"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Nutkum tutuldu!

Dilim de. <br><br>Bugüne kadar gördüğüm en hızlı açıklanan seçim sonucu idi.

Gelişi gibi gidişi de JET oldu.

 

Kafam basmadı.

 

Eskiden seçim sonuçları için günler geceler birbirine girerdi. Ailecek uykusuz kalırdık.

 

Hızlanmışız...

 

Jetgiller olmuşuz. (Sosyete de “JET” olduğuna göre, artışlarda “JET”sellik gözlendiğine göre, bu “JET” tam bize göre)

 

İnsanlarımız jet hızı ile tahta sandığı açıp, zarfları jet hızı ile yırtıp, bakıp bakıp sayıp bildirdiler. Saat 21:00 gibi bir kanal %90, bir diğer kanal %67 oranında açılan/sayılan sandıklardan bahsediyordu.

 

Oysa ben çok hazırdım bütün gece kanırarak beklemeye. Sancılar çekerek ekran karşısında bir bilgi almak için ordan oraya zaplamaya.

 

Olmadı.

 

Bütün hayallerim suya düştü.

 

Eski günler mazide kaldı.

 

Sandıklar ışınlandı.

 

Seçim sonucu gece yarısı olmadan açıklandı.

 

Sindrella olamadan “Külkedisi sendromu” yaşamak bana kaldı.

 

Demek ki dedim, hakikaten biz ilerlemişiz!

 

Vay be!

 

Biz görmeyeli neler olmuş memlekette.

 

Ama nedense, benim oy verdiğim Alsancak’ ta sandıklara baktığımda içimde sabaha kadar çoook beklerim hissi vardı. Hani sanki eski usul sandık ve sayım hissi olan bir ortamdı.

 

Yapıştırdığım zarfın sandıktan çıkıp tek tek sayılması için sanki çok zamana ihtiyaç vardı.

 

Hevesim kursağımda kaldı.

 

Hem hevesim, hem hayallerim - ki hayal oldukları “dan” diye suratıma çarpıldı – hem de tanımını artık tam yapamadığım bir takım bildiklerim – öyle sandıklarım – alt üst oldu.

 

Benim hatam bu.

 

Kimsenin değil.

 

Ben hakikaten bir öğretmenimin zamanında anne-babama dediği gibi, inanılmaz bir hayal dünyasında yaşıyorum. Kendim yaratıp, kendim oynayıp, kendim alkışlıyorum.

 

Kendim anlatıp, kendim inanıyorum.

 

Duyguları şaha kalkmış bir insan evladıyım. Hem de her olay karşısında.

 

“Sezen Aksu sendromum var” dediğim bu işte. Bir notadan öbürüne gülerken ağlayarak geçebiliyorum.

 

Babam derdi: “İhtiraslı bir kadınsın, kendine yenilme dikkat et” diye.

 

Rahmetli gideli 13 yıl oldu hala haklı çıkıyor. Sinir oluyorum.

 

Anne babalar neden herşeyi önceden bilirler?

 

Ben de anneyim. Ben ne zaman o bilge duruma ereceğim?

 

Ölmem mi lazım önceden bilmiş olmak için?

 

Oooof! Of!

 

Babam bana: “Kızım akıllı bir kadın ol, arada aptal ayağına yat” da derdi.

 

Bana: “Kızım sen bu memleketin %5’ ini biliyorsun kendin gibi sanıyorsun. Yanılıyorsun, gerçekler seni beni paralar” derdi.

 

Yıllardır, babamın çınlayan kehanetlerinin yanlış olduğunu kanıtlamak için çalışmak, uğraşmak bana dert oluyor.

 

Ama nafile...

 

Ben hayattayım.

 

O değil.

 

Allah rahmet eğlesin. İleri görüşlü, çok komik ve ilginç zeki bir adamdı.

 

Hayalleri vardı.

 

Yaşarken hep haksız çıktı. Anlayanı pek olmadı.

 

Neyseki en sonunda bugün, kabul ediyorum haklı çıktı.  

 

Babacım sen haklıymışsın.

 

Ben hatalı.

 

Yonca

“Yüzleşti”

X