Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oturuş...

<B>HÜRRİYET'</B>in unvan kullanmayan etkin adamlarından <B>Yalçın Balcı </B>uyarmasaydı aklımıza o kadar takılır mıydı... Bilemiyoruz.

Ama pek çok kişi -haklı olarak- önceki gün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun açıkladığı ‘‘reel sektöre destek’’ paketinin içeriğiyle ilgilenirken, biz bu açıklamanın şeklini değerlendirmekten kendimizi alamadık.

Zaten ‘‘Bu nasıl şey? Televizyona baksanıza... TOBB Başkanı, hükümetin alacağı önlemleri açıklıyor? Bakanlardan dördü de ikişer ikişer yanında yer almış, onun açıklamasını dinliyor’’ diyerek dikkatimizi çeken Yalçın Balcı'nın işaret ettiği de bu tuhaf manzara idi.

TOBB nihayet yasa ile kurulmuş bir meslek örgütü. Bunun başkanı elbet saygın bir sıfat ve konum sahibidir. Ama sağ tarafına Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Maliye Bakanı Sümer Oral'ı, sol tarafına Devlet Bakanı Tunca Toskay ile Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu'yu oturtup da basın toplantısı yapacak bir konum ve sıfat sahibi değildir.

Gerçekten protokol yönünden baksanız, çok tuhaf... Çünkü ne olursa olsun böyle bir açıklama, bakanlardan biri tarafından yapılabilirdi. O sırada Sayın Hisarcıklıoğlu da ‘‘yapılan açıklamayı desteklediğini’’ göstermek üzere aynı masada yer alabilirdi.

Ama yürütme gücü olan hükümet adına açıklama yapmak, -o açıklama içeriğini uygulama yetkisine de sahip bulunmayan- TOBB Başkanı'na ait bir görev ve yetki değildi.

Denebilir ki... Ne olmuş? Önemli olan içerik değil mi?

İçerik elbet çok önemli ama şekil bazen o önemli içeriği olumsuz yönde etkileyebilir. Bakın bir örnek verelim:

Biz öteden beri bir devlet büyüğünün ziyaret ettiği resmi kurumun başındaki kişinin makam sandalyesine oturmasının yanlış olduğunu düşünürüz. Çünkü o hareket ziyaret edilenin hem kişiliğine hem de makamına saygı duyulmadığını gösterir. Ya ‘‘ben senden önemliyim’’ anlamına gelir veya ‘‘bu makam neyi temsil ediyorsa etsin, benimki daha önemlidir’’ demektir. Bu da o makam sahibinin otoritesini zayıflatan bir görüntüdür.

Sayın Ahmet Necdet Sezer'i böyle bir konumda görmedik. Ama gerek Sayın Kenan Evren'e, gerekse merhum Özal ile Sayın Demirel'e bu inceliği hiçbir zaman anlatamadık.

Bizim devlet uygulamasında, oturma düzeninin en sakat olduğu yer de, Milli Güvenlik Kurulu'dur:

Biliyorsunuz orada masanın bir tarafında sivil kanat, öteki tarafında askerler oturur. Sanki ülkenin güvenliği üzerinde serbestçe görüşme yapmak için değil de siviller-askerler görüşmesi yapmak için toplanmış gibidirler.

Daha da yanlış olan, bu uygulamanın protokole de aykırı olmasıdır. Çünkü örneğin bir taraftaki Başbakan Yardımcısı'na öte tarafta Kuvvet Komutanı denk düşmektedir. Oysa doğrusu ya hiyerarşideki konumlarına göre ve karışık olarak oturmak veya yuvarlak masa düzenine geçmektir. O zaman kimse yerini karıştırmaz...
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI