Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Neyse ki bizde yok(!)

Oktay EKŞİ

TBMM'den dün yüksek sayılı bir güvenoyu alan hükümetin çıkarmayı vaat ettiği yasalardan ‘‘siyasi ahlak’’la ilgili olan öncelikle ele alınırsa, sanırız siyasi yaşamımızda önemli bir adım atılmış olur.

Bize bunu, Türkiye'de cereyan eden ve ‘‘siyasi ahlak’’ yasasına ne kadar gereksinim duyduğumuzu gösteren binlerce olay değil, İngiltere'de yaşanan son bir örnek söyletiyor.

Bugünkü Hürriyet'te okuyacağınız gibi, John Major'un Başbakanlığı zamanında Muhafazakár Parti liderliğine soyunan bakanlardan Jonathan Aitken ‘‘doğru söyleyeceğine mahkeme huzurunda yemin etmesine rağmen yalan söylediği ortaya çıktığı için’’ tam 18 ay hapis cezasına mahkûm edildi...

Ve Londra'nın güneydoğusundaki Belmarsh Cezaevi'ne girdi.

Aitken'in hikáyesi ibret verici. Ama biz geniş bilgiyi haber sütunlarımızda bulacağınızı düşünerek kısaca söyleyelim:

Aitken, Suudi Arabistan'a silah satışı görüşmeleri için 1993'te gittiği Paris'teki otel faturasını Suudiler'in ödediğini yazan Guardian Gazetesi ile aynı haberi yayınlayan Granada Televizyonu hakkında ‘‘iftira ettikleri’’ iddiasıyla dava açmıştı.

Bu sırada demeçler de vermiş ve ‘‘Basına gerçeklere aykırı yayın yapmanın bedelini ödeteceğini’’ ileri sürmüştü.

Ne var ki yalanı basının değil, kendisinin söylediği ispat edildi.

Ve hapishanenin demir kapıları ardına kapatıldı.

Burada bir nokta var: Ceza Aitken'in bir ‘‘yalancı’’ olması yüzünden verilmedi. Nitekim eşine dostuna yalan söylese kimse karışmazdı. Oysa o ‘‘mahkeme huzurunda ettiği yemine rağmen yalan söyleyerek adaleti aldatmaya kalkıştığı için’’ hapse mahkûm edildi.

Dünkü London Times'ta 1976'da John Stonehose'a verilen hapis cezasından beri, bunun ilk olay olduğu yazılıydı.

Biz Stonehouse olayını anımsayamadık. İhtimal o da bir ‘‘yalan söyleme’’ bedeliydi.

Ama iyi anımsadığımız ve zaman zaman da atıfta bulunduğumuz bir John Profumo skandalı vardır:

Profumo 1962'de Savunma Bakanı idi. İlişkisi olduğu bir telekız'ın aynı zamanda Rus Deniz Ataşesi ile de yattığı ortaya atılınca Parlamento'da, ‘‘Benim o kızla ilişkim olmadı’’ dedi.

Ve... Parlamento huzurunda yalan söylediği ispat edilince, bakanlıktan düştüğü gibi hapse de mahkûm edildi. Kısaca hayatı bitti.

ABD Başkanı Bill Clinton'ın Monica Lewinsky ile ilişkisi de çok çok ailesini ilgilendirecek bir mesele idi. Ama o tuttu ‘‘Bu kadınla benim (cinsel anlamda) ilişkim olmadı’’ dedi diye başına gelmedik kalmadı. Neyse ki muhalifler Senato'da yeterli oy sağlayamadılar da postu kurtardı.

Sahi biz bunları neden yazıyoruz ki?..

Bizde yalan söyleyen politikacı siz hiç gördünüz mü?



X
YAZARIN DİĞER YAZILARI