Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oy kullanırken yaş 18, içkide 24

KEYFİ uygulamalara açık bir yönetmelik.

Bu cümle bana ait değil. Bu cümlede adı geçen yönetmelik, tütün ve alkollü içkilerin satışını düzenleyen yönetmelik. Bu cümle, anılan yönetmeliği inceleyen hukukçulara ait.
Bir yönetmelik her türlü keyfi uygulamaya açıksa, o yönetmeliğin öngördüğü uygulamadan her şey beklemek mümkün, hiç beklenmeyen durumlar doğabilir. Bu yorum bana ait.
Geçen hafta Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu tütün ve alkollü içkilerin satışı ve sunumuna ilişkin bir yönetmelik yayınlıyor. Yönetmelik önce sessiz sedasız karşılanıyor.
Hafta sonunda alkollü içki üreten şirketlerin hukukçuları yönetmeliği inceleyince, yeni bir alkollü hayatın başladığı anlaşılıyor.
ZİHNİYET VE YASAK
İçki umurumda değil. Ama, ideolojik yaklaşım nedeniyle içkiyi yasaklamak ya da sınırlamak isteği fazlasıyla umurumda. Çünkü, belli bir siyasal zihniyetin topluma yerleştirilmesi, bu gibi yasak ve sınırlamalarla gerçekleşiyor. Bu sınırlamalar çoğunlukla içmek ve okumak üzerinden.
Yönetmelik, dünkü Hürriyet’te Ekonomi Servisinden Demet Cengiz Bilgin’in haberiyle gün yüzüne çıkıyor. Toplantılara, yollardaki lokantalara, belediye sınırları dışında deniz kenarındaki lokantalara, yılbaşı sepetlerine, vitrinlere, ilanlara içki yasakları geliyor. Çok kapsamlı bir yasak listesi. Neredeyse, içki içme yasağı kural haline geliyor.
Yönetmelikte elbette böyle bir madde yok ama, malum dinimiz içkiyi yasaklıyor. O halde içki yasak.
SOSYAL ETKİNLİKLER
Dün haberi yazan Demet Cengiz Bilgin’le konuşuyorum. Demet, dünkü haberinde yer almayan, bana farklı bir boyutu daha aktarıyor.
Çeşitli kültür, spor ve sosyal etkinlere katılan insanlar arasında yaşı 24’ün altında bulunan varsa, o etkinliğe içki servisi yapılamayacağı gibi, o etkinliklerde sponsorluklar da yasaklanıyor.
Örneğin, İstanbul Caz Festivali, klasik müzik konseri, dünya basketbol şampiyonası kokteyli, Dünya Ekonomik Forum toplantısı, aklınıza ne geliyorsa.
Bunlara 24 yaş altında insanlar katıldığında ki, katılıyor, buralarda içki yasaklanıyor.
Seçme yaşı 18 değil mi? 18 yaşında bir insan oy kullanabiliyor, ülke kaderi üzerinde rol oynayabiliyor, ama içkiye gelince, yaş sınırı. 24.
Türkiye nereye?

Bakan Çubukçu: ‘Haber yanlış’

LİSE seçkin bir lise. Her sosyal katmana ait çocuklar okuyor. Lisede ilk bakışta, skandal denilebilecek, daha derine inildiğinde, “Türkiye’de ne oluyor” dedirtecek iddialar ortaya atılıyor.
İddiaya göre, Mersin’deki Nevit Kodallı Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müdürü garip uygulamalar peşinde. Kız ve erkek öğrencilerin birbirlerine yaklaşma yasakları (en çok 45 santim yaklaşabileceklermiş), sıraların tahtayla bölünmesi, din dersi hocalarının fazlalığı, ortak yemekhaneyi paylaşma yasağı, okula ayrı kapılardan girmeleri gibi, çağdaş bir eğitim kurumunda olmaması gereken saçmalıklar dizisi. Eğitim kurallarına aykırı bir durum.
Dün Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun danışmanını arıyorum. Danışman hanım Bakan Çubukçu’ya atfen, “Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğünün açıklaması beni tatmin etti, haber yanlış, yapacak bir şey yok” bilgisini aktarıyor.
İl Milli Eğitim Müdürlüğünün açıklamasına bakıyorum, velilerin iddialarının tamamını yalanlıyor. Ne 45 santim saçmalığı, ne din dersi hocasının fazlalığı, ne diğer söylenenler, “maddi gerçeklerle bağdaşmayan, tamamen yanlış beyan ve ifadelere dayalı” olarak niteleniyor. Çubukçu bu açıklamaya katılıyor.
İyi de, TV’lerde gördüğümüz velilerin isyanı neden? Neden o feryatlar? Veliler durup dururken mi bağırıp çağırıyor? Orada bir sorun olduğu belli, ama o sorun ne?
Çubukçu’nun yerinde olsam, Mersin Milli Eğitim Müdürlüğüne bırakmam, Ankara’dan müfettiş gönderirim.

Yargıtay sonrası Silivri

ERGENEKON 1, Ergenekon 2, Balyoz ve diğer davalarla birlikte, Silivri’de haftanın beş günü ayrı duruşma var.
Bu davalar aynı salonda yapıldığına göre, bir davaya ancak haftada bir sıra geliyor. Araya tatiller giriyor, yeni iddianameler giriyor, o iddianamelerin okunması uzun zaman alıyor. Sonuçta, bir davadan tutuklu bulunan sanıklar yeniden yargıç karşısına çıkabilmek için bir, bazen iki ay bekleyebiliyor.
Bütün bunların üstüne tutukluluk süresi ile ilgili olarak Yargıtay kararı tuz, biber ekiyor. On yıla kadar tutukluluk yorumu. Dünyanın hiç bir demokratik hukuk sisteminde böyle bir çıkmaz yok. Demokrasiden vazgeçiyorum, otoriter yönetimlerde bile böyle yasa yok.
Yargıtay kararı sonrasında Ergenekon sanık avukatları bir araya geliyor, ne yapılması gerektiği üzerinde görüş alış verişinde bulunuyor. Buna göre:
Ergenekon avukatları bu Cuma, yarından sonra, Silivri’deki mahkemeye dilekçe vermeye hazırlanıyor, Yargıtay kararına itiraz eden,Yargıtay yorumunun yanlış olduğunu belirten bir dilekçe.
Yargıtay kararı sonrasında toplumda yoğun bir tartışma başlıyor. Ancak, bu yorumun iptal istemine ilişkin hukuksal girişim, hatırladığım kadarıyla,  Silivri’de henüz yok.
Cuma günü avukatların dilekçesi bu yönde ilk girişim niteliğinde.

X