Müslüm Baba’ya doymaya bir ömür yetmez

İçeriden bir yerden haberini aldığımızdan beri, yani yaklaşık iki yıldır, bir merak bir merak Murathan Mungan ile Müslüm Gürses’in "mucize (ve) buluşma"sı Aşk Tesadüfleri Sever’i bekliyorduk.

Nihayet Murathan Mungan’ın seçtiği, ekseri Björk’ten David Bowie’ye uluslararası yıldızların seslendirdiği ekseri yabancı şarkıların, (Halis Türk malı parçalar da var elbet! Sözü de müziği de Özgür Pamukçu’ya ait Döndür Yolumdan, enfes...) Ahmet Güntan’dan Barış Pirhasan’a, Tuna Kiremitçi’den Özgür Pamukçu’ya, Birhan Keskin’den Mehmet Teoman’a ve tabii ki Murathan Mungan’a, birçok şair ve şarkı sözü yazarının Türkçe güftelerle imza attığı Aşk Tesadüfleri Sever; nisan ayında, duyan gelmiş tadında, kıyamet kalabalık bir tanıtım gecesi eşliğinde huzura geldi málûmunuz.

O günden beri de nihayet biz de iki kelám edebilelim diye ilk klibi bekliyorum. Hadi gözüm aydın; nihayet o da oldu. Hayır yani, memlekette ekonomi ve sağlık uzmanları da dahil, albümden dem vurmayan ben kaldım; gazeteciliğimden şüphe duymaya başladım.

Tamam, illá ki Kliptoman gününü beklemek zorunda değiliz, sair günlerde de bahsedebiliriz. De... Bir Müslüm Gürses güzellemesi için, deli gönül şöyle yayla gibi bir alan istiyor; hem konu müzik ve su yolunda akıyor.

Aşk Tesadüfleri Sever, bilindiği gibi bir Murathan Mungan projesi. O gıcık çikolata reklamındaki "Ay çok konsept bişi dı mıaa?!" geyiğinden beri, hatta galiba ezelden beri konsept lafına hafiften gıcığım ama yapacak bir şey yok. Albüm, hakikaten başarılı bir konsept çalışması neticede.

NEYİ TARTIŞIYORSUNUZ?

Evvela Murathan Mungan’a, bir ömürlük saygılarımızı teslim edelim ve affını isteyelim. Kendileri, birçok alanda faal bir sanatçı olduğu için, onu şahsına ait bir başka yaylada değerlendiririz. Şimdilik Müslüm Gürses’te yoğunlaşalım.

Müslüm Baba’nın erenlere karışmış gibi halktan koptuğunu ve entellere sosyeteye karıştığı iddia ediliyor ve sınıf atladı mı atlamadı mı, atladıysa bu ona yakışmadı mı tartışılıp duruyor ya habire habire...

Ne tartışılıyor, niye tartışılıyor; hakikaten anlayabilmiş değilim.

Müzikal açıdan epeydir süredir bir "güya değişim" gerçekleşiyor neticede...

Mesele, pop şarkıcıları tarafından ünlendirilmiş şarkıları söylemekse, bunu daha önce defalarca yaptı Müslüm Baba bildiğimiz üzre: Asya’nın seslendirdiği Nilüfer şarkısı Olmadı Yar, Teoman’ın Paramparça’sı, Tarkan’ın İkimizin Yerine’si, Bülent Ortaçgil klasiği Sensiz Olmaz, Yeni Türkü’nün unutulmaz Olmasa Mektubun’u (Ki onun sözleri de şapşahane bir Murathan Mungan "şiiri"dir)...

Valla bu şarkıları seslendirmeden önce Müslüm Gürses neydiyse, bana sorarsanız, bugün de odur. Müslüm Gürses’tir. Noktadır. Müslüm Baba kulvar değiştirmez, kulvar değişir, Müslüm’leşir, Müslüm Baba olur. O şarkıya uymaz, şarkı ona uyar. O her şarkıyı kendisi gibi okur.

BU MİLENYUMDA JİLET YOK

Erkin Koray, Oran Gencebay, Müslüm Gürses gibi adamları, rock’tı arabeskti poptu, kategorize etmek kimin, ne haddine diye de sorası var deli gönlümün ayrıca. (Deli gönül pek şımarık ve kendi keyfinin kahyası, sormayın. Onu sor, bunu iste, nereye kadar?!.)

