Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Siz niçin iktidar oldunuz?

Emin ÇÖLAŞAN

Evet, siz niçin iktidar oldunuz kardeşim? ANAP'tan söz ediyorum. Niçin, niçin? Burada üç günden beri çok önemli bir olayı yazıyorum. Ortada Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Yılmaz Poyraz tarafından hazırlanan ve tümüyle söylentilere, rivayetlere ve cinselliğe dayalı bir rapor var.

Bu raporu bütünüyle okudum. Tutarlı, ciddi, belgeli bir tek konuya rastlayamadım.

Özür dileyerek yazıyorum:

‘‘Falancanın cinsel güçsüzlüğü...’’

‘‘Filancanın erkeklik organının sertleşip sertleşmediği...’’

‘‘Sevişmesini şu kadar dakika devam ettirirmiş, sonra titrermiş...’’

‘‘Yusuf Bey'in, bayan genel müdür filanca ile ilişkisi olduğunu bir akrabası söylemiş...’’

‘‘Doğan'ın sapık bir kişi olduğunu duydum. Odasına lezbiyen bir kadın girmişti...’’

*Ê*Ê*

Raporda bazı isimler geçiyor. Örneğin devletin bir bayan genel müdürü, yurtdışı gezide eski müsteşar Doğan'la ‘‘aynı otelde’’ kaldığı için suçlanıyor... ‘‘Aralarında aşk ilişkisi olduğunun belirtisidir’’ deniliyor!

Devletin bir yargıcı ‘‘kadın bulan kişi’’ olarak tanıtılıyor. Hem de ismi verilerek!

Çok üst düzeyde başka kişiler arasında ‘‘aşk ilişkisi’’ olduğu, yine dedikodu ve söylentilere dayanılarak aktarılıyor.

Ben bu raporu okurken utandım.

*Ê*Ê*

Ama dahası var ve olay giderek çirkinleşiyor. Raporu hazırlayan Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanı Yılmaz Poyraz'ın dünkü Yeni Yüzyıl gazetesinde yer alan demeci çok ilginç. Aynen şöyle diyor:

‘‘İddiaların doğruluğu, Doğan'ın cinsel gücünün doktor raporuyla tespit edilmesi durumunda bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkacaktır...’’

Bu ne demek?

Devlet bu düzeye mi düştü? Sana ne elalemin cinsel gücünden? Neyin peşindesin?

Aynı haberin hemen altında ise Adalet Bakanı Oltan Sungurlu'nun sözleri yer alıyor:

‘‘Konu yargıya yansırsa, Bakanlıkça savunmamızı yaparız. Tartışmalara en net açıklamayı yargı getirecek.’’

Bu kadar basit! Kendi bakanlığında böylesine cinsellik, dedikodu ve ‘‘O dedi bu dedi’’ hikâyesine dayalı bir rapor yazılıyor ve Bakan Bey ağzını açıp bir kelime söyleyemiyor.

Bu rezalete katılıyor mu, katılmıyor mu?

Kapsamı doğru mu, yanlış mı?

Bir hukukçu olarak böyle bir devlet belgesinin hazırlanmış olmasını içine sindiriyor mu, sindirmiyor mu?

Günlerden beri soruyorum, Sungurlu ses veremiyor.

*Ê*Ê*

Ses vermesi bir yana, Adalet Bakanlığı'nda Refah'Şevket Kazan tarafından getirilen kadrolarla çalışmayı aynen sürdürüyor.

Teftiş Kurulu Başkanı Yılmaz Poyraz da onlardan biri.

Bu Kurul doğrudan Bakan'a bağlı... Ve bu Kurul'un çok büyük bölümü Refah zihniyetindeki kişilerle doldurulmuş durumda.

O halde soruyorum:

Kardeşim, siz madem bu kadroları görevde tutacaktınız, onlara sahip çıkacaktınız, koruyup kollayacaktınız, niçin iktidar oldunuz?

Bıraksaydınız, Refah iktidar kalsaydı. Hiç değilse bu işleri sizden daha iyi becerirdi.

Tüm adliyelerden, yargıç ve savcılardan telefonlar yağıyor:

‘‘Müfettişler bizim dosyalarımızı incelerken adamına göre muamele yapıyorlar. Atatürkçü, laik yargıç ve savcıların kararlarını didik didik edip hata bulmaya çalışıyorlar... Çünkü onların bulduğu hatalar sicile geçer ve terfi olanağımız kalmaz...’’

*Ê*Ê*

Tekrar söylüyorum. Bu rapor sadece eski müsteşar Yusuf Kenan Doğan'la ilgili cinsel taciz iddialarını yansıtmıyor. Burada çok çirkin laflar var. ‘‘Mezhepçilik’’ sözcüğü ile Alevilik, isim vererek SHP, CHP eleştiriliyor.

‘‘Müsteşar yardımcılarına gelen kimseler, bir mezhep (Alevilik) mensubu olduğunu söyleyen kimselerdi...’’

‘‘SHP'li veya CHP'li olduğunu söyleyen ya da aşırı sol görüşlü oldukları konuşmalarından anlaşılan kişiler... bölgecilik anlayışında olduklarını açığa vuruyorlardı...’’

Ve bütün bu laflardan sonra tıraş faslı yeniden başlıyor:

‘‘Yusuf Kenan Doğan benimle karşılaştığı zaman gülümsemesi ve davranışlarıyla, benden bir beklenti içinde olduğunu gösteriyordu...’’

‘‘Kendisine kadın tedarik ettiğini tahmin ettiğim Müsteşarlık Tetkik Hâkimi Şükrü Kaya ve Müsteşar Sekreteri Serap Özbaş, benimle yakınlık kurmaya çalıştılar...’’

Devletin raporundaki ‘‘ciddiyeti’’ görüyor musunuz?

*Ê*Ê*

Sevgili okuyucularım, ben burada Yusuf Kenan Doğan'ın avukatlığını falan yapmıyorum. Eğer suç işlemişse, cezasını çeksin.

Ama devlet, böylesine ciddiyetten yoksun raporlar hazırlayamaz.

Raporu hazırlayan Teftiş Kurulu Başkanı Yılmaz Poyraz her gün şeriatçı medyaya demeçler veriyor ve kendini savunmaya kalkışıyor.

Yasa önünde açıkça suç işliyor.

Adalet Bakanı Oltan Sungurlu bunları görmüyor mu? Bakan olarak şu olup bitene el koyamıyor mu? Bu şahsı görevden almaya eli varmıyor mu?

Bakınız dün Meclis'te kendisine bu konuyu soran gazetecilere aynen ne diyor:

‘‘Benden önce olmuş bir olay. Beni hiç ilgilendiren tarafı yok. Hiç de karışmıyorum.’’

Sungurlu kamuoyunu yanıltmaya çalışıyor. Bu rapor kendi döneminde pişirildi, Danıştay ve Yargıtay'a ‘‘belge’’ olarak gönderildi ve oralardan iade edildi.

Bir Adalet Bakanı bu duruma düşmemeliydi.

Sahi, siz niçin iktidar oldunuz kardeşim? Niçin?













X

YAZARIN DİĞER YAZILARI