Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sizlerden gelen e-postalar 2

Konumuzla ilgili e-postalar bugün de gelmeye devam etti.

Hepsinde inanılmaz  acılar ve hikayeler var.Her biri adeta  bir roman niteliğinde.Hepiniz duygularınızı çok güzel ifade etmişsiniz.Keşke imkan olsa da kısaltmadan yayımlayabilsek hepsini.Fikirlerde farklılıklar olsa da,herkesin buluştuğu ortak nokta “sıralı ölüm”.Haftaya daha keyifli konularda paylaşımlar yaşamak ümidiyle.

Ayşe,

İki durum da çok zor. Ayrım yapılmaz bence. İlk durum; bir gün var ertesi gün pufff yok. Çok sarsıcı bir durum. “BİR ANDA” sevdiğin bir insan hayatından çıkıyor. Gökdelenden düşmek gibi... Öteki durumda da yavaş yavaş öleceğini bilip, bir şey yapamamak çok kötü.  Ya iyileşirse diye umut edip tüm dualara, tedavilere rağmen iyileşme gerçekleşmeyince hayal kırıklığına uğramak, yıpranmak veya şunu da yapsaydım/yapmasaydım diye düşünmek. Herhalde dememiz gereken şey, “Allah sıralı ve zamanlı ölüm versin” Sevgiler Birce I.

Bir anda veya hastalıkla, bekleyerek veya şok olarak bir yakınını kaybetmenin bence karşılaştırması mümkün değil. Bu tamamen kişinin hayata nasıl baktığıyla, onu nasıl anladığı ve tepki verdiği ile ilgili.  Ben yaşamı doğal olarak kabul ettiğim için ölümü de ettim. Nasıl gelirse gelsin. Ölüm konusunda pazarlık yapmak yerine her zaman hazırlık yapmak iyisidir. Ama bunu dine, dayatmaya, topluma, maddi çıkarlara dayandırmadan.  En güzel, en içten şekilde. insanlar ölür de hiç anılar ölür mü? Ben sadece buna inanırım. Varol D.

İnsanın bir yakınının ölümüne kendisini alıştırması diye bir şey yok bence. Kardeşimi 16 yaşında ani bir kalp krizi sonucu kaybettim. Asla beklendik bir şey değildi ailemiz için ve çok büyük acılar yaşadık. Sizi okuyunca düşündüm;  eğer hasta olsaydı,  bilseydik,  çaresi olmasaydı diye. Ama inanın o çok daha kötü. Gözümüzün önünde eriyip gidecekti ve elimizden hiçbir şey gelmeden kahrolacaktık. Canımızı vermek isteyecektik, gecelerimiz umutsuz,  çaresiz geçecekti. Gözünün içine her bakışımız acılarla dolu olacaktı. Yüreğimiz her off deyişinde yanacaktı. Bunları düşünmesi bile çok acı. Başta da dediğim gibi, aileden sevdiklerinden birinin kaybının ne şekilde olursa olsun acısını hafifletmek mümkün değil. Ama bile bile gözüne bakmak, hiçbir şey yapmadan gidişini seyretmek, gitmek istemediğini bile bile ona umut veremeden yaşamak çok daha acı olurdu herhalde .Melike Ç.

Sevgili Ayşe,

Annemi uzun bir hastalık döneminden sonra 44 yaşında iken kaybettik. Babamı ise 58 yaşında aniden kalp krizi nedeniyle. Babamda daha fazla şoka girdik ama her ikisi için de aynı sızıyı hala duyuyorum. Ben ise çocuklarım yaşlanınca ve artık benim için fazla üzülmeyecekleri ve bana  ihtiyaçları kalmadığı zaman ölmek isterim. (100 yaşında falan ) Aniden olursa iyi olur. Çok sevgiler, başarılar. Ülkü G.

Merhabalar Ayşe Hanım,

 Ölüm asla son değil başlangıçtır. Aslında sizin gibi yaşama çılgınca bağlı -ki bu yapabileceğimiz en doğru şey- birine,  ölüm hakkında yazmak kolay bir şey değil. Ben kısa ölümlerden yanayım: öyle hastane hastane dolaşılıp büyük paralar harcanan ölümler bana göre değil; kendimden sonrakileri de sıkıntıya sokmak istemem. Tahir S.

