Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Poligon


Reşit ÇAĞLAYANGİL

Böyle soyuyorlar

PERDE ARKASI

BALİNA Operasyonu kapsamında yer alan şirketlerle ilgili evraklar incelendikçe hayali ihracatın nasıl yapıldığı bir bir ortaya çıkıyor. DGM Savcısı Cevdet Ulu'nun, ‘‘Devletten KDV iadesi almak, düşük faizli ihracat kredilerinden yararlanmak, ülke içinden ihraç kaydı ile düşük bedelle alınan eşyanın yine ülke içinde pazarlanıp ihraç edilmiş gibi göstermek, silah kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti gibi yasadışı yollardan elde edilen paranın aklanması, taahhüt kapatmak, dahilde işleme izin belgesiyle getirilen ve ülke içinde satılan malı ihraç etmiş gibi göstermek’’ amacıyla yapıldığını vurguladığı hayali ihracatın yöntemleri artık sır değil.

İşte bunlardan biri:

GÜRCAN Güngören ve kayınbiraderi Orhan Aydın Türkmen'in sahibi olduğu ‘‘Güntürk’’ şirketinin ihracatıyla ilgili inceleme yapan Gümrükler Genel Müdürlüğü Müfettişleri, Romanya Gümrüğü'nden yardım istedi. Güntürk'ün 1998 yılında Erenköy Gümrüğü'nden yaptığı ihracatta kullandığı 83081 numaralı faturasında 219 bin 480 dolar tutarında 17 bin 50 kalem tekstil ürünü satıldığı yer alıyordu.

ROMANYA'da alıcı firma görünen SC İL CRIS IMPEX SRL'nin Romanya Gümrüğü'ne ibraz ettiği aynı numaralı faturada ise 18 bin 795 Alman Markı tutarında 20 bin 710 kalem tekstil ürünü satıldığı belirtiliyordu. Yani Güntürk'in ihracata konu ettiği faturayla müşterisine verdiği fatura arasında milyarlarca lira oynuyordu. Romanya Gümrüğü gönderdiği yazısında buna dikkat çekip ihraç edilen malın gösterildiği gibi pamuk değil suni lif olduğunu belirtiyordu. Hayaliciler, bu şekilde şişirilmiş faturalarla ihraç yaptıkları tutarın kat kat üstünde KDV iadesini almış oldular.

Trafik sıkışıklığının nedeni plansızlık

KARAYOLU Trafik Güvenlik Kurulu geçtiğimiz günlerde ilk kez İzmir'de toplanmıştı. Ulaşımla ilgili karar alıp uygulamada etkili üst düzey yöneticilerin katıldığı toplantıda Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Daire Başkanlığı bildiri sundu. Bildiride Türkiye'de kişi başına düşen araç sayısı Avrupa ve hatta Afrika ülkelerinden az olmasına rağmen şehir içinde trafik sıkışıklığının fazlalığı vurgulandı.

POLİSE göre bu sıkışıklığın nedeni kent imar planı ile kent ulaşımı planının doğru hazırlanmaması, uygulanmaması, ilgili yasanın delinerek bile bile otopark sorunu yaratılması.

GERÇEKTEN de yaşadığımız trafik kesmekeşliğinde sokakları ‘‘yap-boz’’ tahtasına çeviren belediyecilerimizin, imar affıyla düzensiz kentleşmeye neden olan siyasetçilerimizin çok büyük payı var. Yıllar önce yapılması gereken karayolu-denizyolu-demiryolu taşımacılığı koordinesi daha yeni yapılıyor.

Kap-kaça önlem

İZMİR'de son günlerde yaşanan kap-kaç, hırsızlık gibi asayişe yönelik olaylar vatandaşları tedirgin ediyor. Hatta bu gerginlik ‘‘linç‘‘ girişimlerine kadar varıyor. Bunun son örneği de Karşıyaka'da yaşanmış ve bir bayanın çantasını çalmaya çalışan iki sabıkalı vatandaşlarca öldüresiye dövülmüş, polis tarafından kurtarılmışlardı. İzmir Emniyeti sokaklarda esen tedirginliğin önüne geçmek için çare arıyor. Faal olmayan şubelerdeki personel, Asayiş Şubesi emrine kaydırılıyor. Bu şekilde sokaklarda daha fazla yaya, daha fazla motorize polis bulundurma amaçlanıyor. Vatandaşı, bir yakınının, sokakta çantasının çalınması, evine hırsız girmesi daha fazla ilgilendiriyor. Bu nedenle polisin ‘‘sokağa’’ her anlamıyla hakim olması için alınan tedbirler uygulamaya konuluyor. İnşallah başarılı olunur.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI