Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Tantan neden başarılı?

Tufan TÜRENÇ

Bugün Türkiye'de halkın kahramanı olan iki adam var. Biri Türk futbolunu Avrupa'nın zirvesine çıkaran Fatih Terim.

Öteki, toplumumuzu derinden yaralayan, faili meçhul olarak kalacağına pek çoğumuzun inandığı katliamları çözen Sadettin Tantan.

Fatih Terim'in başarısının nedenlerini bundan önceki yazılarımızda dilimizin döndüğü kadar yorumlamaya çalıştık.

Ama Tantan'ın nasıl bu inanılmaz başarıları gerçekleştirdiğini hiç irdelemedik.

Bugün bunu yapmaya çalışalım.

Öncelikle bugün varılan bu noktanın uzun ve sabırlı bir çalışmanın ürünü olduğunu belirtelim.

Tantan, zaten polisliğinde efsane olmuş bir insandı.

Böyle dürüst, kararlı bir polisin İçişleri Bakanlığı'na getirilmesi ve siyasi iradenin onun arkasında durması, elde edilen başarının birinci ve en önemli nedenidir.

Türk polisinin yöneticisine güvendiği zaman çözemeyeceği bir olay olmadığı son günlerde çorap söküğü gibi çözülen cinayetlerden ve ortaya çıkarılan pisliklerden bir kez daha anlaşıldı.

Çünkü polis, dilini anladığı bir bakanla çalıştığı zaman başka türlü bir polis oluyor.

Tantan da bu dili çok iyi biliyor.

* * *

Buna çok tipik bir örnek vermek istiyorum.

Tarih 5 Ocak 1978... Terörün en azgın dönemi. Anadolu'nun çeşitli kentlerinde yaşanan toplumsal katliamlar hepimizi kahrediyor.

Tam o curcuna içinde Üçüncü Bülent Ecevit hükümeti kuruluyor. İçişleri Bakanlığı'na CHP Balıkesir Milletvekili emekli orgeneral İrfan Özaydınlı getiriliyor.

Herkes, çok başarılı hizmetlerde bulunan bu çok saygın politikacının teröre karşı etkili bir mücadele yürüteceğine inanıyor.

Ancak olaylar giderek tırmanıyor. Paşa bir türlü İçişleri Bakanlığı'nda başarılı bir hizmet veremiyor.

İnsanlar sokaklarda kurşunlanıyor, katliamlar birbirini izliyor.

Sonunda 2 Ocak 1979'da İrfan Özaydınlı başarılı olamadığı için İçişleri Bakanlığı'ndan istifa ediyor.

Yerine yeni bir atama yapılana kadar başbakan yardımcısı olan Orhan Eyüboğlu vekalet ediyor.

Eski polis müdürü olan Eyüboğlu hemen kolları sıvıyor.

* * *

Bakanlık müsteşarını çağırarak terör dosyalarını getirmesini istiyor.

Gelen dosyaları inceleyen Eyüboğlu şaşkına dönüyor.

Çünkü Eyüboğlu'nun önüne konan bilgiler İrfan Özaydınlı'nın elindeki bilgilerden çok farklı.

Eyüboğlu polisin eski bakana doğru bilgiler vermediğini, onu yanılttığını anlıyor ve hemen müsteşarı görevden alıyor.

Yeni bakanın atanmasını beklemeden eksik ve yanlış bilgiler verenleri tek tek temizliyor.

Bu olay eğer bir işin başına o işin uzmanını getirmezseniz başarı sağlamanızın olanaksız olduğunu bir kez daha gösteriyor.

İşte Tantan örneği ortada...

Onun da elinde ötekiler gibi sihirli değnek yok...

Ama içinden geldiği polisi nasıl ve nerede kullanacağını, kimin hangi işin uzmanı olduğunu çok iyi biliyor.

Onun için de sonuç alıyor.

Devlet yönetiminde ‘insana göre iş değil, işe göre insan’ anlayışının ödünsüz uygulanması gerekir.

Siz dürüst, meslek yaşamı başarılarla dolu, polis kökenli bir politikacıyı içişleri bakanı yaparsanız faili meçhuller de çözülür, öteki pislikler de ortaya dökülür.

Zaten efsane olan Tantan da daha büyük bir efsane olur.

X