Bende bu aralar  sırayla ölüm haberlerini aldıkça  ani ölüm mü, yoksa alıştıra alıştıra, hasta  yatağında bir ölüm mü daha iyi diye düşünüyordum. İkisini de yakın zamanda yaşadığım için kıyasta yapabiliyorum üstelik. Annemi  bir yıl önce uzun hastalık döneminin ardında öte dünyaya yolcu ettik sevgilimi ise tam 116 gün önce aniden...  Bence  aradan  bir süre geçtikten sonra her ikisi de aynı hale dönüşüyor. Aynı özlem, aynı yokluk duygusu  şekil ne olursa olsun değişmiyor.

Değer E.

En çok istediğim şey, hani ne kadar geç olursa o kadar iyi de, kalpten ölmek, babam gibi. Hani gece yattı ama sabah kalkmadı misali. Kimseye muhtaç olmadan ya da belki en kötüsü acı çekmeden ve çektirmeden, maddi manevi kimseleri yıkmadan. Sessiz ve sakince. Hoşçakalın, hakkınızı helal edin bile diyemeden. Günlerce, aylarca yatmadan, altımıza bez, kollarınıza serumlar  bağlanmadan. Ya koşarken, yüzerken ya da  Selimiye’de kahvede tavla oynarken ya da ne bileyim, güneşin batışını seyrederken aniden, birdenbire. Hani biraz sancıya da razıyım, uzun sürmeyecekse tabii .ateş e.

Sorduğun sorunun ne kadar önemli ve açıklanmasının da ne kadar zor olduğunu sanırım biliyorsundur.  Yıllardır her günümü dolu dolu yaşamama ve geçen her günün ardından biraz da hüzünlenerek bakmama rağmen, hep ölümümüm nasıl olması gerektiği konusunda kafa yormuşumdur. Hayatımın bir anlık süre içinde son bulmasını istiyorum. Hazırlıksız, savunmasız ve desteksiz.

 Peki,  çevremdeki insanların beni nasıl terk etmelerini isterdim?  Mümkünse duruma alıştırarak, elimde kalan zamanın değerini bana hissettirerek, onunla yaşadığım her günün hızla geçtiğini görmeme rağmen, her anının keyfini çıkararak.

Bu soruya herkesin vereceği cevap farklı olacaktır eminim. Cevapları ne olursa olsun, her düşünce kişinin çevresine ve kendisine verdiği değer temelinde düşünülmeli: İster bencilce, ister fedakarca..

12 yaşımda babamı hastalığı nedeniyle kaybetmiştik. Tam 34 gün önce de annemi kaybettim.  Aslında aynı gün, bunca zamandır yokluğunu hiç anlamadığımız babamı da yitirmiştim. Babamın olmadığını hiç farkettirmemiş, yokluğunu hiç yaşatmamıştı ki. Galiba ölümün hiçbir türlüsü kabullenilmez. İster beklenen, ister beklenmeyen bir kayıp olsun. Gidenle olan bağınız ve ona olan sevginiz, gidişi nasıl olursa olsun aynı etkiyi bırakıyor. Aynı acıyı, aynı çaresizliği, aynı keşkeleri, aynı özlemi .Seda G.Y.

Ben sevgili babacığımı kaybedeli tam bir sene oldu. Memlekette idi akşamda telefonda konustuk dertleştik ve sabaha vefat haberi geldi. Ve Rahmetli babam namaz kılarken (Secde Vaziyetinde) vefat etmiş. Aslında ölümün hiçbir şekilde tarifi ve şekli yok, ölümün her türlüsü acı ve ne şekilde yaşanırsa yaşansın yatağa bağlı hastalıklar trafik kazası veya ani ölüm hiç farketmiyor. Ölümün her türlüsü çok ama çok acı....

Aniden kayıp haberi alınan vefat haberlerinde insanlar şoka girer. Kişinin şoktan kurtulması iradesine bağlı

Hastalıklı olan bir kişinin ölüm haberini almak bir nebze ani ölüme göre biraz daha acısı az gibi geliyor.

AMA HERŞEYE RAĞMEN ALLAH  SEVDİKLERİMİZDEN AYIRMASIN.

METİN K.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI