Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Müstakbel Eftal-i Mekatip Oğlum

Osmanlıca dersleri zorunlu olacakmış.

Önümüzdeki sene oğlum okula başlayacak. Bende bir telaş... Hangi okula gideceğine karar vermek büyük bir mesele. Telaşım sadece okul seçimi olsa iyi, neyle karşılaşacağını bilmiyorum.


Ülkenin genel sorunu bu! Yakın geleceğimizi kestiremiyoruz. Bırakalım yakın geleceği, yarını kestirmek güç. Insanı delirtecek kadar sık değişen gündemden eğitim de nasibini alıyor.


Gelişmiş ülkeler diyerek cümleye girmeyi istemezdim. Gelişmiş bir ülke olmadığımız için kıyaslamak zorundayım. Yaz-boz tahtası bir eğitim sisteminde siyasetin pedagojik gündemi belirlemesi; çocuk gelişimini ve doğasını göz ardı etmek demek.


Hemen bir örnek vereyim; 72 aydan önce çocukların ilkokula başlaması duygusal, sosyal ve kas becerileri açısından uygun bir başlangıç değil. 4+4+4 ile önce 60-66 ay başlatılan daha sonra velinin insiyatifine bırakılan okula başlama yaş kararı kime göre, neye göre alındı?


72 aydan önce bir çocuk okul öncesi eğitim müfredatına uygun gelişim özellikleri gösterirken, 4+4+4 ile eğitim programlarında ay gelişimine uygun hiçbir radikal program değişikliği yapılmadı. İşte o nesil seneye ilk 4'ü bitirecek. Öğretmenler, bir neslin kaybolduğunu düşünüyor.


Tepeden inme, pilot uygulama yapılmaksızın alınan eğitim kararları herkesin elinde patlıyor. Eğitim eskiden yaz-boz tahtasıydı. Şimdi siyasi rövanşların alındığı satranç tahtasına döndü.


Osmanlıca zorunlu ders olacakmış.


Aranızda hiç Osmanlıca öğrenmeye kalkan oldu mu? Olduysa ne kadar sürede öğrendi? Kendi deneyimimi anlatayım; üniversite yıllarında bir ara Arapça ve Osmanlıca dersleri almıştım. Arapçayı öğrenmek kolay olmuştu. Neye göre Osmanlıca'ya göre... Osmanlıca zorladı, daha sonra bırakmak sorunda kalmıştım.


Bu durum şöyle demek oluyor; nur topu gibi, eğitim sistemi tarafından öğretilemeyen, ikinci bir yabancı dil daha oldu. Gözümüz aydın. On yıllardır Ingilizce öğretmeyen eğitim şuuru, bundan sonra bambaşka bir alfabeyle, kullanılmayan bir dil öğretecek.


Asıl soru şu; Osmanlıca öğrenip ne yapacaklar?


Okulda verilen araştırma ödevlerini Google'dan yapılan üstün körü arama sonuçlarını kopyalayıp yapıştıran çocuklar, çok merak ediyorum acaba, arşivlere, kütüphanelere gitmek için yollara düşecek mi? Hayal etmekte güçlük çekiyorum.


En büyük eğlenceleri tablette oyun oynamak olan bir neslin ebeveynleri Osmanlıca ödevlerini yap(a)mayan çocuklarına özel ders aldıracak belki.


Kendi dilini yanlış kullanan, Ingilizce öğrenemeyen çocukların, ailelerinin işi çok zor. Bunlardan biri de benim ve gelecek için kaygı duymaktan hiç hoşlanmıyorum.


Bir eğitim bilimci olarak, önce okula başlama yaşının 72 ay ve üstüne çekilmesi, İngilizce öğretiminin tamamen pratiğe dayandırılması, Türkçeyi mis gibi öğrettikten sonra bu işlere kalkışılması gerektiğini düşünüyorum. Düşünmenin ve söylemenin nafile olduğu ortada...

Hadi bakalım, kolay gelsin.

www.aylinanne.com

https://twitter.com/AylinAnne

X