GeriSeyahat Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği!’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği!’

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği!’

Ünlü ressam Monet’in meslektaşı ve arkadaşı, izlenimcilik akımının önde gelen isimlerinden Gustave Caillebotte’un masalsı kır evi, şu sıralar eşsiz bir fotoğraf koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor: ‘Çizgilerin güzelliği!’

“Dünyanın en önemli on özel fotoğraf koleksiyonundan biri” deniyor bu koleksiyon için. Man Ray’dan Koudelka’ya fotoğraf tarihinin ve günümüzün büyük fotoğrafçılarının karelerinden oluşan koleksiyon, prestijine yakışır bir mekânda sergileniyor: Paris’e 20 km uzaklıktaki Caillebotte Evi gerek bahçesi, gerekse eve ek olarak inşa edilmiş yapılarda açılan sergilerle baş döndürücü bir mekân!

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Bazı resimleri Paris’in prestijli müzesi Orsay’da da sergilenen Gustave Caillebotte izlenimcilik akımının dev isimlerinden biri. 1860-1879 yılları arasında, o sıralar Paris’te sürmekte olan kentsel dönüşüm çalışmalarından ötürü ‘altüst’ olmuş bir şehirdir Paris. Paha biçilemeyen servetiyle baba Caillebotte bu kır evini, Paris karmaşasından uzaklaşmak amacıyla ‘yazlık ev’ olarak seçer ailesine. O sırada 12 yaşında olan oğul Gustave Caillebotte ise 80’den fazla resmini bu evde yapar. Önce hukuk okuyan, 25 yaşında Paris Güzel Sanatlar Okulu’na giren Caillebotte’un ana konuları Paris şehir manzaraları, şehir aktiviteleri ile bu ev çevresindeki doğa görüntüleri olmuş. Böylece bahçe, bostan, su kıyısı görüntüleri çıkmış ortaya.

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Aslında 1830’larda düzenlenen İngiliz usulü bahçe ile bahçedeki ev ve diğer yapıların ilk sahibi, Paris’te faaliyetini bugün de sürdüren Le Rocher de Cancale lokantasının ünlü şefi Pierre-Frederic Borrel’dir. Caillebotte ailesi 1879’da kadar yaşamış burada. Sonra birkaç kez el değiştiren, yıllarca bakımsız kalan, yirmi yıl süren restorasyonla 2017 yazında açılan ev ve bahçesi dönemin eşyalarıyla baştan sona dekore edilmiş. Böylece yemek odasından yatak odasına, bilardo salonundan müzik ve okuma odalarına birbirinden etkileyici bir ‘19. yüzyıl sonu, Fransız kır evi mobilyası sergisi’ de çıkmış ortaya. Bir müzayededen temin edilen yatak odası takımı ise Caillebotte ailesine ait, yani orijinal. Evdeki ilginç odalardan biri ise ressamın atölyesi. Caillebotte’un ve çağdaşlarının orijinal resimleri çeşitli geçici sergilerle görücüye çıkarılıyor bu alanda.

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Paris’in güneydoğusundaki Yerres şehrinde bulunan Caillebotte Evi, 11 hektarlık park-bahçesiyle de dikkat çekici. Dönemin zevki doğrultusunda çok sayıda ek yapılar inşa edilmiş bahçede. Onlardan biri Fransızların ‘portakallık’ adını verdikleri sera. Bugün bu serada çeşitli resim sergileri açılıyor, konserler düzenleniyor. Baba Caillebotte’un bin bir çeşit kuş şakımasını dinlemek için inşa ettirdiği ‘kuşhane’ de hep bahçede. İsviçre dağ evi şeklinde inşa edilen yapı ise bugün lokanta ve çay salonu olarak kullanılıyor. Bahçede bir de şapel var: Ressamın rahip kardeşi Alfred’in onuruna, baba Caillebotte tarafından yaptırılmış.

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Dünyanın en büyük 10 özel fotoğraf koleksiyonundan biri!

İşte bu masalsı mekan, şu sıralar Gilman & Gonzalez-Falla fotoğraf koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Gustave-Martial Caillebotte kardeşlerin 19. yüzyılda doğmakta olan fotoğrafa özel merakı da mekân seçiminde etkili olmuş. ‘Çizgilerin güzelliği’ başlığını taşıyan ve 2 Aralık 2018 tarihine kadar sürecek sergi, aslında bin 500 parçadan oluşan koleksiyonun 123 parçalık bölümü sadece. Sergi için seçilen parçalar ‘çizgi’ teması etrafında toplanmış. Böylece eserler, ‘Düz çizgiler’, ‘Kıvrımlar’ gibi başlıklar altında bir araya getirilmiş.

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Daha önce İsviçre’deki Lozan Elysee Müzesi’nde sergilenen koleksiyonun sahipleri Sondra Gilman ve Celso Ganzalez-Falla’nın koleksiyonunda Henri Cartier-Bresson, Robert Doisneau, Man Ray, Robert Adams, Robert Mapplethorpe gibi fotoğrafın çok büyük isimleri var. Koleksiyon, herhangi bir tema etrafında oluşturulmamış; çift fotoğraf alırken sadece zevki ve koyduğu bazı kriterler doğrultusunda seçim yapıyor. Koleksiyonuna fotoğrafın henüz bir sanat dalı olarak kabul edilmediği bir dönemde, 1970’lerde Fransız fotoğrafçı Eugene Atget’in üç fotoğrafıyla başlayan ve ilk koleksiyon sergisini New York’taki Modern Sanat Müzesi’nde (MoMA) gerçekleştiren Sondra Gilman sergi açılışında, “Ailem koleksiyonumun ilk üç fotoğrafına verdiğim parayı duyunca çok şaşırmıştı ama ben bu fotoğrafların çok değerli olacağını, adeta ‘Rembrandt resmi’satın aldığımı biliyordum” diyor gülerek. Amatör fotoğrafçı eşi Celso Gonzalez-Falla ise koleksiyoncuların sanat tarihindeki rolünün altını çiziyor: “Sanat tarihine katkısı olan sanatçıdır, koleksiyoncu değil. Koleksiyoncu koleksiyonu sayesinde belli bir sanat döneminin en iyi örneklerini saklamaya ve göstermeye yardımcı olur. Koleksiyoner ve koleksiyonları olmadan sanat tarihini anlamak, açıklamak ve gözler önüne sermek çok zordur.”

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Çiftin koleksiyonunun bir özelliği de tamamen ‘vintage’, yani dönem baskılarından oluşması. Pop art akımının babası Andy Warhol’un çok yakın arkadaşı olduğunu söyleyen, Warhol’dan ‘Gerçek bir orijinaldi” diye söz eden Gilman’ın Warhol imzalı portreleri mevcut. “Bir gün Andy’ye ‘Hayatım o kadar karmaşık ki, bazı sabahlar uyandığımda bir gün önce yaptıklarımı hatırlamıyorum’ dedim. O da ‘Bu harika bir şey! Düşünsene her gün yeniden doğuyorsun’ diye karşılık verdi. Bu yorumu Andy gibi bir orijinalden başka kim yapabilir!”

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’

Gilman ve eşi çağdaş fotoğrafçıların fotoğraflarını satın almaya devam ediyor. Giderek büyüyen ve hiçbir ticari amaç gütmeyen koleksiyon bir gün Gilman & Gonzalez-Falla Arts Foundation isimli sanat vakfına aktarılacak.

Bu arada belirtelim: Bugünlerde Paris’e gelirseniz, Caillebotte Evi’nin ek yapılarında fotoğraf sergisinin yanı sıra iki sergi daha göreceksiniz: Isabella Gherardi imzalı ‘İç bahçeler’ fotoğraf-desen sergisi ile İsviçreli ressam Robert Wehrlin’in resim sergisi.

Paris’ten Yerres’e ulaşım: Paris Gare de Lyon’dan bineceğiniz RER D treniyle 20 dakikalık yolculuktan sonra Yerres’e ulaşıyorsunuz. Gar ile Caillebotte Evi arası yürüyüşle 10 dakika. Caillebotte Evi ile geçici sergilere giriş 8 Euro (56 TL) iken, Caillebotte bahçesi bedava.

Paris yakınlarındaki masalsı ressam evinde: ‘Çizgilerin güzelliği’


Fotoğraflar: Aslı Ulusoy-Pannuti


Yorumları Göster
Yorumları Gizle