O da bir terörist değil miydi?

MEHMET Ali Ağca, La Repubblica Gazetesi’nde yayınlanan mesajında, "Cezaevi yıllarımın sona ermekte olduğunu biliyordum" diyor.

Serbest kalacağını kendisi biliyordu ama Adalet Bakanımız, hükümetimiz dahil hiçbirimiz bilemedik.

Bilseydik, Türkiye’yi felakete sürükleyen o karmaşa ve terör yıllarının hesabının daha verilmemiş olduğunu anımsardık.

Savcılarımız harekete geçer, dosyalar yeniden açılırdı.

Türk basın tarihinin en önemli taşlarından biri olan Abdi İpekçi’nin kızının de yazdığı mektupta söylediği gibi, Türkiye’yi karanlık savaşların kuyusuna çeken faili meçhullerin hesabının verilmesi için, bugün hálá varlığını sürdüren terör odaklarının, Susurluk artıkları ve Şemdinli olayları ile devam eden sürecin üzerine gidilmesini isterdik.

Adalet Bakanı, dosyaya Ağca tahliye edildikten sonra değil, önceden ilgi duyar ve incelettirirdi.

***

AĞCA
’nın serbest kalacağı haberleri üzerine, Papa suikastı davasına bakan yargıçlardan Ferdinando İmposimato, Reuter ajansına Roma’da yaptığı açıklamada, "İtalyan savcıların Ağca’yı Papa suikastı ve Emanuela Orlandi’nin kaçırılması olayıyla ilgili yeniden sorgulamak isteyeceklerini düşünüyorum" dedi.

Ağca İtalya’da yeniden sorgulanabilir mi emin değilim.

Hürriyet Gazetesi Papa davasının iddianamesini okuyucularına ayrıntıları ile duyuran ilk gazeteler arasındaydı. Gazetede bir ekip kuruldu ve iddianame yayınlanır yayınlanmaz gece gündüz büyük bir hızla çalışarak Türkçeye çevrildi. O ekipte ben de vardım. Davayı ve olayları yakından izledim.

Ağca’nın gerçeğe en yakın unsurlar taşıyan ilk ifadeleri, İtalyan gizli servisi elemanlarının kendisini cezaevinde ziyaretlerinden sonra dosyadan kayboldu.

Yargı süreci çeşitli müdahaleler sonucu gölgelendi.

Ağca, 25 Kasım 1979’da Kartal Cezaevi’nden kaçırıldıktan sonra 13 Mayıs 1981’de San Pietro Meydanı’nda Papa’yı öldürmek istiyor, mahkemede ilk savunmasında tek başına hareket eden, radikal İslamcı bir paranoyak görünümü veriyor, bir yıl sonra ise Oral Çelik’in adını veriyor ve suikastte Bulgar parmağından söz ediyordu.

Bu noktadan sonra tartışmalar iki karşıt noktada yoğunlaştı. Dünya ikiye ayrıldı. Birileri olayın ardında CIA’nın bulunduğunu savunuyor, diğerleri de Ağca ile ilişkileri kesinleşen Türk mafyasının arkasında Bulgar gizli servisleri ve dolayısıyla Sovyetler Birliği’nin bulunduğunu kanıtlamaya çalışıyordu.

Ağca ise, olayları iyice karmaşıklaştıran açıklamalarını, mesihliğini ilan etmeye kadar vardırdı.

Bütün bu karmaşa bir tek şeye Avrupa ve Türkiye’de Gladyoları, derin devletleri ve onların herkesin tanıdığı aktörlerini gizlemeye yaradı.

***

MEHMET Ali Ağca
, sadece İtalya’da değil Türkiye’de de terör eylemlerine karışan, cinayet işleyen bir teröristtir. Ağca’nın, sıradan bir katil gibi cezasını çektiği söylenerek serbest bırakılması, Türkiye’nin terörizme karşı mücadelesine de ciddi bir darbedir.

Hatta, yeni afları gündeme getirecek büyük pazarlıkların sonucu olduğu iddialarını bile yeşertecek bir girişimdir bu.
Yazarın Tüm Yazıları