Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Oktay Ekşi: Barış adına sorun yaratmak

Oktay EKŞİ

Kosova'da silahlar sustu ya... Bazılarına -özellikle Washington'a- göre sıra şimdi Kıbrıs'a geldi.

İyi de... Kıbrıs'ta sizi rahatsız eden ne var, diye soran yok.

Kıbrıs'ta son 25 yıldan beri kan akmıyor. Kıbrıs'ta -birini ister tanısınlar ister tanımasınlar- iki ayrı devlet var.

Dahası... Batı'nın şimdi NATO'yu kullanarak yaptığından iyisini 1974'te Türkiye Cumhuriyeti yapmış. Adaya huzur gelmiş. İki taraf sınırlarıyla, organlarıyla, her şeyiyle ayrılmış. Hatta nüfus değişimi bile anlaşarak yapılmış.

Artık ne istiyorsunuz?

Kıbrıs'ta bunlar oluncaya kadar Rum yönetimi (Makarios ile özellikle Grivas) Türkler'in soyunu kurutmak amacıyla tam 19 yıl terör kampanyası sürdürmüşler. Batı o sırada kılını kımıldatmamış.

Şimdi bunları unutup, Kıbrıs'ı eski haline getirmeye çalışıyorlar.

Geçenlerde Almanya'nın Köln Şehri'nde toplanan G-8'lerin yani ABD; İngiltere; Fransa; Almanya; İtalya; Kanada; Japonya ve Rusya'nın ‘‘Rauf Denktaş ile (Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı) Glafkos Klerides'in eylül/ekim aylarında görüşme masasına oturmaları ve bir çözüme ulaşıncaya kadar görüşmelere devam etmeleri’’ yönünde aldıkları kararın özünde işte bu istek yani ‘‘Kıbrıs Türkleri'ni azınlık statüsüne indirecek bir formül üzerinde uzlaşma sağlama’’ amacı yatıyor.

Aynı amaca uygun bir kararı da, bilindiği gibi G-8'lerin ardından BM Güvenlik Konseyi aldı. Yani akıllarınca Kıbrıs Türkleri'ni ve Türkiye'yi ‘‘çember içine’’ soktular. Türkiye ekonomik zorlukları yüzünden bunalıp bir konuda ‘‘anlayış’’ ve ‘‘uzlaşma’’ talep edince karşısına geçip ‘‘Siz de Rauf Denktaş'ı razı edin’’ diyecekler.

Ama Türkiye'yi ve Denktaş'ı bu tür tuzağa düşürmek için böyle tertiplere yıllardır kaç kere başvurdular. ‘‘Ambargo’’lar uyguladılar. Hálá da KKTC'ye uyguluyorlar. Ama bir türlü sonuç alamadılar.

Neyse ki dünya sadece G-8'lerden ve artık ABD'nin dış politika araçlarından biri haline gelmiş olan Birleşmiş Milletler'den ibaret değil. Nitekim son günlerde KKTC'yi destekleyip güçlendiren üç ayrı gelişme oldu. Önce Dünya Basın Konseyleri Birliği (WAPC) Kuzey Kıbrıs Türk Basın Konseyi'ni tam üyeliğe kabul etti. Ardından Denizli'de toplanan 7'nci Türk Cumhuriyetleri Dostluk, Kardeşlik ve Dayanışma Kurultayı'ndan, ‘‘KKTC'nin geciktirilmeden resmen tanınması, ertelenemez bir karar olarak’’ benimsendi. Derken İslam Konferansı Örgütü, Burkina Faso'da yaptığı toplantıda ‘‘Kıbrıs'taki tarafları, birbirlerinin eşit statülerini tanımaya’’ çağırdı. Yani KKTC'nin geçen yıldan beri talep ettiği ‘‘Bizi devlet olarak tanımazlarsa masaya oturmayız’’ görüşüne destek verdi.

Görüldüğü gibi ‘‘haklı’’ olan gecikse de destek buluyor.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI