Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Model ortaklık

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan’ın ABD gezisi ile ilgili yorumlar yapıldı bitti. Daha doğrusu Türkiye’de bu geziden sonra gündem hızla değişti. Yorumlar derinleştirilemedi.

Ama Atlantik ötesinden gözlemcilerin geziyle ilgili yorumları gelmeye devam ediyor.

Ian Lesser, Amerikan dış politika yapım süreçlerinde 90’lı yılların başından beri etkili bir isim. German Marshall Fund’da Ortadoğu, Türkiye ve uluslararası güvenlik meseleleriyle ilgili çalışmalar yapıyor. 


Başbakan Erdoğan’ın ziyareti ile ilgili makalesinde, Türkiye ve ABD arasındaki ilişkilerin geleceği konusunda ilginç tahminlerde bulunuyor Lesser.

“Bundan sonra iki ülke arasındaki ilişkileri, görüş birliği sağlanamamış olan konularda tarafların alacağı pozisyonların belirleyeceğini” söylüyor.


“Her iki taraf da bazı önemli konularda görüş birliğine varıldığına ikna olmuş durumdalar. Ama özellikle İran, Filistin meselesi ve Kafkasya’nın karmaşık sorunları gibi önemli meselelerde ziyaret, algılama ve yaklaşım farklılıklarını aşmada fazla bir şey getirmedi” diyor.

YENİ TARİF

Model ortaklık, 11 Eylül’den sonra ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında Türkiye için seçtiği “model ülke”nin yerine geliştirilen bir kavram. Türkiye’nin Müslüman ülkelere model oluşturması yaklaşımı çok tartışma yaratmış ve kabul görmemişti. Onun yerine geliştirilen “model ortaklık” kavramı tuttu. Başbakan Erdoğan’ın Washington ziyareti sırasında bu kavrama sıkça atıfta bulunması da bunu gösterdi.


Lesser, kavramın anlamını, ABD için Türkiye’nin önemini “Sisteminin doğası değil, iki ülke arasındaki işbirliği yelpazesi ve bunun niteliği belirliyor” diye yorumluyor. Bu kavramın aynı zamanda “stratejik işbirliği” değil, daha esnek bir işbirliğine işaret ettiğini söylüyor.


“Model ortaklığı”, Türkiye’nin bölgesel politikalarda Washington ile işbirliği belirleyecek.


Bu ortaklık, yılbaşından itibaren Türkiye’nin dış politikada bazı taleplerle karşı karşıya gelmesiyle de sınanacak.


Yeni yılda İran ile ilgili yaptırım hazırlıklarında Türkiye’nin vereceği yanıt, Filistin meselesinde Abbas’ın desteklenmesi ve Ermenistan ile ilişkiler. Bu üç mesele, Türkiye’nin yılbaşından itibaren gündeminde olacak.

ERMENİSTAN İLE SINIRLAR

“Bu ziyarette yönetimin Türkiye’yi Ermenistan konusunda sıkıştırması sürpriz değildi” diyen Lessing, Ermenistan konusunun Washington ile Ankara arasında sürtüşmeye yol açabileceği uyarısını da yapıyor:


“Yönetim, Türkiye’ye normalleşme sürecini tamamlaması için baskı yaptı. Ama protokolün Meclis’te onaylanacağı garanti değil. Ankara protokolün uygulanmasını Nagorno Karabağ meselesine bağlama eğiliminde. Washington ise, Türkiye ile Ermenistan arasındaki sınırların açılmasının daha geniş bölgesel anlamı olacağına inandığı için bu iki meselenin ayrılmasını tercih ediyor. Protokollerin uygulanması başarılamazsa Türk-Amerikan ilişkilerinde yeni bir sürtüşme ortaya çıkabilir. ”  


Makalede PKK meselesinden hiç söz edilmiyor. Demek ki Washington Ermenistan açılımını, Kürt açılımından daha fazla önemsiyor.

Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Hem dışarıda hem içeride. Zaten ne zaman ikisi birbirinden ayrıldı ki? Bunu karamsar olduğum için değil,başlarını düşlerinde yarattıkları “harikalar diyarı”na gömen “Alice”leri uyandırmak için söylüyorum.

X