Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Renkler

Serdar TURGUT

All That Jazz!

Sunun farkina vardim ki ben konser izleyemiyorum. Calan ne kadar iyi olursa olsun 15'inci dakikada ilgim kayboluyor sahnede olan bitene karsi. Dolayisiyla da Istanbul Caz Festivali katiyen bana gore degil, bunu anlamis durumdayim.

HER sey Rana'nin ‘‘Kac yildir bu sehirdeyiz bir kere bile konsere gitmedik, olacak sey mi bu’’ diye konusmasiyla basladi.

Evlilikte artik deney kazandim. Tam anlamiyla profesyonel oldum koca olarak.

Bir anlamda profesyonel futbolculara benziyor durumum. Onlar da inanmadiklari, kabul etmedikleri seyleri ‘gerekli’ oldugu icin yaparlar.

Profesyonel kocalarin profesyonel futbolculardan tek farki bizim ne yazik ki bonservisimiz yok. Boylece gelecege umutla bakmamiza da imkán yok.

Ben de iyi bir profesyonel olarak Rana bu sekilde konusur konusmaz, soyleyebilecegim cesitli karsi argumanlari soylemeyerek hemen konsere bilet almaya gittim.

* * *

Iki konsere gittikten sonra sunu tekrar anlamis durumdayim ki sahnede calan kim olursa olsun ben konserin 15'inci dakikasindan itibaren sikilmaya basliyorum.

Yani tabii ki sikilmamin mumkun olmadigi konserler var suphesiz ki.

Deneyden biliyorum ki ben bir Alice Cooper konserinde katiyen sikilamam.

Cunku o adam seyirci psikolojisini iyi biliyor.

Her normal insanin konserin 15'inci dakikasinda ilgisinin baska yerlere kaymaya baslayacagini, konserin bir anda onemini yitirmeye baslayacagini biliyor.

Bu nedenle de Alice Cooper o gittigim konserinde 15'inci dakikada seyircilerin ustune yaklasik alti metre uzunlugunda bir boga yilanini atmisti.

Gerci yilan kimseyi oldurup yutmadi ama o olaydan sonra da kimse konserde tek bir saniye bile sikilmaya cesaret edemedi.

Gozunuzun kapandigi an uzerinize sahneden ne atilacagini bilmezseniz icinizden sikilsaniz bile bunu surat ifadenizde gostermemeye azami gayret gosteriyorsunuz, bundan emin olun.

* * *

Sikilmamin katiyen mumkun olmadigi bir baska konser de Ozzie Osborne'un sahne aldigi durumlardir.

Gerci o adamin konserinde her 35 saniyede bir sahneden agac kesen elektrikli testerenin cikardigi gurultuye benzeyen bir ses gelir.

Bu Osborne'un bagirmaya baslamadan once seyirciye yumusak ses tonuyla konustugu andir.

Sonra Osborne ciddi olarak bagirmaya baslar ki o sesi bugune kadar bilim alemi tarif edecek kavrami henuz gelistiremedi.

Butun bu etkilere ragmen o konserde de bir sure sonra her sey yine tekduze gelmeye basliyor insana.

Osborne da Alice Cooper gibi isin farkinda. Yine benim izleyici olarak bulundugum bir konserde Osborne bir anda torbadan bir sey cikardi ve onu isirdi.

Kafasi kopan sey yerde cirpinmaya basladi.

Osborne kanli kafayi seyircinin ustune tukurdu.

Yerde son nefesini veren seyin kus olabilecegi tartisildi salonda bir ara.

Tabii Osborne kus gibi banal bir yaratigin kafasini isirarak koparacak kadar alcalacak adam degildi. Sonradan ogrendik ki bir yarasanin kafasini koparmis.

Simdi gel de ondan sonra konserde canin sikilsin sikiyorsa bakalim.

* * *

Tabii Istanbul'a gelen caz ustalari son derece uslu cocuklar.

Ozellikle zenci olanlari bunca yillik ozgurluk mucadelesine ragmen Amerika'da hálá daha toplumda iyi bir yer edinemeyen ve katiyen yonetici olamayacaklari bir buyuk sirkette asansor gorevlisi olarak calisan zencilere benziyorlar.

Onlar da buraya gelen ustalar gibi surekli guluyorlar, hep neseliler.

Dolayisiyla da onlarin konserlerinde ilgi cekici hicbir sey olmasina imkán yok.

Yani sahnede kimse oldurulmuyor, bu cocuklar seyirciye saldirmiyor, bagirmiyorlar, cagirmiyorlar.

Bu durumda seyircinin konsantrasyonunu sabit tutarak onlari dinlemesi de hemen hemen imkánsiz oluyor.

* * *

Her toplumda ukala tipler vardir.

Bunlarin orani yuzde 2'yi filan gecmez.

Bu tiplerin iddiasi hayattaki butun nuanslari sonuna kadar bilincli bir sekilde yasamayi basardiklaridir.

Ornegin bir sise sarap actirirsiniz.

Siz onu icersiniz.

Bu tipler ‘sarabi yasarlar’.

Siz sarap icin ya guzel ya da bir boka yaramaz dersiniz.

Onlar ise ‘Himmm, ilginc bir tanini var. Govdesi de cok kuvvetli. Damakta kalici iz birakiyor. Mese nuansi var bunu bogazda hissediyorsunuz. Tadin altyapisinda ise dut tadi nuans olarak hissediliyor’ diye konusurlar.

Bu adamlar tam anlamiyla dayaklik adamlardir.

Eger bir gun bunlardan bir tanesine muhatap olursaniz hic tereddut etmeden dovebilirsiniz onu. Hayirli bir is yapmis olursunuz.

* * *

Caz konserlerini sonuna kadar sikilmadan izleyip, cikan her notadan buyuk keyifler aldigini iddia eden tipler de bu yuzde 2'lik gruptandirlar.

Icki icilmeyen bir ortamda, acik havada, dort kisiden olusan ve ‘klasik’ olma idiasinda olan bir caz grubunun konseri 15 dakikada bittigi takdirde ancak izlenebilir.

Bir gecede uc ayri grup cikarirsaniz konser diye ve konser de uc saatten fazla surerse o zaman insanlar saat 12.15'de konseri durdurdu diye Sadettin Tantan'a dua ederler ve ‘iyi ki boyle bir icisleri bakanimiz var’ diye kendi kendilerine soylenirler.

* * *

Bence uc grup da birbirine benziyordu cunku sonucta gecenin basoyuncusu saksafondu. Yarim saat saksafon dinleyin eger yuzde 2'lik azinlik icinde degilseniz o zaman kimin ufledigine bakmadan butun sesler ayni gelmeye baslar kulaginiza.

Ben bundan sonra konsere gitmem. Gidersem de bir obua solo konserine filan giderim. Cunku obua kendi basina anarsist bir alet ve ben iki saat obua calan bir adami izlemekten de simdi size nedenini anlatamayacagim bir keyif alabilirim.

X