Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Türban şarkısı artık boş

<B>İŞARET</B> Refah Partisi kararıyla geliyor. Bunu Almanya'daki eyaletler ile Fransa'nın aynı yöndeki yasakları izliyor. Yani, sürpriz yok.

Bir kız öğrenci üniversiteye türbanla girmek istiyor. Buna izin verilmiyor. Öğrenci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuruyor. AİHM bu öğrencinin başvurusunu geri çeviriyor. Üniversiteyi haklı buluyor. Karar şu anlama geliyor:

AİHM türbanın üniversitelerde yasaklanmasını onaylıyor. Ya da, bir başka deyimle, üniversitelerde türban yasağını doğru buluyor.

AİHM'nin bu kararı, aslında Refah Partisi'nin kapatılma davasıyla bağlantılı. Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Refah Partisi, kapatma kararını AİHM'ye götürüyor. AİHM ise, geçen yıl Refah'ın kapatılma kararını da onaylıyor. O onaya, önemli bir ek yapıyor:

‘‘Bu partinin kapatılmasında rol oynayan türban yandaşı eylemler de dikkate alınmıştır.’’

Yani, AİHM Refah Partisi'nin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasında türbanın rol oynadığını belirtiyor. Bundan dolayı da, Anayasa Mahkemesi'nin kararını doğru buluyor.

PİLOT DAVA

Kız öğrencinin başvurusu AİHM'de pilot dava olarak niteleniyor. Çünkü, bu davada vereceği karar bir örnek. Şimdi karar ortada.

Bundan sonra artık hiç kimse, türban için AİHM'ye gidemez!..

Bundan sonra artık hiç kimse ‘‘Benim dini inancım öyle, ama beni türbanlı almıyorlar ve insan haklarımı ihlal ediyorlar’’ deme hakına sahip değil. Çünkü AİHM, bunun insan hakkı ihlali olmadığına karar veriyor.

Bundan sonra artık hiç kimse, türbanı dinsel özgürlük adına kullanma hakkına sahip değil.

Ve bundan sonrasına ışık tutacak olgu: Türban yasağı kamu düzeninin korunmasıyla eş anlam taşıyor.

Ve bundan sonrasına ışık tutacak olgu: Türbanda ısrar etmek, artık hukuki hiçbir değer taşımıyor.

Ve bundan sonrasına ışık tutacak olgu: İlgili çevreler, türbanı artık bir dayatma olmaktan çıkarmak zorunda!.. En akıllıca iş bu!..

Bunlardan hareketle, AKP'nin de türbanla ilgili tavrını, politikasını yeniden belirlemesi gerekiyor!..

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün eşi Hayrünisa Hanım AİHM'deki türban davasını aniden geri çekiyor. Hayrünisa Hanım geri çekme gerekçesi olarak, eşini ve devleti rahatlatmak diye gösteriyor. Hayır, geri çekme, bu kararın önceden sezilmesinden kaynaklanıyor!..

AİHM'nin kararı, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi ve Danıştay kararıyla da örtüşüyor. İç hukuk ve Avrupa hukuku birbiriyle bütünleşiyor.

Hálá türban şarkısı!.. Çok anlamsız ve artık hukuk dışı!..

Tüneldeki radyo

İZMİR
-Aydın otoyolu. Değil Türkiye'nin, dünyanın en sayılı, en modern otoyollarından biri.

Bu otoyolda bir tünel var. Türkiye'nin en uzun karayolu tüneli, 3 bin 200 metre uzunluğundaki Selatin Tüneli.

Tünele girerken, arabanın radyosu açık. Yörede yayın yapan herhangi bir radyo. Müzik dinliyorum. Tünele girdikten üç-beş saniye sonra, radyo yayını aniden değişiyor. Radyoda bir bayan spiker:

‘‘Şimdi tünele girdiniz. Farlarınızı yakın ve seksen kilometreden hızlı gitmeyin. Önünüzdeki aracı sollamayın. Acil bir durumda, sağınızdaki telefonlarla en yakın merkeze ulaşabilirsiniz!..’’

Yayın tünel boyunca, Türkçe ve İngilizce devam ediyor. Sağa bakıyorum, tünelde her ikiyüz metrede bir telefon.

Tünelden çıktıktan sonra, radyo yayını yine eski istasyona dönüyor.

Demek böyle bir uygarlık mümkün!.. Demek, böyle bir teknik bizde de var!..

Bir de, şu trafik anarşisine bakın!..
X