Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Şehitler ve maaşlar!

PKK isimli terör örgütünün günümüze kadar pek çok marifetini (!) izledik. Pusu kurar, mayın döşer, yol keser, köy basar...

Fakat ilk kez bir TSK görevlisinin evini bastı. Beytüşşebap İlçesi’nde Astsubay Levent Çevik’in evi basıldı ve aile tarandı. Astsubay şehit. Küçük çocuğu yaralı, eşi kurtuldu. Astsubayın babası, oğlunun ölüm haberini alınca kalpten vefat etti.

Türkiye’de her gün şehit cenazeleri kalkıyor. Başka bir ülkede olsa "hükümet nerede" diye feryatlar yükselir. Hükümet nerede? Oracıkta, Ankara’da! Altlarında kırmızı plakalı makam otoları, yanlarında korumaları, gak deyince su, guk deyince pasta, ahkám kesmekle meşgul.

İhaleler parlak!.. Köşeyi dönen yandaşlar!.. Paralar gıcır!.. Dün otobüse binen çulsuz yandaşlar şimdi altlarında son model ciplerle tur atıyor. Devletin ve AKP’li belediyelerin ihale ve alımları, bunlara tam kadro köşe döndürüyor.

Şehit cenazelerini kim takar! Astsubayın evi basılmış, şehit edilmiş. Basarsın bir başsağlığı mesajı, olur biter.

PKK sorununu çözmesi için Ankara’daki ABD Büyükelçisi’ne dil dökersin, zavallı kukla Irak hükümetine yalvarıp yakarır, onlardan ricacı olursun.

Daha çoook beklersin! Boşverin. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir!

ÖDENİYOR MU, ÖDENMİYOR MU?

Sevgili okuyucularım, bu hükümetin bir uygulaması var. Sorduğumuz sorulara yanıt vermek işlerine geliyorsa, hemen verirler. Yoksa suskunluğa bürünürler. Geçenlerde burada sormuştum: "Başbakan’ın Cüneyd Zapsu isimli fındık tüccarı danışmanı Türkiye’nin dış siyasetini belirliyor. Bu şahıs Başbakanlık personeli değil. Devlette görevi yok. Acaba yurtdışı gezilerinde kendisine devletten harcırah veriliyor mu?"

Hemen yanıt geldi: "Verilmiyor."

Bu yanıtı burada aynen yayınladım. O gün bir büyükelçi aradı: "Emin Bey sorun bakalım, Cüneyd’e yurtdışı gezilerinde örtülü ödenekten para veriyorlar mı, vermişler mi?"

Sorsam da yanıt gelmez. Gelse bile aksini kanıtlamak mümkün değil... Çünkü örtülü ödenek parası sadece Başbakan emriyle harcanır. Trilyonlarca liralık örtülü ödenek parası harcamalarında fatura, fiş, belge, imza aranmaz.

Devletin örtülü ödenek parası Başbakan’ın sütüne, namusuna havale edilmiştir.

Örneğin, rahmetli dolandırıcı Selçuk Parsadan itiraf edip açıklamasaydı, Tansu Çiller döneminde örtülü ödenek parasının dolandırıcılara kaptırıldığını hiçbirimizin ruhu duymayacaktı.

* * *

Şimdi esas konumuza gelelim. Burada şu soruyu kaç kez açık ve net bir biçimde sordum ve yanıt istedim. Şu dakikaya kadar tık yok. Yeniden soruyorum:

"Türkiye Cumhuriyeti devleti, şu anda PKK’nın başında olan Zübeyir Aydar isimli eski DEP milletvekiline eski milletvekili maaşı ödüyor mu? Aynı olanaktan Leyla Zana, Hatip Dicle, Orhan Doğan gibi PKK’lı eski DEP milletvekilleri de yararlanıyor mu? Bu maaşlar ayda 4 milyarı buluyor mu?

Bunların bütün sağlık harcamaları da devlet tarafından karşılanıyor mu?"

Peki bu soruların muhatabı kimdir?

TBMM Başkanlığı mı? Başbakanlık mı? Maliye Bakanlığı mı? Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü mü? Kim, kim?

Dikkat ediniz, bu kurumların hiçbiri bu sorulara yanıt veremiyor. Demek ki işin içinde bir sakatlık var.

Örneğin, şu anda PKK’nın başında olan Zübeyir Aydar’a maaş ödeniyor mu? Eğer ödeniyorsa, dünyanın hangi ülkesinde böyle bir uygulama olabilir? Bir yanda şehit cenazeleri... Ve sen onları şehit edenlere maaş ödüyorsun!

Bizi yönetenler bu durumdan acaba utanıyor mu? Utanıyorlarsa, niçin mevzuatı değiştirmiyorlar?

Beş dakkada Beşiktaş yöntemiyle, kaldır elini, indir kolunu komutuyla yasa çıkaranlar, acaba bu acı gerçek karşısında niçin suspus oluyorlar?

Ancak burada bir parantez açayım. Sağlık harcamalarını devlete ödetenler arasında Zübeyir Aydar olmasa gerekir...

Çünkü o PKK’nın başında ve Kuzey Irak’ta yaşıyor.

Ancaaak, burası Türkiye!

Kuzey Irak Kürt devletindeki hastanelerde yaptığı sağlık harcamalarını belgeleyip buraya gönderiyor ve parasını alıyorsa, vallahi hiç şaşırmam!

Evet sevgili okuyucularım, bu maaş ödemeleri konusunda yanıt gelirse size aynen aktaracağım... Ve gelinceye kadar ısrarla soracağım.

Ortada böyle bir rezalet varsa, bilelim. Yoksa, yine bilelim ve içimiz rahat etsin.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI