« Hürriyet.com.tr

Ateşten gömlek giyenlerin tarihi

Beşiktaş’taki İtfaiye Müzesi sizi bir zamanların İstanbul’una götürecek. Ateşin ve suyun içinde kaybolacak ve öğrendiklerinizle şaşıracaksınız.

İsmail SARI - Fotoğraf: Selim ONAT
İsmail Sarı
İsmail SarıSeyahat Yazarı

    “Büyüyünce ne olacaksın?" sorusuna küçükken hepimiz mutlaka cevap vermişizdir. Çoğumuzun cevabı da genellikle "İtfaiyeci olacağım" olmuştur. Kıyafetleri, kırmızı su kamyonları ve ateşin ortasına atılmalarıyla düşlerimizi süsleyen kahramanlarımız onlar. Beşiktaş'ta bulunan İtfaiye Müzesi, Türk İtfaiyeciliği tarihinin bilincini genç kuşaklara aktarılması açısından oldukça  önemli bir müze.

    Ateşten gömlek giyenlerin tarihi

    Çitlembik Yokuşu'nu nefes nefese tırmanırken hemen sağınızda Kılıç Ali Paşa Su Sarnıcı belirecek. Böylesi tarihi bir yerin içinde yer alıyor müze...  Eskiden Dolmabahçe ve Çırağan Sarayı su ihtiyacını buradan sağlıyormuş. Müzeye adım atarken sanki komşunuza misafirliğe gelmişsiniz gibi hissedeceksiniz. Zili çalacaksınız ve kapıyı güler yüzlü müze çalışanları açacak. Başta bu durumu biraz yadırgasam da aslında bu sıcak bir ilişkiyi de beraberinde getiriyor. Bir nevi onların evine konuk oluyorsunuz ve her soruya bıkmadan usanmadan tatlı dille cevap veriyorlar.

    Ateşten gömlek giyenlerin tarihi

    1714'DEN GÜNÜMÜZE 

    Müze tek katlı ve üç bölümden oluşuyor. En etkileyici olan bölüm 'Kont Szechenyı' bölümü... 1931 yılında itfaiye çalışanları tarafından açılan müze, 1998 yılında yeniden düzenlenerek 'Kont  Szechenyı İtfaiye Müzesi' adını almış. Kont Szechenyi, 29 Temmuz 1873 yılında meydana gelen çağın en büyük felaketlerinden olan 'vagon fabrikası' yangınında bizzat yangına katılmış ve yangın söndürme işlemini başarılı bir şekilde yönetmiş. Bu bölümde Kont'un giydiği kıyafetlerden, kullandığı aletlere kadar her şeyi göreceksiniz. Diğer bölümler oldukça renkli...

    Ateşten gömlek giyenlerin tarihi
    Müze, cumartesi  ve pazar günleri hariç 09.00- 16.00 arası açık. Giriş ücretsiz. 

    1714 yılında Davud-u Hakiki’nin ilk 'Çardaklı Tulumbası'ndan 1800'lü yıllarda kullanılan mahalle tulumbaları ve daha sonraki yıllarda kullanılan buharlı ve arabalı tulumbalarına kadar çok farklı eserler mevcut. Atlı tulumba arabası, Fransız Alman ve Osmanlı itfaiyeci elbiseleri, gaz maskeleri, amir ve er şapkaları gibi itfaiyecilikle alakalı 17'ncı ve 19'uncu yüzyıldan günümüze birçok eser burada. En ilginci ise Beyazıt yangın işaretleri ve yangın işaret sepetleri...

    Ateşten gömlek giyenlerin tarihi
    Beyazıt yangın işaret sepetleri

    1915 yılında inşa edilen yangın sepetleri İstanbul'da çıkan yangınların nerede olduklarını duyurmak için yapılmış. Eğer sepette iki kırmızı ışık yanıyorsa yangının Beyazıt ve çevresinde, iki sarı ışık yanıyorsa Beyoğlu'nda, tek yeşil ışık yanıyorsa Anadolu yakasında  yangının olduğu duyuruluyormuş. Ayrıca müzede çocuklar için özel bir bölümde hazırlanmış ve sıkılmaları mümkün değil. Özellikle erken yaş eğitim dönemi için çocuğunuzla mutlaka burayı gezmelisiniz.

    Kaynak: İsmail SARI - Fotoğraf: Selim ONAT