Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Seçim öncesi esnafın durumu

SABAH yürüyüşünde, Türkiye Bakkallar ve Bayiler Federasyonu Başkanı Bendevi Palandöken’e sordum:

"Başkan, esnafın durumu nasıl?"

Aynı zamanda Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Başkan Vekili olan Palandöken:

"Hocam, ne sen sor ne de ben söyleyeyim, diye bir söz var ya... Esnafın durumu öyle"
dedikten sonra devam etti.

"Bakın, biraz ileride yeni bir MİGROS yapılıyor. İçinde bakkal, kasap, kırtasiye, terzi, oyuncakçı, çiçekçi vs. olacak. Bu ne demektir biliyor musunuz? Bu civardaki 200-250 esnafın, başta bakkallar olmak üzere işyerlerini kapatması ya da satışlarının yarıya inmesi demektir. 1995’den bu yana 600 bin olan bakkal sayısı 250 bine düştü. Esnaf zaten perişan. Gidin sorun. Hiçbiri, işimiz geçen yıldan daha iyi ya da geçen yılın aynısı diyemez."

Palandöken belli ki bu konuda çok doluydu, anlattıkça anlatıyordu...

Aynı gün TESK Başkanı Derviş Günday’a Palandöken’in açıklamalarını aktardım.

"Az bile söylemiş. Esnafın durumu yürekler acısı. Her yıl bir önceki yılı aratıyor. İşler durgun, piyasada nakit para yok. Şoförlerle ilgili haklı taleplerimizin hiç biri ilgi görmedi. Esnafın karşılıksız çıkan çekleri ve protesto olan senetlerinde yüzde 200’ü bulan artış var. Özetle esnaf ayakta zor duruyor. Esnafın sermayesi devamlı eriyor. Yetim kızlar evlenince SSK 12 maaş, Emekli sandığı 24 maaş ’evlenme yardımı’ yapıyor. Esnafın yetim kızına 1 YTL bile ödenmiyor. Emekli esnafa bağlanan Bağ-Kur aylığı, ’açlık sınırı’nın çok altında. Emekli olup çalışan esnafı cezalandıran garip bir sosyal güvenlik anlayışı ve siz daha iyi biliyorsunuz, vergilerle ilgili ciddi sorunlar var. En kısa zamanda bir ’esnaf bakanlığı’ kurulmalı ve esnafın sorunları ile yakından ilgilenip, çözümler getirilmeli" dedi.

ESNAFIN VERGİ SORUNLARI

1. Dünyada yaygın bir şekilde uygulanan "asgari geçim indirimi" esnafa uygulanmıyor. Esnaf ve sanatkára "Arkadaş, sen bedava yaşıyorsun. 1 YTL bile masrafın yok" deniliyor.

2. Esnafın gelir vergisi yüzde 15’den başlıyor ve yüzde 35’e kadar çıkıyor. Oysa koca koca şirketler, yüzde 20 oranında Kurumlar Vergisi ödüyor. Esnaf büyük holdinglerden ve diğer anonim şirketler ile limited şirketlerden daha mı fazla kazanıyor? Esnafın vergi tavanı, şirketlerin kurumlar vergisi oranının neredeyse iki katı!.

3. Yük ve yolcu taşıyan gemiler ile ticari yatlar ve hizmet gemileri, deniz ticaret odasına kayıt yaptırdıklarında, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) sıfırlanmış akaryakıt alabiliyorlar. Teknesi olan esnaf ise, deniz ticaret odasına kaydolamadığı için, "ÖTV’siz yakıt" alamıyor.

4. İstihdam üzerindeki ağır yük, esnafı da etkiliyor. Çalışanlarla "net ücret" üzerinden anlaşıldığı için, vergi ve SSK primini de esnaf üstleniyor. İşyeri kirasında da mal sahibi "net kira" istediği için, stopajı yine esnaf üstleniyor. Muhasebeci de "net ücret" üzerinden para istediği için, onun yüzde 20 stopajını da esnaf üstleniyor.

Bunların hiç biri esnafın ödediği vergiler arasında gözükmüyor. Ancak esnafın ödediği de ayrı bir gerçek.

Esnafın ödediği vergiler bunlarla bitmiyor. Akaryakıt alırken, dünyanın en yüksek vergisini ödüyor. Otomobil alırken ya da aracının yıllık vergisini öderken de aynı durum söz konusu. Cep telefonu ile konuşurken de dünyanın en yüksek vergisini ödüyor.

Aslında liste uzayıp gidiyor.

Esnafın sorunu, ülkenin sorunu. Esnafın perişan olduğu bir ortamda, başkaları mutlu olamaz...
X