Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oya Berberoğlu: Dua et muhalefette değilim yoksa bakanlıktan düşmüştün

Oya BERBEROĞLU

17 AĞUSTOS depreminden sonra yaraların sarılması için herkes seferber oldu. Çeşitli illerimizden hayırseverler deprem bölgesinde bağış için konut yapımına girişti.

Devlet Bakanı Mehmet Keçeciler de Konya ili adına öncülük yapıyor. Valilik, belediye, il özel idaresi, garnizon komutanlığı, şehrin zenginleri biraraya geliyor, girişim grubu oluşturuluyor. Keçeciler de dahil herkes 6'şar milyar lira veriyor. 300 kişiden toplanıyor.

Adapazarı'nda 300 konutluk Konya Mahallesi kurmaya bir ilköğretim okulu ile bir de lise yapmaya girişiliyor. (Önümüzdeki 15 Aralık'ta devlete teslim edilecek.) Maliye inşaatlar için yüzde 17 KDV çıkarıyor. 6'şar milyar lira toplanan kişi ve kuruluşlardan 956'şar milyon lira daha toplanması gerekiyor. Konya Valiliği Maliye Bakanlığı'na müracaat ediyor. ‘‘Biz zaten zar zor topladık bu paraları. Devletin yapmadığını yapıyoruz, KDV alınmasın’’ deniliyor özetle. Maliye ‘‘Hayır vereceksiniz’’ diyor.

ANAP'lı Bakan Mehmet Keçeciler, ANAP'lı Maliye Bakanı Sümer Oral'a gidiyor. Maruzatını anlatıyor: ‘‘Devletin yapacağını biz yapıyoruz. Bayındırlık yapınca KDV yok, Toplu Konut yapınca KDV yok, Emlakbank yapınca yok, biz de özel idareyle yapıyoruz niçin bizden vergi kesiyorsunuz? ’’

Bakan Oral ‘‘KDV ödenecek kusura bakmayın’’ deyince Keçeciler, ‘‘Allah’tan kork. Biz yapmazsak devletin bütçesinden çıkacak. Bir KDV istisnası veya iadesi niçin yapılamaz? Dua et muhalefet milletvekili değilim. Yoksa seni bakanlıktan devirmiştim’’ diyerek gidiyor.

Anlatıldığına göre Keçeciler şimdi 6'şar milyar lira topladıkları Konyalı hemşerilerinden 1'er milyar liraya yakın daha para toplamaya çalışıyor.

Başka suç duyurusu mu dediniz

ÖZETLE ne demişti İstanbul Ticaret Odası Başkanı Mehmet Yıldırım:‘‘Sırada daha 10 banka var.’’ Ve Bankalar Kanunu’na muhalefetten hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Bankalar Birliği, ‘‘Mehmet Yıldırım, olmayan bir şeyin yorumunu yaptı, tereddüt uyandırdı’’ diyor. Peki ya Bankalar Kanunu'na göre görevini yapmayan ya da denetim sonuçlarına göre karar almayan, geciktiren Hazine, Bankalar Yeminli Murakıplar Kurulu, (görevini namusuyla yapanları kastetmiyorum) düzmece raporlar verip sonra da o bankalarda işe başlayan murakıplar, bürokratlar, bütün ilgililerin görevi ihmalleri ne olacak?

Hadi suç duyurularının devamı gelsin. Önce o sayılan kurumlar, kurullar, bürokratlar, siyasiler... ‘‘Yıldırım doğru söylüyor, susmayacağız’’ diyen işadamları. ‘‘Aslında Fon'a 16 banka alınacaktı, 5 tane alındı’’ diyen Devlet Bakanı Yüksel Yalova mesela. Bunları yazan gazeteciler...

Başka suç duyurusu mu dediniz?

Bankalar Birliği'ne soruyoruz, örneğin Yalova hakkında da hukukçularınız rapor yazıyor mu, suç duyurusu olabilir mi? Yanıt: ‘‘Yorum yok!’’ Ya diğerleri? Yanıt: ‘‘Haklısınız yasaların eşit uygulanması lazım.’’

Haa bu arada kendi bankalarını soyan, milleti dolandıran ‘ünlülerin tüymesi’ mi bekleniyor? Hakimler, savcılar biraz acele etse!

