Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Erdoğan için bazı sorular






Tufan TÜRENÇ

Recep Tayyip Erdoğan'ı umut olarak gören aklı başında insanların kafalarını acaba şu sorular hiç mi kurcalamıyor:

‘‘Dini kurallara çağdaş bir kafayla yaklaşmayıp katı bir şekilde bağlı olan, yaşamını ona göre düzenleyen bir insan, 21'inci yüzyıl Türkiyesi'nin başbakanı olmalı mı?'

Biraz daha açalım:

‘‘Ailesinin çağdaş giysilerle dolaşmasını, kadınlı erkekli toplantılara katılmayı, gerektiğinde dans edip eğlenmeyi, kamuya açık yerlerde denize girmeyi, bırakın içki içmeyi, içkili toplantılara bile katılmayı dini inançlarına aykırı olarak gören bir insan, böyle bir dünya görüşü ile Türkiye'yi çağdaş dünyada temsil edebilir mi?’’

Devam edelim:

‘‘Tasavvuf ve mehter müziğinden başkasını dinlemeyen, baleyi belden aşağısı çıplak olduğu için günah sayan, opera izlemeyen, resim, heykel gibi sanatlarla ilgilenmeyen bir insan, Türkiye'yi uygar dünyaya taşıyabilir mi?’’

Bu soruların yanıtlarını dünya görüşü Recep Tayyip Bey'le hiç örtüşmeyen ama buna rağmen onu umut olarak görenler kafalarında bulabildiler mi acaba?

* * *

Erbakan ve onun kuracağı parti üzerinde durmak ise gereksiz.

Çünkü bana göre Erbakan, Tayyip Bey ve arkadaşlarından çok daha tutarlı.

O yine aynı yolda yürüyecek ve ağzının içine bakan kitleleri yine saçma sapan söylem ve projelerle uyutup işini yürütecek.

32 yıl önce kurulup bir ara Çiller sayesinde iktidara kadar tırmanan Milli Görüş Hareketi artık bölündü.

Bölünen hareketin eski gücünü koruması, partisi kapatılıp mağdur duruma getirilmiş olsa bile beklenmemeli.

Siyasi İslam'ın yükselme trendinin 28 Şubat'la birlikte tersine döndüğü bir gerçek.

Ama Anayasa Mahkemesi bu gerçeği görüp değerlendiremedi.

FP'yi kapatarak demokrasiye gereksiz yere bir darbe daha vurdu.

Bana göre Yenilikçiler'le Gelenekçiler arasındaki tek fark yaşlarının daha genç olması ve aralarında daha az sakallının bulunması.

Gerisi masal...

Çiller'in kurmaylarından Ahmet İyimaya nazik, tatlı dilli bir politikacıdır.

* * *

Cuma günü Tansu Hanım'ı anayasa değişikliği paketine taş koyduğu için eleştirdiğim yazım nedeniyle aradı.

O çelebi üslubuyla eleştirilere açık olduklarını ama yazıdaki değerlendirmelerin olguyu olduğu gibi yansıtmadığını söyledi.

Yani nazikçe ‘‘Sayın Çiller'in sözlerini yanlış anlamışsınız’’ demek istedi.

Bir açıklama gönderdiklerini, bunu yayınlayacağımı umduğunu belirtti.

Açıklama özle şöyle:

‘‘.... DYP'nin değerli Genel başkanı Prof. Dr. Tansu Çiller, Partilerarası Uzlaşma Komisyonu'nun ürettiği anayasa paketini desteklemektedir. Bu desteği herhangi bir ön şarta bağlamamıştır. Pakette, seçim ve siyasi partiler yasasında, seçime bir yıldan az bir süre kala yapılacak değişikliklerin önümüzdeki seçimlerde uygulanamayacağı ön görülmektedir.

Prof. Çiller, siyasi partiler ve seçim yasalarındaki değişikliği ‘Katılımcı ve yöneten demokrasinin' hukuki ve sosyal bir şartı olarak ön görmektedir. Parçalı siyasetten çıkışın bir gereği saymaktadır. Anayasa değişikliğinden hemen sonra, bu değişikliğin gerçekleştirilmesini istemektedir. Bu değişikliğin süratle gerçekleştirilmemesi halinde, önümüzdeki seçime eleştirilen mevcut yasalarla girme riski bulunmaktadır. İvedi değişiklik isteği, anayasa paketindeki sözü geçen hükmün doğal gereğidir.

..... Sayın Genel başkanımız Çiller ve DYP, anayasa paketinin gerçekleştirilmesini şiddetle arzulamaktadır.’’

Tansu Hanım'ın talimatı üzerine gönderildiğini bildiğim açıklama böyle...

Tansu Hanım'ın destek istemeye gelen komisyon başkanı Nejat Arseven'e nasıl ön şart ileri sürdüğünü benim gibi milyonlarca insan da TV'de izledi.

Takdiri okurlara bırakıyorum.

X