Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Maharet binaları yıkıp park yapmakta

Gezi Parkı protestoları çevreci bir yaklaşımın sosyal bir patlamaya dönüşmesinin örneğini verdi bize. İstanbul’un merkezi olarak kabul edilen Taksim Meydanı’nın uzantısı konumundaki Gezi Parkı’nı bir beton yığınına dönüştürme isteği; çevrecilerin haklı tepkisi ile karşılık görünce 20 gündür yaşadığımız süreç ortaya çıktı. Gezi Parkı, son yıllarda aşırı betonlaşmaya maruz kalan şehirlerin kurtarılma çabası içine girilen ender yerlerinden biriydi. Belki de bu nedenle tepki alışılmışın dışında bir seviyeye ulaştı. İstanbul’da birçok yeşil alan, konut ve işyeri inşaatları uğruna birbiri arkasına feda edilir konuma geldi. Özellikle yüksek rant getiren mahallelerde, insanların yaşaması için şart olan yeşil bitki örtüsünün değeri yok sayılabiliniyor. Boğazın yeşili gün ve gün azalırken, şehirlere yakın ormanlar bile, yaşam alanları olarak şekil değiştirmeye başladı. Kaldı ki dev projelere kurban vereceğimiz bitki örtüsünü tekrar yetiştirme isteğimiz olsa bile; bu süreç onlarca belkide yüzlerce senemizi alacak...

Ağaçları kesip yaratılan araziye konut veya işyeri yapmak çok zor bir uygulama değil. Fakat şehirleşmiş alanlarda binaları yıkarak, yeşil alanlara dönüştürmek neredeyse imkansız... Kaldı ki birçok şehrimizde meydan üretmek adına yapılan uygulamalarda bile betonlaşma ön sırada yer alıyor. Yenilenen yollardaki bitki örtüsü kısıtlı ve dar alanlar içine sıkıştırılıp kalınıyor...

İzmir’in merkezi sayılan Konak Meydanı son düzenleme ile büyük bir parka dönüştürülürken, meydan özelliği de korunmaya çalışıldı. Bu konuda yapılması sık sık gündeme gelen bir öneri de; kıyı şeridinde bulunan kamu binalarının yıkılarak meydanın büyütülmesi yönünde.

Konak’ta bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi binası ve Merkez Bankası başta olmak üzere, tüm kamu binalarının yeni bir yere taşınması öneriliyor. Bu taşınma ile ortaya çıkacak alanda Konak Meydanı’nın genişlemesi gerçekleşebilir...

Aslında bu taşınma Alsancak Liman arkası veya Bayraklı’da yavaş yavaş yükselen ‘Yeni Kent Merkezi’ yönünde olabilir. Konak’taki binaların kısmen kaydırılması; şehir merkezindeki trafik yoğunluğundan, İzmirlilerin alışkanlıklarına kadar birçok şeyi değiştirecektir. Ayrıca taşınan birimlerin de, hem daha modern, hem daha geniş alanlarda çalışma ortamının da yaratılması adına, geleceğe yapılan bir yatırım olarak görülmelidir.

Bu olumlu yöndeki değişim, şehrimizi daha yaşanabilinir yapma adına İzmir’in ve İzmirli’nin önündeki en büyük mücadelelerden biri olacaktır... Yeşilin betona hemen her alanda teslim olduğu günümüzde; maharet betonu yeşile dönüştürebilmekte yatıyor...


İZBAN istasyonları elek gibi

Birçok İZBAN İstasyonu maalesef yağmurda elek gibi akıyor. Kapalı alanların su yalıtımındaki sorunlar nedeniyle tren bekleyen yolcular, üstü kapalı olarak tasarlanmış alanlarda bile ancak şemsiye ile korunabiliyor. Yoğunluğun ve yağmurun azaldığı yaz aylarında, drenaj veya yalıtım sorunlarından kaynaklanan bu aksaklıkları gidermenin tam zamanı... Yetkililerin özellikle Alsancak ve Gaziemir istasyonlarına dikkat etmelerini tavsiye ederim.

X