Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Pazar gecesi Üsküdar, çapulcu arıyorum

YAĞMUR yağıyor inceden inceye.

Zaman zaman hızlanıyor. Pazar öğleden sonra ve akşam 21.00-22.30 arası.
Ellerinde Türk bayrakları, tencere, tava inanılmaz bir kalabalık sokaklarda “Tayyip istifa” diye bağırıyor. Burası ne Taksim, ne Beşiktaş, ne Ankara Kızılay Meydanı, ne İzmir Bornova.
Burası İstanbul’da Anadolu yakası, Ümraniye, Sultanbeyli, Üsküdar, Libadiye semtleri. AKP’nin oy deposu olarak anılan bölgeler.
Gezi Parkı direnişiyle başlayan iktidara başkaldırma, Türkiye’nin dört bir yanına yayılıyor. Acaba AKP’ye oy vermiş bölgelerde durum ne, bunu görmek amacıyla bir arkadaşımla saydığım semtlere gidiyorum.

‘BEN DE ÇAPULCUYUM’

Arkadaşımla buluşmaya giderken bir arabaya biniyorum. Şoför radyoyu açmış, Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını dinliyor, ara sıra başını sallıyor, “Hey Allah’ım” diyor, dinlemeyi sürdürüyor. Erdoğan “Bunu yapanlar çapulcular” dediği anda, şoför, “Abi, ben ona oy vermiştim, şimdi ben de çapulcuyum, seni bırakıp, ben de Taksim’e gideceğim, yetti be abi” diyor.
Üsküdar’dan Salacak’a giden yola geliyoruz. Yolda müthiş bir kalabalık, yine Türk bayrakları, tencere, tava ve istifa sloganları. Dikkat ediyorum, hiçbir siyasal partiye ait bir slogan ya da aidiyet belirtisi yok. Ortada tek bir polis görünmüyor, dolayısıyla ne taş, ne sopa, ne araba devirme, ne çevreye zarar verme, hiçbiri yok. Kimi çocuğunun elinden tutmuş, kimi kol kola girerek birbirine yaslanmış, orta yaşlı, çoğunluğu gençlerden oluşan bir kalabalık.
Polis müdahale etmeyince, demek ki, kimsenin burnu kanamıyor.

FARKLI İTİRAZLAR

AKP’yi destekleyen bu bölgelerde insanlara bakıyorum, hançereleri yırtılıncaya kadar bağırıyorlar. Yaklaşıyorum, “Neden bağırıyorsunuz” diye soruyorum.
Her biri ayrı bir şey söylüyor:
- “Abi, çok yolsuzluk iddiası var, yeter be abi.”
- “Abi, ben de Tayyip’e oy verdim, ama herkese bu kadar baskı yapılmaz ki be abi.”
- “Ben Tayyipçiyim abi, ama insana saygı bırakmadı be abi. Bir daha yok artık.”
- “İstanbul’da her yere AVM dikiyorlar, rant için izin veriyorlar abi.”
Gezi Parkı ile başlayan, artık Gezi Parkı ile ilgisi olmayan bir direniş. Tayyip Erdoğan hâlâ öfkesine yeniliyor, Türkiye’nin yer yerinde insanlar ayaklanmış, hâlâ “Çapulcular ve marjinal guruplar” diyor.
Pazar gecesi saat 22.30, Üsküdar-Kuzguncuk yolu, yağmur yağıyor, kalabalık bir grup Üsküdar’a doğru yürüyor. Aralarında çapulcu arıyorum, bulamıyorum.

Beşiktaş-Kadıköy vapur iskelesi

BEŞİKTAŞ’taki şoförler yemin billah, kapanmış yolu gösteriyor.Birkaç hafta önce Beşiktaş’ta deniz kıyısında Tayyip Erdoğan bir otelin açılışına katılıyor. Otelin önünde Beşiktaş-Kadıköy vapur iskelesi var. Şoförler anlatıyor:
“Abi, bu vapur iskelesini belediye kapattı, otele özel olarak verdi, bu iskeleye artık sadece otele hizmet verecek. Bizim Dolmabahçe’ye giden yolumuz da kapandı, şimdi ta Yıldız’dan dolaşıyoruz. Abi, sen ömründe hiç bir iskelenin özel bir otele verildiğini duydun mu?”
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Gezi Parkı ile ilgili, “Hata yaptık, halka sormalıydık” diyor. Sadece Gezi Parkı mı, işte, bir örnek daha vapur iskelesi, bu nasıl iş Sayın Topbaş?
Bir İstanbullu olarak yanıt bekliyorum. Vapur iskelesinin otele verilmesi doğru mu? Siz verdiyseniz, neden verdiniz, vermediyseniz, neden engel olmadınız?
Cumartesi gecesi saat 20.30. Beşiktaş’ta şoförlerle sohbet ederken, aniden biber gazı, polis copları. Orada kim varsa, herkes Bahçeşehir Üniversitesi’ne sığınıyor. Bayılanlar, ağlayanlar, biberden çok kötü etkilenenler, polis sokağın başında bekliyor, bir, bir buçuk saat dışarıyla çıkmak mümkün değil.

572 ton biber gazı

CHP
milletvekili Umut Oran bir süre önce Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’ya biber gazı ile ilgili soru yöneltiyor. Yazıcı’nın yanıtına göre:
Biber gazını devlet ithal ediyor. 2002-2012 arasında toplam 572 ton biber gazı ithal ediliyor, buna 17 milyon 569 bin dolar ödeniyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İşkenceyi Önleme Raporu’nda biber gazı ile ilgili sınırlamalar sayılıyor. AİHM’deki eski yargıcımız, CHP milletvekili Rıza Türmen’in sanıyorum bugün Cumhuriyet’te konu ile ilgili yazısı var.

X