Merhaba
Hürriyet Facebook deneyiminden yararlanmak için Facebook ile giriş yapın.

Kadınsız değişim de Devrim de olmaz

18 Temmuz 2013
    Kadınsız değişim de Devrim de olmaz

    Mısır, gündemdeki sıcak yerini koruyor. Oysa şu aralar ben, Mısır'da yapılan her konuşmanın, Mısır'la ilgili siyasi yorumun arka planında Tahrir'de tecavüze uğrayan Hollandalı gazetecinin çığlıklarından başka birşey duyamıyorum, her defasında.

    Mısır'a Kasım ve Aralık aylarında çok kısa aralıklarla gittim. İlkinde İsrail bombardımanı altındaki Gazze'ye geçmek niyetiyle…

    İkincisi ise, muhaliflere göre, Mursi'nin "ilk diktatörleşme" sinyalleri gönderdiği anayasa reformuna karşı düzenlenen protestoları izlemek amacıylaydı.



    TAHRİR'DE BİR CUMA SABAHI

    Her ikisinde de yanımda Hürriyet'ten meslektaşım, arkadaşım foto muhabiri Levent Kulu vardı. İlkinde geçiş yolumuzdu, fazla kalmayacaktık zaten.

    O yüzden çok önemsemedim tacizkar bakışları, imalı sırıtışları ve bazı yeltenmeleri…

    Oysa ikincisinde görevimiz birebir Kahire'nin, Tahrir'in kalbinden bildirmekti. Aralık ayındaki protestolar sırasında güneşli bir cuma sabahının erken saatlerinde attık Tahrir'e ilk adımımızı.

    Etraf sesssizdi. Meydanda farklı sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler çadır kurmuş, içinde insanlar bekleşiyordu.

    Her gazeteci gibi tabii ki niyetim ve amacım, oradakilerin orada bulunma nedenlerini anlamak ve bunu aktarmaktı.



    GÜNDÜZ VAKTİ TENHA MEYDAN RAHATSIZ EDİCİ HAVA

    Ancak konuştuğum, sorular yönelttiğim hemen herkesin tavırları biraz tuhaftı. Gündüz vakti ve meydan fazla kalabalık olmamasına rağmen rahatsız edici bir hava vardı.

    Röportaj yaptıklarım, konuşma sırasında yavaş yavaş aradaki mesafeyi kapatıyor ve en sonunda da kolunu omzuma dolamaya çalışıyordu.

    En rahatı, çadırlarda oturarak yapılan konuşmalardı. Ancak onda da sohbetin sonunda toplu fotoğraf çektirme faslı vardı ki, insan ne olduğunu anlamadan kendini poz vermek adı altında sarılmaya çalışan 5-10 kişilik bir grubun arasında bulabiliyordu.



    BEN KURTULDUM AMA...

    Esasen, Tahrir'in bu anlamdaki "ününü" bildiğimden hazırlıklıydım. Üstelik bu tarz zor koşullar altında çalışmaya da alışık olduğumdan her defasında sıyrılmayı ve tatsız bir olaydan kendimi korumayı başardım.

    Elbette, Levent'in durumu fark edip, beni korumak için her defasında devreye girmesinin rolü bunda büyük…

    Hatta Levent'le karı-koca taklidi yapmak zorunda kaldığımız durumlar da oldu.

    Devrimle, mücadeleyle ve değişimle adını dünya tarihine yazdırmış bir meydanın adının bugün taciz ve tecavüzle eşdeğer hale gelmesi de ayrı bir üzüntü kaynağı.

    Yalnızca Tahrir değil, Mısır'da kadına yönelik şiddet çok yaygın ve ciddi bir sorun. Sohbet ettiğim Mısırlı kadınlar da bu durumdan şikayetçi.



    30 HAZİRAN'DAN BU YANA 173 KADIN

    Ne var ki, ellerinden çok da fazla bir şey gelmiyor. Kolluk kuvvetlerine başvurduklarında ilk karşılaştıkları sorunun "Neden direnmedin" olması mücadele azmini tırpalayan nedenlerin başında geliyor.

