Saflar sıklaşıyor kararsızlar hareketleniyor

BUGÜN seçim yok, sandık ortada yok.Seçim olmadığı için şeçim şartları yok, seçime göre şekillenen bir ortak akıl yok.

O halde "Bugün seçim olsa kime oy verirdiniz?" sorusuna verilen yanıtlarla yapılan "ağırlandırılmış projeksiyonlar" neyi, ne kadar sağlıklı tahmin edebilir?

Tahmin edemez. Bu nedenle doğrusu parti liderlerinin performansını ay ay izlemek, "sandık" ortaya konunca "Bugün seçim olsa" sorusuyla kamuoyunun eğilimini belirlemek.

TNS Piar’ın 18 yaş üstü, Türkiye kır-kent temsili 2000 kişiyle her ay yaptığı "Liderlerin Form Grafiği" araştırmasının sonuçları geldi.

Haziran ayında en fazla form arttıran lider Ağar. Formu % 8,6’dan, % 14,6’ya çıkmış. 6 puanlık artışın Ağar’ın sürekli, tutarlı iletişim görünülürlüğünü yakalamasından "sağduyulu" lider algılamasını arttırmasından kaynaklandığı çok açık.

İkinci artış Mumcu’da. % 7.4’ten % 11,7’ye yükselmiş. 4.3 puanlık artış, Mesut Yılmaz’ın "siyasete döneceğim" açıklamasıyla ANAP tabanındaki hareketlenmeden de, Mumcu’nun AKP’ye yönelik "saldırı" stratejisinin tabanda karşılık bulmasından da kaynaklanıyor olabilir.

Üçüncü en fazla artışı sağlayan Baykal.. 2.4 puanlık artışın nedenini çok anlayabildiğimi söyleyemeyeceğim. Bildiğim 20 triyona çıkan yeni binanın Baykal’ın formunu bu kadar etkilemeyeceği. Olsa olsa "daha fazla dinci tehdit algılaması" sol eğilimlerinin bazılarını Baykal’a yönlendirmiş olabilir!

Dördüncü artış ise % 10.2’den 12’2’ye çıkan Bahçeli’de. Bahçeli’nin formunu tam olarak Temmuz ayı sonuçlarına bakarak değerlendirebileceğimi düşünüyorum. Eğer "PKK terörünün büyümesi" Bahçeli’de doğal form artışı yaratamıyorsa Türkiye’de gerçekten bir şeyler oluyor demektir.

Tayyip Erdoğan’ın formuna gelince. 38,4’ten 39,1’e çıkmış. 0,7 puanlık bir form artışı var. Neredeyse % 30 devalüasyona, medyanın kapsadığı yolsuzluk iddialarına rağmen Erdoğan’daki form bağışıklığı ilginç! Erdoğan "formu" her zaman AKP oyundan yüksek çıkıyor. Geçmiş AKP-Erdoğan form analizi şu anda hálá kemik % 28-30’aralığında AKP oyu olduğunu gösteriyor. Temmuz ayında "doğudan gelen şehit" haberleri yaygınlaştı. Erdoğan’ın "şehit cenazeleri fazlalaştıkça" form, AKP’nin oy kaybettiğini artık biliyoruz. Gelecek ayın sonuçları çok şeylere gebe. Haziran ayı sonuçlarından gördüğüm safların kısmen sıklaştığı, kararsızların hareketlendiği, Türkiye’nin alternatif lider arayışının hızlandığı.

Liderlerin Form Grafiği

LiderMayıs 2006Haziran 2006

Erdoğan38.439.1+ 0.7

Ağar8.6 14.6+ 6.0

Baykal12.214.6+ 2.4

Bahçeli10.212.2+ 2.0

Mumcu7.411.7+ 4.3

Taklitler aslını güçlendirir

BİR gazete, genel yayın yönetmeninden, her türlü yazarına, kafayı bana taktı. Yemiyor, içmiyor beni soluyor, beni düşünüyor, beni yaşıyor, hatta gece rüyalarında bile beni görüyor.

Diye düşünüyordum ki baktım iş öyle değil. Gazete’nin her köşesinde Hürriyet, Ertuğrul Özkök ve Hürriyet’in diğer yazarları var. O gün Hürriyet alınıyor, okunuyor, bir gün sonraki gazete Hürriyet haberlerinin ve yazarlarının eleştirisi olarak çıkıyor.

Hadi ben işim diye, özellikle de tekrara düşmemek için, her gazeteyi, her yazarı (bazıları içime daral getirse de) de satır satır okuyorum. Sıradan okurların ise bu tür "klonlama" yazı kırıntılarını okumaktan sıkıldıklarını, "ucuz" algıladıklarını bilmek için profesör olmaya gerek.

İyi kötü, kötü her iletişimcinin taklidin daha "ucuz" algılandığını, yeni bir değer yaratmadığını bilmesi lazım. Kural çok basit, taklitler aslını yaşatır,aslın pozisyonunu güçlendirir. Nerede yaşıyor ve yaşatılıyorsam taklidine sağlık!

Orman Bakanı’na sorular

2000 yılından bugüne ilk kez, izin kullanıp geçen hafta yazı yazmadım (dört gün). Antalya’dan izmir’e yaklaşık sekiz dokuz günlük bir tur yaptım. Ve iki şeye bir kez daha ikna oldum. Bir, yazı yazmadan durmam mümkün değil, iki Akdeniz kıyılarımız tanrının bize lütfettiği bir cennet.

Bu cennetin içine okuyan da bizzat fiyat rekabetine girip birbirlerini yiyen turizmcilerimiz ve sistemi yandaşlarına peşkeş çekerek "kokuşturan" siyasetçilerimiz.

Alın bir örnek. Ölüdeniz Babadağ 2004 yılından bu yana yamaç paraşütünün dünyadaki önemli merkezlerinden biri haline geldi. Bunun nedeni 2000 metrelik bir uçuş yüksekliğinin olması ve denize inişin yeni öğrenenler için güvenli bulunması.

Çevre ve Orman Bakanlığı iki sezon önce Babadağ’ın işletmesini ihaleye çıkarmış.

İhaleyi alan Sungate’in de sahibi Cengiz İnşaat.

Cengiz İnşaat işletmeyi devraldığından bu yana ne yolları islah etmiş, ne tesis yapmış, ne de ilk yardım ekibi kurmuş, ne de tuvaletleri iyileştirmiş. Her şey eski tas eski hamam, tek artırılan uçuş ücreti.

Bakanlık, Cengiz İnşaatı tesisi iyileştirmemekte serbest bıraktığı gibi "uçuş ücretini" belirlemekte de serbest bırakmış. Vatandaşın dağından bir atlamak ve uçmak 25 YTL.

Ölüdenizin turizmcileri 25 YTL fiyatın yüksek olduğunu, Avrupa’dan gelen uçuş okullarının bu nedenle artık Babadağ’ı tercih etmediklerini iddia ediyorlar. Bu iddia bana doğru geliyor. Bir öğrencinin yamaç paraşütünü öğrenmek için beş altı kere atlaması gerektiği düşünülürse "fiyat yüksekliği" Babadağ’ın turistik çekiciliğini azaltabilir.

Durum böyleyken niye Orman Bakanlığı "Turistik sendromları" düşünmeden bir ihale yaptı peki? Tesisini bile iyileştirmediyse bu ihale niye Cengiz İnşaat’a verildi? Niye Cengiz İnşaat ücret artışında serbest bırakıldı? Niye Cengiz İnşaat’in işi farklı bir taşerona vermesine göz yumuldu? Devlet ihalesi yapmak işi sadece en yüksek o parayı verene verip sonra yan gelip yatmak mıdır? Kamu kaynaklarını kiralayan kişilerin performanslarına bakmak gerekmez mi?

Türkiye’nin sorunu keşke sadece yere gömülmüş variller olsa değil mi sayın Pepe? Ya dağ zirvelerine çöreklenmiş ve güneşin parıl parıl parlattığı yer üstündeki variller!

Çekirgelik

Konuşma özgürlüğü yoksa demokrasinin "D"si bile yoktur.

(R. Marievski)
Yazarın Tüm Yazıları