Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Sahnedeki son oyun...

Oktay EKŞİ

Maşallah hepsi de özverili, hepsi de tutarlı. Keza tamamının istediği tek şey var, ‘‘hükümet derhal kurulmalı.’’

Ama iş bu ortak isteklerini gerçekleştirmeye gelince engellemenin envai yolunu bulmakta da mahirler.

Son oyunun baş aktörü Tansu Çiller...

Onun asıl derdi ‘‘Ben başbakan olmalıyım’’dı. Bunun gerçekleşmeyeceğini anlayınca, ‘‘Bana yâr olmayanı düşmanıma da (Yalım Erez'e) yâr etmem’’ demiş olmalı.

Hani şu, sevdiği kızın başkasına gönül vermesini veya başkasıyla evlenmesini hazmedemeyip onu öldüren ilkel âşıklar vardır ya... Aynen onlar gibi yaptı:

Gitti DSP Lideri Bülent Ecevit'e ‘‘Sizin başbakanlığınızda bir hükümet kurulmasını destekleriz’’ dedi.

Sonra ona bir takım gerekçeler uydurdu:

‘‘Seçimlerin 18 Nisan'da yapılmasını garanti altına almayı istiyormuş da... Demokrasiye karşı tezgâhlanan bir takım oyunları bozmaya ihtiyaç varmış da...’’

Oysa bu dediklerini Yalım Erez günlerdir ‘‘ilk taahhüdü’’ olarak ifade edip duruyor.

Erez'e hıncının şiddetini anlayın:

Gidip aralarında kan davası varmış gibi, düşman gördüğü Mesut Yılmaz'ın kapısını çalıyor. ‘‘Ecevit'i destekleme konusunda sizinle işbirliği yapalım. Meclis'te 300 kişilik bir blok oluşturalım’’ diyor.

Bu sütunu izleyenler anımsarlar:

Biz Bülent Ecevit'in bugünkü koşullarda hükümet kurmak için ‘‘en iyi tercih’’ olduğunu birkaç kere ifade ettik.

Ettik ama (bugün de Ecevit'i Erez'e tercih etmemize rağmen) kabul edelim ki o geride kaldı.

O nedenle dün Ecevit'in, Tansu Çiller'den gelen öneri üzerine gevşemesini de doğrusu yadırgadık. Hatta kendisinin sözlerini okumadan önce, ‘‘Çiller bana böyle bir öneri getirdi ama hükümeti kurma görevi şu anda Yalım Erez'e verilmiş durumda. Erez hükümeti kuramaz da Cumhurbaşkanı bu öneriniz ışığında yeni bir oluşum meydana geldiğini görür beni görevlendirirse, önerinizi dikkate alırım’’ anlamında bir şey söylemiştir demiştik. Çünkü ‘‘üç aylık başbakanlığa ihtiyacı yok’’ diye düşünmüştük.

Belki de ‘‘politikanın pratiğine aklımız ermediği için’’ boşa bastık.

Gördüğünüz gibi dün politika sahnesini Tansu Çiller'in ‘‘demokrasiyi kurtarma (!) ve seçimlerin 18 Nisan'da yapılmasını garanti altına alma (!)’’ adına ortalığı karıştırması işgal etti.

Bunun sonunda kim ne kazanacak henüz belli değil ama, Fazilet Partisi Çiller tarafından terk edildiğini öyle sanıyoruz ki bu sayede anladı.

Ehh... Aklı olan için o da bir kazançtır.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI