Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tek suçlu Parsadan mı?

Emin ÇÖLAŞAN

CHP İçel Milletvekili Fikri Sağlar, dün Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı makamına bir şikâyet dilekçesi verdi ve zamanın başbakanı Tansu Uçuran Çiller hakkında soruşturma açılmasını istedi. Savcılık, gereğini elbette yapacaktır.

Nedir o dilekçenin kapsamı? Geçmişi kısaca hatırlayalım... Çünkü toplumsal belleğimiz zayıf. Her şeyi unutuyoruz.

Selçuk Parsadan isimli dolandırıcı, bir gün Tansu Çiller'i telefonla arıyor ve kendisini emekli orgeneral Necdet Öztorun olarak tanıttıktan sonra şöyle diyor:

‘‘Ben seçimde DYP için çalışacağım ve İstanbul'da ANAP'tan DYP'ye 30 bin oy kaydıracağım. Ancak para lazım...’’

Bu sözleri duyan zamanın başbakanında hoşafın yağı kesiliyor. Hemen Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu'ya emir veriyor:

‘‘Paşa'ya örtülü ödenekten para verin...’’

Ve Selçuk Parsadan, iki taksitte örtülü ödenekten 5,5 milyar lira (günümüz değeriyle yaklaşık 20 milyar) tokatlamayı başarıyor! Paraları bizzat Akın veriyor. Ödemeler, Başbakanlık Özel Kalem'de nakit olarak yapılıyor.

Devletin güvenliği ve gizli istihbarat giderleri için kullanılması gereken örtülü ödenek parası, 1071 Malazgirt Savaşı'ndan bu yana ilk kez dolandırıcılara hortumlanmış oluyor!

Örtülü ödenek, başbakanın namusuna ve şerefine emanet edilmiş olan para. Gizli olduğu için bütçede miktarı gösterilmiyor. Yüz milyarlarla, hatta trilyonlarla ifade ediliyor ve bankada hazır olarak bekletiliyor.

1050 sayılı yasanın 77'nci maddesinde örtülü ödenek parasının hangi amaçla kullanılacağı belirtiliyor:

‘‘Örtülü ödenek, kapalı (gizli) istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri için, devletin yüksek güvenliği ve çıkarları için harcanır.

Örtülü ödenek başbakan ve ailesinin kişisel harcamalarına ve siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarına harcanamaz.’’

***

Örtülü ödenekten para dolandıran Selçuk Parsadan, Ankara 9'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandı ve suçu sabit görülerek hapis cezası aldı. Parsadan zaten inkâr etmemişti. Mert adamdı ve olup biteni olduğu gibi açıkladı.

Tansu Uçuran Çiller ve Özel Kalem Müdürü Akın İstanbullu da olayı inkâr edemediler. Parsadan'la aralarında tek fark, paranın veriliş amacında odaklaşmıştı.

Tansu-Akın ikilisi diyordu ki ‘‘Biz örtülü ödenekten bu parayı emekli orgeneral Necdet Öztorun'a verdik. Bu doğrudur. Ancak Atatürkçü çalışmalar yapacağını ve bir bina alacağını söylemişti. Bu nedenle verdik...’’

Bu arada hemen belirteyim, Parsadan'ın yargılanıp hapis cezası aldığı mahkemede Akın İstanbullu tanık olarak ifade verdi. Emir verip paraları kaptıran Tansu'nun da yargılanması gerekiyordu, ama onun dokunulmazlık zırhı vardı. O yüzden yargılanamadı.

***

CHP Milletvekili Fikri Sağlar dün savcılığa verdiği dilekçede bu iki şahıs hakkında soruşturma açılmasını istiyor ve özetle şöyle diyor:

‘‘Tansu Çiller ve Akın İstanbullu, yasa hükmüne açıkça aykırı davranmışlar ve örtülü ödenek parasını siyasi partilerinin (DYP'nin) idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarına harcamak amacıyla davranmışlardır.

Çiller ve İstanbullu'nun bu eylemi Türk Ceza Yasası'nın 209, 219 ve 240'ıncı maddelerine açıkça aykırıdır.

209'uncu madde, memuriyet sıfat ve unvanını kötüye kullanarak kendisine veya başkasına haksız olarak para verilmesine ve diğer çıkarlar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi zorlayan memura 6 yıldan az olmamak üzere ağır hapis cezası verilmesini öngörmektedir.

219'uncu maddede ise bu suçun emir ve idare yetkisine sahip olanlar tarafından işlenmesi durumunda, verilecek cezanın yarısı oranında çoğaltılacağı belirtilmiştir.

Tansu Çiller'in Başbakanlık görevini yürütürken, yani ‘‘Emir ve idare yetkisine sahip olduğu’’ sırada görevini kötüye kullanmak suretiyle örtülü ödenekten Selçuk Parsadan'a ödeme yapılması emrini Akın İstanbullu'ya verdiği sabittir...

Ayrıca bu eylem nedeniyle Hazine'nin uğradığı 5 milyar 500 milyon lira zararın da yasal faizi ile birlikte Tansu Çiller ve Akın İstanbullu'dan tahsili yasa gereğidir.

Tansu Çiller bu suçu başbakanlık görevi sırasında ve göreviyle ilgili olarak işlemiştir. Siyasi sorumluluğu ile birlikte cezai sorumluluğu olduğu da açıktır.

Açıklanan bu nedenlerle, Tansu Çiller ve Akın İstanbullu hakkında ceza soruşturması açılarak yargılanmalarının ve ilgili ceza hükümleri uyarınca cezalandırılmalarının sağlanmasını dilerim. Fikri Sağlar.’’

***

Başbakan'ın namusuna ve şerefine emanet edilen, hangi amaçla kullanılacağı yasa ile belirlenen örtülü ödenek parası, değil Türkiye'de, belki de dünyada ilk kez dolandırıcılara kaptırılıyor.

Dünya mizah tarihine geçecek kara bir lekedir...

Ve parayı kaptıran Tansu, şimdi meydanlarda bağırıyor:

‘‘Hani benden hesap soracaktınız! Nerede belgeleriniz? Çıkarsanıza belgeleri...’’

Pişkinliğin bu kadarı olmaz, ama bir yerde haklı! Bu hükümetin hesap sormaya falan niyeti yok. İşin peşine bir CHP milletvekili düşüyor.

İşte, yargı kararı bile ortada. O kadar ortada ki, devlet parasını dolandıran kişi hapis cezası almış.

Peki ya parayı kaptıranlar? Onlar ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar, üstelik hiç sıkılmadan nutuk atıyorlar!

Pes yani, pes!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI