Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sevinelim ama şımarmayalım

KASIM ayı enflasyonu beklentilerden çok daha iyi çıktı. Beklentilerin olumsuz olmasının en önemli nedenleri döviz kurlarının artması ve elektik/doğal gaz zamlarıydı. Veriler döviz kurlarındaki artışın enflasyona beklendiği kadar olumsuz yansımadığını gösteriyor. Elektrik/doğal gaz zamlarının ise petrol ürünleri ve diğer hammadde fiyatlarındaki düşüşlerle telafi edildiği anlaşılıyor.

Kasım ayında tüketici fiyatları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0.8 arttı. Üretici fiyatları aynı dönemde yüzde 0.03 düştü. Son on iki ayda tüketici fiyatları enflasyonu yüzde 10.8 olurken, üretici fiyatları enflasyonu yüzde 12.2 olarak gerçekleşti. Gelecek yılın hedefiyle karşılaştırıldığında ve ileriye dönük riskler göz önüne alındığında, son on iki aylık enflasyon hala yüksek bir düzeyde seyrediyor.

KUR-FİYAT İLİŞKİSİNDE GECİKME

Kasım ayına yönelik enflasyon verileri sevindirici
. Verilerin sevindirici olmasının arkasındaki en önemli etkenin ekonomik durgunluk (iç talep çöküşü) olduğu anlaşılıyor. Döviz kurları (0.5 dolar + 0.5 Euro) kasım ayında ortalama yüzde 5.1, son iki ayda ise yüzde 20.4 arttığı halde, fiyat istatistiklerinde önemli bir olumsuzluk yaratmadı. İç ve dış talebin ciddi ölçülerde daralması döviz kurlarından fiyatlara olan geçişi çok sınırlandırdı. Tüketici ve üretici fiyatları endekslerinde aynı olgu yaşanıyor.

Önümüzdeki dönemde bu durum değişebilir. İç talepteki durgunluk devam etse dahi, toptancılar da, perakendeciler de döviz kurlarındaki artışı satış fiyatlarına yansıtmak zorunda kalabilirler. Dolaysıyla, iç talepteki durgunluk döviz kurlarından fiyatları geçişi bir süre için geciktirmiş olabilir. Ama, kurlardan fiyatlara geçişin bu aşamada tümden zayıfladığını, hatta yok olduğunu iddia etmek biraz zor.

Temel enflasyon dinamiklerinde kayda değer bir yumuşama olduğunu iddia etmek de zor. Para politikasının etki alanında olduğu düşünülen fiyatların ortalamalarından oluşan I endeksi kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 0.92 arttı. Ortalama enflasyonun arttığı bir dönemde, geçen yılın kasım ayında da I endeksindeki aylık artış 0.92 olmuştu. Döviz kurlarına hassas mal fiyatları ile döviz kurlarına o denli hassas olmayan mal fiyatlarındaki gelişmeler I endeksindeki ortalama fiyat gelişmelerini dengelemiş gibi görünüyor. Kurlarda istikrar sağlandığı takdirde, temel enflasyondaki iyileşme belli bir gecikme ile belirginleşebilir.

FAİZ İNDİRİMLERİ NEYİN İLACI?

Kasım ayı enflasyon verilerinin beklenenden düşük çıkmasının en önemli yanı enflasyon beklentilerini olumlu etkilemesi olacaktır
. Bu yıl sonunda enflasyonun yüzde 12’nin üzerinde olması (geçen aya kadar veriler bu yönde bir beklenti yaratıyordu) yerine yüzde 11 civarında gerçekleşme olasılığının çok yükselmesi gelecek yıla yönelik beklenti idaresini biraz daha kolaylaştıracaktır. Şimdilik sevinelim, ama şımarmayalım.

Son enflasyon verileri, derinleşme yolunda olan ekonomik durgunluk ve petrol dahil diğer hammadde fiyatlarındaki yumuşamayla birlikte kısa vadeli faizlerin indirilmesi olasılığını artırdı. Buna karşılık, küresel belirsizlikler artarak devam ediyor. Bu aşamada para politikası faizindeki indirimler, tüm dünyada olduğu gibi, bizde de ekonomik durgunluğun aşılmasına bir ilaç değil, finansal piyasalardaki portföy değişikliklerini kolaylaştıran bir araç olacaktır. Portföylerde Hazine bonolarının payının artması kaçınılmazdır.

Bu konuyu bir başka yazıda irdeleyeceğim.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI