia, Sony Ericsson, Siemens ve Samsung gibi cep telefonu pazarının devleri olan markalar bu müşterileri tavlamak için iki ana silaha başvurdular; şık tasarım ve üstün teknoloji. Sektör devlerinin standlarının başköşelerine bu iki ürün serisi kurulmuştu. Şık tasarımlarıyla modaya ve stil sahibi olmaya önem veren müşterilerin dikkatini çekmeye çalışan modeller bir köşeye, sahip oldukları üstün teknolojilerle kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına cevap verme iddiasındaki modeller diğer köşeye kurulmuştu.

Dev ekran

Alcatel One Touch 715 utanmasızca büyük bir ekrana sahip. 100X150 piksellik bu dev ekran, dört gri tonda siyah beyaz görüntü sağlıyor. Dikey ya da yatay olarak kullanılabilme özelliğine de sahip olan ekrandaki görüntüler ''zoom'' özelliğiyle büyültülüp, küçültülebiliyor. 10 satır tekst görüntüleyebilen ekran, kişisel ajanda ve e.posta mesajlarının görüntülenmesi için de ideal.

Renkli ve zeki

Renkli ve büyük ekranıyla, açılır kapaklı klasik Motorola tasarımını bir adım daha öteye taşıyan Motorola T720 hem şıklığa, hem fonksiyonaliteye önem veren kullanıcılara sesleniyor. Motorola'nın bu yeni modeli, 4.096 renkli grafik ekranına ek olarak pek çok özelliğe daha sahip. Kişisel ajandası, e.posta alıp gönderebilme özelliği, ekstra yazılımlarıyla gezgin ofis işlevi gören T720'ye Java J2ME ile geliştirilmiş uygulamalar yüklenebiliyor. Finansal hesap makinası, not defteri, Reuters haber kanalı ve çeşitli oyunlar telefona yeni özellikler kazandıran bu tür uygulamalardan yanlızca birkaçı.

Üç bantlı şıklık

Nokia 7210 şık tasarımı ve renkli ekranıyla dikkat çekiyor. Üç bant desteğiyle (900/1800/1900) dünyanın her yerindeki GSM/GPRS ağlarında kullanılabilen Nokia 7210, multimedya mesaj servisi (MMS) ve Java standartlarını destekliyor. Stereo FM radyo olarak da kullanılabilen bu şık modelin 2002 sonbaharında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Kısa mesaj servisi (SMS) gibi çalışan MMS standardı mesajla birlikte grafik ve fotoğraf da gönderilmesine olanak tanıyor. Java desteği ise cep telefonuna yeni özellikler kazandıracak yazılımların yüklenip, kullanılabilmesini sağlıyor.

Foto Şipşak

Sony Ericsson'un yeni modeli T68i, yine yeni bir ürün olan CommuniCam MCA-20 dijital kameranın desteğiyle dijital fotoğraf makinasına dönüşüyor. Sony Ericsson'un bu yeni ikilisiyle çekilen fotoğraflar, MMS desteğine sahip bir başka cep telefonuna multimedya mesaj olarak anında gönderilebiliyor. GPRS ile kesintisiz İnternet bağlanıtısına da sahip olunduğundan, fotoğraflar İnternet üzerindeki albüme yüklenebiliyor, albümdeki fotoğraflar telefon ekranına getirilebiliyor. Sony Ericsson T68i ile e.posta mesajı alıp, göndermek de mümkün.

Anında video

Samsung, naklen video bağlantısı kurabilme özelliğine sahip dünyanın ilk GPRS cep telefonunu CeBIT'te tanıttı. SGH-V100 isimli Samsung'un yeni modeli, GPRS bağlantısı ile İnternet üzerinden video yayını izlenebilmesini sağlayor. SGH-V100 kullanıcıları, telefonun üzerindeki bir tuşu kullanarak, televizyonda kanal seçmeye benzer bir yöntemle, mevcut video yayınlarından birini seçerek seyredebiliyorlar. MPEG-4 özelliğine sahip bu yeni modelin bir başka özelliği ise TFT-LCD ekranıyla 65.000 rengi destekleyen çok net bir görüntü sağlaması.


Kolye telefon

Siemens'in geleceğe yönelik konsept ürünü ''Kolye Telefon'' tüy gibi hafif bir tasarıma sahip. GPRS ve dört bant (850/900/ 1800/1900 MHz) desteğine sahip telefon, el değdir-meksizin kullanı-labiliyor. İçindeki kamerayla çekilen fotoğraflar, MMS'le bir başka telefona ya da herhangi bir e.posta adresine gönderilebiliyor. MP3 çalar olarak da kullanılabilen ''Kolye Telefon'' 60 gram ağırlığında ve 352X280 pixel fotoğraf kalitesi sağlıyor.


GPRS’le satış

Mobilera tarafından üretilen Saha Satış Otomasyonu uygulaması, GPRS özelliğinin eklenmesiyle gezgin birimlerce ''online'' olarak da kullanılabilir hale geldi. GPRS özellikli yeni uygulamada sipariş, sevkiyat, tahsilat, stok, fiyat gibi bilgiler gezgin birim ve merkez arasında anında paylaşılabiliyor.

http://www.mobilera.net
Yazarın Tüm Yazıları