Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Teke Tek

Fatih ALTAYLI

Acele iş

Türkiye'de herkese bir vergi numarası verilmesini, özellikle taşıt ve emlak alımlarıyla ilgili işlemlerin bu vergi numarasıyla takip edilmesini ilk savunanlardan biri olarak, Meclis'ten çıkan yasayı sonuna kadar destekliyorum.

Ancak bu vergi kanununun hazırlanış ve yasalaşma biçimi son derece garip.

Herhalde böylesine önemli reformların yağmadan mal kaçırır gibi yapılmaya çalışıldığı yegane ülke Türkiye olsa gerek.

Yeni vergi kanunu Türkiye'de alışılmış pek çok şeyi değiştirme gerekçesiyle hazırlandı.

Ancak uygulamaya sakat başlanıyormuş gibi bir his var içimde.

Kapsamlı olması düşünülen reformlar yapılırken, bu reform bütün detaylarıyla düşünülür, zaman içinde çıkması muhtemel aksaklıklar bir bir hesaplanır ve bir geçiş süresi koyulur.

Vergi gibi önemli bir konuda bunu atlamak, ilerde büyük sıkıntılara yol açar.

Vergi numarası uygulaması sakat başlatılıyor gibi geldi bana.

Her Türk vatandaşının bu numaralara sahip olması takipte pek çok şeyi kolaylaştıracak.

Ancak bugünkü şekliyle değil.

Şu anda çeşitli biçimlerde vergi vermekte olan vatandaşlar, bunun üzerine gidip bir de vergi numarası alacaklar.

Bu, işe ortadan başlamak...

Oysa bu vergi numarası tek bir numara olmalı.

Hem vergi, hem sosyal güvenlik, hem vatandaşlık numarası olmalı.

Devlet, evlatlarını bu tek numarayla tanımalı.

Bugünkü uygulamada bu vergi numarası çok isimli bir çocuk muamelesi görmemize neden olacak.

Yani annesinin Mehmet, babasının Mustafa diye çağırdığı bir çocuk muamelesi.

Türkçemizde acele işe şeytan karışır diye güzel bir söz var...

Vergi önemli bir şeydir ve bu işte şeytan çoktur.

Onları karıştırmamak lazım gibime geliyor.

Yeni vergi düzenlemelerinin en önemli sakatlıklarından bir tanesi net olmaması...

Vatandaş ne yapacağını bilmiyor.

Sadece vatandaş mı?

Eminim ki, pek çok defterdar, hatta Gelirler Genel Müdürü bile uygulamanın nasıl olacağını tam olarak anlamış değil.

Oysa vergi dediğin basit olur.

Kim nasıl ödeyeceğini, ne kadar ödeyeceğini bilir...

Hesabını, kitabını ona göre yapar.

Bizde ise vergi yasaları sanki mali müşavirleri zengin etmek için çıkarılıyor...

Tam bir muamma.

Hocamın elini öperim...

HALKIN vicdanını yaralayan konulardan bir tanesine Yargıtay noktayı koydu.

Meclis'te pankart açtıkları için mahkûm olan çocuklarla ilgili karar Yargıtay tarafından bozuldu.

Hürriyet, Yargıtay'ın kararı için dün ‘‘Demokrasi dersi’’ demiş.

Başlığı atanın eline sağlık.

Çünkü çocukları mahkûm eden karar, Türkiye'de adaletsizliğin sloganı olmuştu.

Öğrenciler içeride, çeteler dışarıda diye bağırıyorduk hep bir ağızdan.

Yargıtay'ın kararıyla öğrenciler dışarıda.

Bakalım çeteler ne zaman içeride olacaklar?..

Ben demokrasi dersi veren Yargıtay üyesi öğretmenlerin elini öperim.

Sınıfta kalacaklar mı?

MİLLİ Eğitim Bakanı, 18 bin öğretmenin derslere girmeden maaş aldığını söylüyor.

Ona maaş değil, işsizlik sigortası denir.

Bakan iyi söylüyor, hoş söylüyor da, bu öğretmenleri derse nasıl sokacağını söylemiyor.

Öğrenciler derse girmeyince sınıfta kalıyorlar.

Öğretmenler ne oluyor?

NE ZAMAN

ADAM OLURUZ

Bakanlık yakınma değil, iş yapma makamı olduğu zaman.













X