    Tacize ve tecavüze uğrayan kadınların toplum tarafından yaftalanması, daha çok şiddete maruz kalması ve dışlanması da cabası…

    Mısır, yine önemli bir dönemeçten geçiyor. Ve ne yazık ki, kadınlara yönelik taciz ve tecavüz, tarihin sayfalarına bu kritik gelişmelerle birlikte yazılıyor.

    Kadınlara yönelik cinsel şiddetin toplum tarafından kabul edilir bir olgu olmasıyla mücadele eden Harassmap'in verilerine göre, Mursi'ye yönelik kitlesel eylemlerin başladığı 30 Haziran'dan bu yana 173 kadın Kahire sokaklarında, Tahrir Meydanı'nda ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın önünde cinsel şiddete maruz kaldı.

    Üstelik bu korkunç rakam sadece bildirimde bulunanların sayısı… Bir de bildirmeyenler var...

    Bunlar arasında belki de en çok bilineni 22 yaşındaki Hollandalı gazeteci…



    KADINLAR MEYDANA İNEMEZ OLDU

    Sonradan ortaya çıkan 20 saniyelik videoda, bir grup adamın çekiştirerek tecavüz etmeye götürdüğü bu genç kadının çığlıkları, değişim ve özgürlük için bağıranların sesini bastırıyor.

    Şu anda Mısır'da bulunan Akşam muhabiri Mahmut Gürer'in Twitter hesabından yazdığına göre, Hollanda büyükelçiliği yetkilileri genç kadının yaklaşık 20 kişinin tecavüzüne uğradığını söylüyor.

    Yine Gürer, Hollandalı kadının durumunun iyi olduğunu ancak diğer kadın gazetecilerin meydana inmeden, yüksek binalardan ancak işlerini yapabildiklerini belirtiyor.

    Esasen, meydanlardaki kadın gösterici sayısı da önemli oranda azalmış bulunuyor.

    Durum bu kadar vahim işte…

    Dahası son günlerde basının kulislerinde Türkiye'den giden bir gazetecinin Tahrir'de taciz ve hatta tecavüz girişiminden son anda kurtulduğu da konuşuluyor.



    DEĞİŞİM HER GELENİ YAKA PAÇA İNDİRMEK OLMAZ

    İnsanın onurunun bu kadar paramparça edildiği bir ortamdan devrim ya da değişim çıkar mı, bugünlerde en çok sorduğum soru…

    Mısır, kadının toplum içindeki rolü başta olmak üzere, toplum hayatında bir devrim yapmadığı sürece, ha Mübarek gitmiş ha Mursi gelmiş, ha Sisi yönetime el koymuş çok da bir farkı olmaz.

    Değişim, her gün daha fazla kadına tecavüz ederken, başka hiçbirşeyi değiştirme zahmetine girmeden başa gelen diktatörleri silahlı kuvvetlerin yardımıyla yaka paça indirmekle asla gelmez.

     

     


    Yazarın son yazıları


    # 5 Temmuz 2013 Ortadoğu'da her şey silbaştan
    #28 Haziran 2013 Onların derdi de Penguen değil,Muffin
    #21 Haziran 2013 Kolay ama yanlış yolu seçmek
    #14 Haziran 2013 O gece neler oldu?
    #7 Haziran 2013Siz ne cool'muşsunuz,be abi!
    #31 Mayıs 2013 Acil çıkışı istemeden bir daha düşünün!
    #24 Mayıs 2013 Dünya tarihini değiştirecek sütun


    YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN >>

     


     


    Her türlü hakkı saklıdır.

    Viplay - Yorumlarınızı Yazınız
    Bu haber hakkında henüz yorum yok. Yorumlarınızı Yazınız.
     ADnet  
    Reklam için
    © Copyright 2014 Hürriyet - Doğan Yayın Holding