Müslüm Gürses, álemlerin en nev’i şahsına münhasır adamlarından biri elbet. 78 senesinde geçirdiği kazada, alnının kemiği kırılmış, öteki tarafa gitmiş gelmiş, şimdilerde alnının ardında platin taşıyor. Koku alma yetisini tamamen yitirmiş durumda, kulakları yüzde 50 duyuyor. Mustafa Topaloğlu’nun enteresan olduğu kadar zorlama tavırlarının çok ötesinde, doğal bir "başka dünyalı" duruşu taşıyor.

Benim de Murathan Mungan gibi bir Müslüm Gürses projesi hayalim var meselá. Bir kez daha anarsam deli gömleği giydirilesi deli gönlüm (Müslüm, güzel insan, gönül adamı ya, o yüzden coştuk herhálde ne bileyim?) ilerilerde bir tarihte, Müslüm Gürses Özdeyişleri kitabı toparlamak istiyor.

Yani ağzını her açtığında bu kadar mı ezber dağıtır, dağıtabilir bir adam. Senelerdir, jilet firmalarının sponsor olmaya çalıştığı konserlerinde kendilerini jiletleyen insanları zaptetmek için gönül teli titreten muhabbetler koymaktan helák olmuş bir adamdan söz ediyoruz. Şarkısından çok etkilenip kendisini jiletlemek istediğini söyleyen Seren Serengil’i; "Ne jileti, milenyuma girdik" diye yanıtlayan birinden söz ediyoruz. Hürriyet Pazar’a Murathan Mungan ile birlikte verdikleri röportajda Savaş’ın (Özbey) bir sorusuna karşılık; "Ben yabancılardan Frank Sinatra, Ofra Haza, bir de Nat King Cole denilen bir saygıdeğer dostumuz var, onu dinlerim" cevabını veren birinden söz ediyoruz.

ENTEL, BİR TÜR MİKROP MU?

Bir de herhálde Atatürk ve kendisinden başka hangi takımı tuttuğu bu denli merak edilmiş ve tartışılmış bir üçüncü kişi yoktur; varsa da ben bilmiyorum. O konu var... Her beyanatta ayrı bir takım...

Neyse ya, Müslüm Gürses’in kişiliğine kaptırdık mı gider, konu klibe gelmeden Kliptoman biter.

Aşk Tesadüfleri Sever albümünün klip için seçilen çıkış şarkısı, Garbage’ın James Bond soundtrack’inde seslendirdiği The World is Not Enough’a Mehmet Bilal Dede tarafından harikuláde Türkçe söz yazılan Bir Ömür Yetmez.

Klibin Müslüm Gürses’in göründüğü bölümleri ekseri rock konserlerinin verildiği Balans’ta çekilmiş. Karanlık bir karizma taşıyan Müslüm Baba "bir bar taburesi üstünde" şarkısını söylerken, tepesinde ampuller patlıyor.

Arada da bir dansözün şahane bir şekilde "attığı" göbeği... Ve bir kemancıyla, kendini parçalayan bir bateristin, çoğunluğu sıvasız, binalara, binalara, binalara bakan bir bina tepesinde enstrümanlarını çalarkenki görüntüleri... Ki bilmem Murathan Mungan etkisi midir nedir; o binaların görünüşü bana Mardin’i hatırlatıyor.

Şarkı ve Müslüm Baba’ya yakışır bir şey olmuş. Güzel çekim, gönül klibi...

Sabah’tan Zafer Akbaş’ın (Enteresan tesadüf; Gürses’in orijinal soyadı da Akbaş bildiğiniz gibi) bir haberine göre klip çekimi sırasında şöyle demiş: "Neden kızıyorlar ki, amacımız müziğimizle kitleleri birleştirmek. Sosyeteye hitap ediyorsak, ne mutlu bize."

Ve kendisini "entel" olduğu için eleştirenlere de şu cevabı vermiş: "Entel mikrop mu ki?"

Konsept şöyle dursun, bir mefhum Müslüm Gürses. Bu yanıt da yüzde yüz Müslüm Gürses işte... İnsan başka ne ister ki?
Yazarın Tüm Yazıları