Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tufan Türenç: Bu utançla yaşayamayız

Tufan TÜRENÇ

Gün geçmiyor ki gazetelerde insanlık suçu oluşturan bir haber okumayalım.

Türkiye'yi uygar, demokratik hukuk devleti normlarının işlediği bir ülke olmanın dışına iten bu tür olaylar nedense bir türlü önlenemiyor.

Dünkü gazetelerin hemen hepsinde yer alan şu olaya bakın.

Alpaslan Yelden adlı 37 yaşında iki çocuk babası genç bir adam yıllar önce işlenmiş bir cinayetle ilgili olarak polis tarafından gözaltına alınıyor.

İzmir'de evinin önünden alınıp polis merkezine götürülen genç adam, ertesi gün ‘‘Yolda buldum’’ diyen biri tarafından Yeşilyurt Devlet Hastanesi'ne koma halinde getirilip bırakılıyor.

Kimliği saptanamayan genç adam, hemen ameliyata alınıyor ve 12 gün komada kaldıktan sonra yaşama veda ediyor.

Çocuklarından haber alamayan anne baba İzmir Vali yardımcısı Fevzi Çobanoğlu'na başvuruyor.

Vali yardımcısının duyarlı davranışı sonucunda olay ortaya çıkıyor.

Polis önce Alpaslan Yelden adlı bir kişiyi gözaltına almadıklarını söylüyor.

Üstüne gidince gözaltı doğrulanıyor.

Sonra da sorgulama sırasında düşüp başını yere çarptığını ve hastaneye kaldırıldığını söylüyorlar.

Yelden'i koma halinde hastaneye bırakan kişi ise kayıp.

* * *

Doktorlar Alpaslan Yelden'in vücudunun çeşitli yerlerinde darp ve travma izleri bulunduğunu söyleyince iş karışıyor.

Poliste dövüldüğü ve komaya girdiği anlaşılan Yelden olayı hakkında inceleme başlatılıyor.

Ben bu incelemeden bir sonuç çıkacağını sanmıyorum.

Kuşku üzerine gözaltına alınan bir insanın ölümüne neden olan sorumsuz polisler inanıyorum ki amirleri tarafından kollanacak ve olay bundan öncekiler gibi örtbas edilmeye çalışılacak.

İşte Türkiye'yi uygar dünya ligi dışında bırakan, insan haklarına saygı göstermeyen ülke olarak mahkûm ettilen bu ve bunun gibi sorumsuz davranışlardır.

Alpaslan Yelden'i öldürecek kadar döven bu kendini bilmez polisler en kısa zamanda yargı önüne çıkarılmalı ve hak ettikleri cezaya çarptırılmalıdır.

Bu tür olayların üzerine gidilmez ve gereken yapılmazsa poliste işlenen insanlık suçlarının önüne geçilemez.

O zaman da üzerimizdeki ‘‘İşkenceci ülke’’ damgasını silemeyiz.

* * *

Şimdi İzmir'deki yetkilileri çok önemli bir görev bekliyor.

Bu pisliği bir an önce temizlemeliler.

Polisin içinde canını devlete emanet etmiş gözaltındaki insanlara ortaçağ kafasıyla işkence yapanlara izin vermemeliyiz.

İşte böyle sorumsuz görevliler yüzünden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde hakkındaki dosyası sayısı en kabarık ülkeyiz.

CMUK titizlike uygulansa işkence tüm Türkiye'de ortadan kalkar.

İçişleri Bakanı Sadettin Tantan bu işe el koymalı ve bunu sonuna kadar izlemeli.

Suçlular kamuoyuna açıklanmalı ve en kısa zamanda yargı önüne çıkarılmalı.

Polis örgütünün üç-beş kendini bilmez tarafından ‘‘İşkenceci’’ damgası yemesi önlenmeli.

İnsanların yaşamlarının hiçe sayıldığı bir ülke olmak Avrupa'dan çok Türk insanını rahatsız ediyor.

Ya uygar, demokratik bir hukuk devleti olacağız ya da sık sık insanlık suçları işlenen bir ülke olmanın utancını yaşayacağız.

Türk toplumunu bu utançla yaşatmaya kimsenin hakkı yok.



X