Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Ölü çocuklar

HAYAT devam ediyor.<br><br>Ne çok duymuş, ne çok söylemişizdir bu sözü.

Doğrudur.

Hayat devam eder elbet.

Her şartta.

Ama bazen utanıyor insan... Aldığı nefesten, yediği ekmekten...

Tıpkı bugünlerde olduğu gibi.

Yine yan yana dizili çocukların fotoğrafları...

Yine tabutlar...

Yine ağıtlar...

Ne kadar üzülsem az geliyor.

Daha fazla, daha fazla ağlamak istiyorum.

Elimden bir tek bu geldiği için olmalı. Elimden gelenin en fazlasını yapmak istiyorum.

Bir daha, bir daha bakıyorum fotoğraflara...

Defalarca okuyorum...

En son ne demiş babasına telefonda...

Ne yazmış askere gitmeden önce evinin duvarına...

Hepimiz bir ağızdan bağıralım istiyorum.

Belki ölü çocuklar sesimizi duyarlar...

Onların farkında olduğumuzu, bizim için değerli olduklarını hissederler belki...

Ateşin sadece düştüğü yeri değil bizi de yaktığını bilir, biraz olsun teselli bulurlar belki...

Onları "12 Mehmetçik" olarak anmak istemiyorum. İsimlerini tek tek söylemek, her biri için tek tek yanmak istiyorum.

Mehmet, Soner, Selçuk, Mustafa, Yavuz, Zekeriya, Mehmet, Samet, Vedat, Abdurrahman, Tarık, Lokman.

Siz "şehit" deyin onlara...

Ben "ölü çocuklar" diyorum.

Şehitlik, ölümü arzulanır, katlanır kılıyor çünkü...

Normalleştiriyor...

Hayır!

Hiçbir ölüm arzulanır olamaz.

Hele 20 yaşındaki çocuklarınki hiç!

Onlar benim ölü çocuklarım, siz "şehit" deyin yine. Ben teselli sözcükleri istemiyorum.

Teselli oldukça kanıksıyorum çünkü.

Sanki şehitlik birilerinin işiymiş, onlar zaten şehit olmak için doğmuşlar gibi...

Hayır, kanıksamak istemiyorum!

Bu defa, bu çocukların adını unutmak istemiyorum.

On beş gün önce kaç çocuk ölmüştü kaçınızın hatırında?

Onları sayılarla hatırlıyoruz, çoğumuzun aklındaysa sayıları bile yok.

O çocuklara haksızlık bu!

Bu defa 21 Ekim’i aklıma kazıdım ben.

Çocukların isimlerini de.

Mehmet, Soner, Selçuk, Mustafa, Yavuz, Zekeriya, Mehmet, Samet, Vedat, Abdurrahman, Tarık, Lokman.

Suçluluk duyuyorum çünkü.

Çocukları durmadan ölüme yollamaktan.

Bir şeyler yapmak istiyorum.

Ne yapabilirim?

Hiç.

Ölü çocukların ismini aklıma kazıyorum bir tek.

Onlara sevgimi yollamış olmak için.

Başka ne yapabilirim... Ne...

MIŞ-MUŞ

Çiçek, "Tezkereyi dolapta dursun diye çıkarmadık" demiş.İyi. Gidin savaşın o zaman. Ama bizde verecek çocuk kalmadı.

Laura Bush Arap kadınlarına bilinç aşılayacakmış.O bilinci kocasına aşılasa iyi olur!

Beton kentler ısıyı, nemle birleşen ısıysa insanda suç oranını artırıyormuş.- Neden çaldın oğlum?- Her taraf betondu hákim bey.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI