Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Nadasa bırakılan yoksa, şifre ne

MİLLETVEKİLİ aday listeleri açıklandığında olumlu anlam yüklenerek, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın AKP’de “budama” yaptığını savunan çok oldu.

Oysa, listelerde yapılan her seçimde olandan farklı bir şey değildi.
AKP’nin ve hükümetin çekirdek kadrosu neredeyse üçüncü çembere kadar aynen korunurken, politika belirlemede hiçbir etkinliği olmayan isimler çizilip yerlerine yenileri yazıldı.
Bu anlamda gerçek bir yenilikten söz edilemez; ancak üzerinde pek fazla durulmayan bir başka tablo ile karşılaştık listede.
Malum, Erdoğan defalarca söyledi, kendisini bağladı; parti tüzüğü gereği kendisi de dahil kimse 3 dönemden fazla milletvekili seçilemeyecek.
Gelecek seçimde, tüzük bu haliyle uygulandığında sözünü ettiğim üçüncü çembere kadar önemli isimlerin neredeyse tamamı TBMM dışı kalacak.
İşte bu nedenle Erdoğan’ın önlem olarak bazı isimleri nadasa bırakacağı belirtildi; ama listeler bunun aksini ortaya koydu.
Üzerinde durulmadığını söylediğim bu tavrın bir mesajı, şifresi olmalı.

DAVUTOĞLU ZAYIF SEÇENEK

Erdoğan’ın sözünü yutmayıp tüzüğü uyguladığını düşünürsek kendisiyle birlikte Bülent Arınç’tan Mehmet Ali Şahin’e, Cemil Çiçek’ten Nihat Ergün’e, Ali Babacan’dan Binali Yıldırım’a, Hayati Yazıcı’dan Sadullah Ergin’e, Abdülkadir Aksu’dan Haluk İpek’e kadar pek çok isim yeniden vekil olamaz.
Eski bakanlar Kürşad Tüzmen, Osman Pepe, Hilmi Güler gibi isimlerin nadas amacıyla liste dışı kaldığını söylemek de pek olası görünmüyor.
Yeniden seçilmelerine engel durum olmayan mevcut bakanlardan Zafer Çağlayan, Ertuğrul Günay ve Veysel Eroğlu’nun geleceğin AKP’sinde tepe noktalarda bulunacağını söylemek ne kadar gerçekçi olur, bilemem.
Ancak geride, 12 Haziran’da ilk kez milletvekili olacak önemli bir isim var.
O isim Konya 1. sıra adayı, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu.
Bakan olduğu günlerde yıldızı çok parlatıldığı için geleceğin lideri olarak anılan isimler arasında yer alsa da dış politikadaki gelişmeler bu tezi savunanları, en azından şu günlerde, sessizlik içine sokmuş durumda.

EN GÜÇLÜ SEÇENEK BAŞKANLIK

Liste yaparken Başbakan’a, tüzüğün bu hükmüne atıfla, “Partinin hafızası bir dönemde bu kadar kesilip atılamaz” dendiğini biliyorum.
Erdoğan bu söylenene rağmen kimseyi nadasa bırakmadıysa ilk akla gelen, tüzüğün değiştirilmesidir ki bu, çocuk oyuncağı gibi bir şey.
İkinci seçenek, yukarıda dile getirdiğim Davutoğlu olabilir veya 12 Haziran’dan sonra yıldızı parlayacak yeni bir isimle karşılaşmamızdır.
Çünkü o yeniler arasında bizim tanımadığımız, Başbakan Erdoğan’ın uzun yıllardır yol arkadaşı olan Milli Görüş kökenli çok isim var.
Bu iki olasılık da çok güçlü olmadığı için geriye başkanlık sistemi kalıyor. Erdoğan’ın kafasında yatan tek hedefin bu olduğunu düşünen AKP’lilere göre; Başbakan seçimden istediği sonucu alacağına çok inanıyor.
Listeleri de bu hesapla yapan Erdoğan, başkanlık sisteminde kabine dışarıdan atanacağı için güvendiği isimleri bu dönem nadasa bırakmaya gerek görmedi.
12 Haziran’da ‘başkanlık sistemi’ vizesi çıkmaz, tüzük de değişmezse, Cumhurbaşkanlığı seçimini 2014’e bırakıp ardından genel seçime giderek Abdullah Gül’e genel başkanlık yolunu açan bir sürpriz de hesap dışı olmaz.
X