Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tek sorun Bülent Ecevit mi?

Erkan Mumcu bir söz sarf etti, çeşitli <B>tepkiler</B> aldı.

Bülent Ecevit ile ilgili; 21., 20., hatta 19. yüzyıla ait olmadığına dair sözleri çeşitli eleştiriler ile karşılaştı. Dikkat ettim; Erkan Mumcu'nun sözlerine karşı verilen tepkiler üç eksen üzerine kurulu: a) Batı'dan tam cukka gelirken Mumcu suyu bulandırmıştır, b) Koalisyon adabına uymamıştır, c) Zaten Mumcu'nun neşv-i nema bulduğu Turgut Özal geleneği daha kötü bir gelenektir.

Bu eleştirilerde ortak olarak ‘‘bulunmayan’’ tek öğe ise Erkan Mumcu'nun yanlış konuştuğu, Bülent Ecevit hakkındaki yargısının doğru olmadığıdır.

* * *

Herkes ciğerinde biliyor ki; Bülent Ecevit eksikli bir başbakandır.

%85 onun bu ülkeyi yönetmeye fiziken müsait olmadığının farkında.

Hatta çoğunluk ANAP, MHP ve dahi bazı DSP milletvekilleri; her ne kadar araziye uymayı tercih etseler de, Mumcu ile aynı fikirdeler.

Erkan Mumcu dert etmesin; çeşitli hesaplar nedeniyle karşı çıkanlar dışında; milletin kahir ekseriyeti kendisine katılmakta, destek vermektedir.

* * *

Mumcu'ya tepkinin nedeni 11 Eylül mihnetinin Türkiye'ye cukka nimeti olarak döneceği; milleti bir yıl daha uyutmanın ortamı bir kez daha doğacağı sırada, Erkan Mumcu'nun pişmiş aşa su katmasıdır.

* * *

Ancak, kendisine ‘‘Ecevit eleştirileri’’ nedeniyle hak veren, onu ‘‘Aa! Kral çıplak’’ diye haykırdığı için alkışlayan halk kitleleri sormadan da edemiyorlar:

- Tek çapsız lider Ecevit mi?

Ecevit yaptığı yanlışları tek başına mı yapıyor, diğer ortaklar ne işe yarıyorlar, Mumcu bu hükümette nasıl bakanlık yaptı, acaba Ecevit'in eksikliği diğerlerinin işine mi geliyor türü çeşitli sorular havada uçuşuyor.

* * *

Milletin algılamasına göre, Erkan Mumcu muhalefet silahını kınından çıkardıktan sonra esas hedefe yöneltmezse, diğer isimsizler gibi tarihe gömülecektir.

Mumcu'dan, kısa süre sonra, esas hedefi göstermesi beklenecektir.

- Mesut Yılmaz hakkında ne düşünüyor?

Bu beklentiyi kendi kendine yarattı, artık kaçamaz; kaçarsa genç yaşta kazandığı kariyerine yazık eder.

* * *

Recep Tayyip Erdoğan hareketinin iki arada bir derde politikaları, daha doğrusu politikasızlığı merkez-sağda yeni arayışları bir kez daha kışkırtıyor.

Önemli bir kitle ANAP'ın yine de merkez-sağda en fazla birikimi olan parti olduğunu, sorunun genel başkandan kalkındığını düşünüyor. Genel Kurul'dan beri Yılmaz; düşürülecek %3-5 barajına sığınan, 20-25 kişilik küçücük bir parti hedefliyor; zira biliyor ki başka çaresi yok!

Açıkçası; merkez-sağdaki seçmenin ve dahi ANAP'taki milletvekillerinin ortak beklentisi ‘‘lideri değiştirmeye’’ dayanıyor.

* * *

Erkan Mumcu son çıkışlarıyla ister istemez bu beklentiyi tetikledi. Şimdi ya kınından çektiği silahı ateşleyecek, şansını deneyecek; ya da o da diğer bir sürüsü gibi ‘‘gök kubbede hoş bir seda’’ olarak yerini alacak!
X