Bağış KDV'ye tabi değil

MALİYE Bakanlığı'na bu KDV konusunu sordum.

Şu bilgileri verdiler.

Deprem nedeniyle herhangi bir malın örneğin konutun veya yardım malzemesinin kamu kurumlarına bağışlanması KDV'ye tabi değil.

Ama deprem yöresinde yapılacak konut inşaatı, diğer yörelerimizde olduğu gibi inşaat için alınan mallar KDV'ye tabi.

Maliye Bakanlığı yetkilileri diyorlar ki; ‘‘Bayındırlık Bakanlığı deprem konutu ihale etti bu hakediş ödemelerinden KDV kesildi. Vatandaş da deprem konutu yapacaksa inşaat malzemesi üzerinden KDV ödüyor. İster kamu ister özel böyle. Konut yapıldı devlete bağışlandı diyelim, konut teslimleri KDV'ye tabii tutulmuyor sadece.’’

Maliye Bakanlığı'na Keçeciler'in talebi gibi iki talep gelmiş. Ama ‘‘yasa uygun olmadığı’’ için bu istem yerine getirilememiş.

Hayır işi yapılıyor. Yardımseverlerin hevesleri kırılmamalı. Kanunlar değiştirilemez değil ki ihtiyaçlara, gelişmelere göre değişir. Kuran-ı Kerim ayeti mi ki her konuda ‘‘kanun, mevzuat müsaade etmiyora’’ sığınılıyor. Hassasiyet vergi gelirleriyse gidin vergilendirilmemiş kesimlerin, vergi kaçıranların ümüğünü sıkın. Devlet harcamalarını disipline alın değil mi ama...

IMF'nin sopası

ULUSLARARASI Para Fonu (IMF) ile ekonomik istikrar programı için anlaştık. 3 yıllık programın henüz başındayız. IMF Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli de doğal olarak ülkemizi kapı komşusu yaptı.

Ankara'da, başta sanayicilerin ‘Bizim Coto’ ismini taktıkları Carlo Cottarelli'nin kısa süre önceki Türkiye ziyaretinde sarfettiği sözleri, Başbakan Bülent Ecevit ‘‘içine sindiremedi.’’ Bizim Coto'ya sert çıktı, ‘‘İç işlerimize karışma sen de kim oluyorsun’’ gibilerden. Anlaşmayı sanki onlar değil uzaylılar yaptı. Eee tabii seçmene şirin görünme, içeride yükselen tansiyonu biraz indirme çabaları. Siyaseten yani...

Bazı işadamları, bürokratlar ve iktisatçılarla konuştum. Cottarelli ne demek istiyor? İstikrar programı nereye gidiyor? Bu anlaşma bozulur mu v.s. Özeti şu:

- Cottarelli'nin söylediği şeyler, gerekenler ve gerçekler. Bizim de hükümetin de bildiği gerçekler. Yani daha sıkı bir mali politikanın gerekliliği. 2001 yılı bütçesi de bu nedenle önemli.

- 3 ay daha reformları yapmayın, askıya alın, o zaman IMF'nin daha sert tepkileri olacaktır.

- Programla ilgili üç seçenek var. Kararlılıkla sürdürmek, enflasyonun düşmesi ve istikrarlı büyüme sürecinin başlaması, siyasi istikrarın devam etmesi. İki, sanki uygulanıyormuş gibi yapılıp gerekli düzenlemelere gidilmemesi (Özelleştirmeler mesela). Üç, bu programdan vazgeçilmesi. Biz şimdi birincisiyle ikincisi arasında bir noktadayız.

- Bir çok şey de Başbakan'ın sağlığı ve Fazilet Partisi'nin kapatılıp kapatılmayacağına ilişkin gelişmelere bağlı görünüyor. Ayrıca ANAP'ın, MHP'li iki bakan (Bayındırlık ve Ulaştırma) hakkında gensoru hazırlığı içinde olduğunu da duyuyoruz. IMF ile anlaşma bozulur mu? Daha önce 17 kez yapıldı ve sonuna getirilemedi. Bir çift evlenmiş acaba bebeğimiz kime benzer diye soruluyor. Babanızı, dedenizi bir görelim...Programı uygulamaktan başka çare yok da yeni evli çift dedelerine babalarına benziyor mu, bebek kime benzeyecek, biraz daha süre lazım...

X