Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Mumcu’nun hayali: Bush’a bilet aldıracak bir Türk oyunu

<B>DEVLET </B>Opera ve Balesi’nin haziranda sahneleyeceği yeni gösterinin provasını Kültür ve Turizm Bakanı <B>Erkan Mumcu</B> ile birlikte izledik.

Türkiye’nin en iyi opera ve bale sanatçılarının görev yaptığı oyunun yönetmeni Beyhan Murphy, müziği ise Mercan Dede imzasını taşıyacak.

Yönetmen de, sanatçılar da NATO zirvesine yetiştirmeyi hedefledikleri oyun için oldukça iddialılar.

Ancak, Mumcu’nun onlardan da iddialı olduğunu gördük.

Mumcu, oyunda rol alan sanatçıların çoğunu özellikleriyle anlatıyor.

Murphy ve asistanlarının taleplerini karşılarken de sınır tanımıyor.

Mumcu’nun, prova sonrası bir eleştirisi olup olmadığını soran Murphy’ye yanıtı da şöyle oluyor:

‘Eleştirmek benim yapabileceğim iş değil. Ama benim sizden tek bir talebim var. Bu da dünya tiyatrolarının sergilemek için sıraya gireceği, yarışacağı bir oyun yaratmanız. Türk balesi için bir prestij olsun. Bizde imkán var; ama bunu değerli kılacak olan yaratıcılıktır; o da sizde var.’

SORUN ULUSAL GELİR

Murphy’
den NATO zirvesine yoğunlaşmamalarını da isteyen Mumcu, iddiasını ‘Protokollük bir oyun yaratmayın. Öyle bir eser olsun ki, George W. Bush izlemek istesin, biletini alıp gelsin’ sözleriyle de ortaya koyuyor.

Bakan Mumcu, oyunun içerdiği yerel motiflere işaretle, opera ve baleyi Türk toplumuna sadece dünya klasikleriyle değil, kendi kültürüyle sevdirmenin daha kolay olacağını da vurguluyor.

Balenin Türk kültürüne yabancı olduğu imajının silinmesini, Türklerin de bu dili kullandığını kanıtlanmasını isteyen Mumcu, halkın sanatçıya ve sanata büyük saygı duyduğunu anlatıyor.

Mumcu’nun bu tespitine Mercan Dede’den şöyle bir destek geliyor:

‘Son iki ayda Anadolu’da 30 konser verdik. Hepsinde de salonlar doldu. Her tarafta bizimle birlikte zıplayan, dans eden insanlar gördük. Ama, ney başladığında tam bir sessizlik içinde olanlar da aynı insanlardı.’

Bunun üzerine, Türkiye’de sorunun insanlardan değil, ulusal gelirin düşüklüğünden kaynaklandığını söyleyen Mumcu, ‘Ulusal gelir 10 bin dolar olsun, o zaman görün Türk insanının ilgisini’ diyor.

KAVUN, KİRAZ FESTİVALİ

Sohbetin bu bölümünde, siyasete girmeden önce kiraz, domates, fındık, karpuz, kavun vs. festivallerini garipsediğini, bugün ise bu etkinliklere büyük saygı duyduğunu belirten Mumcu, gerekçesini de şöyle aktarıyor:

‘Kadını erkeği, genci yaşlısı yöre halkı bir araya geliyor, eğleniyor. Festival, herkesin yaratıcılığını birlikte sergilediği yegane etkinlik, ortak bir ürün oluyor. Dar olanağa rağmen sanatçıyı oraya götürüyor, destek veriyor. Sanatçı da ses için belediye hoparlörünü, sahne için belediye balkonunu kullanmaktan gocunmuyor; halkla bütünleştiği için mutlu oluyor.’

Böylesi festivallere, bakanlık olarak daha büyük destek vereceklerini söyleyen Mumcu, bu amaçla, sahne haline getirilen, ses ve ışık donanımlı 7 TIR kiraladıklarını açıklıyor.

‘Göreceksiniz TIR’lar hiç boş kalmayacak’ demeyi de ihmal etmiyor.
X